1. "...
    "hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
    merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen "

    o kadar manalı olan mevlevî selamı, galip'in bu beytindedir. insan insanda -daha doğrusu iki kaşının arasıda; çünkü oraya bakılır- allah'ı görür ve tebcil eder. şems-mevlânâ münasebetini hiçbirşey bu selâm kadar iyi izzah edemez..." ahmet hamdi tanpınar
  2. "kendine iyi bak çünkü alemin özüsün sen" anlamına gelir.
  3. insan'ı bir problem alanı olarak ele alan bütün disiplinlerin üzerinde durması gereken bir şeyh galip dizesi olup, tasavvufun önemli dayanaklarından biridir.
  4. bu cümlenin tercümesi için leibniz'in monad tanımına bakmak faydalı olabilir:

    "her bireysel töz, bütün bir dünya ve tanrının bir aynası gibidir; ya da her biri kendi tarzında bütün kâinatı ifade etmektedir."

    (bkz: monad/#13893163)
  5. öncelikle, (bkz: hosca bak zatina kim zubde i alemsin sen/#2889601)

    tanpınar'ın da belirttiği üzere şems tebrizi-mevlana arasındaki ilişkiyi en güzel izah eden cümlelerden biridir. ahmet ümit'in son romanı bab-ı esrar 'da da şeyh galip'in bu beytinin biraz değişik versiyonunu şems tebrizi'nin ağzından duyuyoruz:

    "hepimiz aynı sebebin neticesiyiz, hepimiz aynı ışığın zerrecikleri, hepimiz aynı tanrı'nın nefesinden var olduk, suret nedir ki?" (bab-ı esrar, s.379)

    ayırca en güzel vedalaşma cümlelerinden biridir "hoşça bak zâtına", ne "kendine iyi bak" gibi sığ, ne de "bye" gibi anlamsız. derindir, anlamlıdır, bu yüzden de hastasıyız.
  6. http://www.tasavvufidusunce.com/…insani-imar-etmek/ baglantisindaki yazıda cok iyi bir gonderme yapılmıs seyh galib gazelinin bir bölümü...
    şöyle denmiş:

    "varlığın fizik ve metafizik berzahı olan insan, varlık planında ötelerin ve berilerin kendisinde ayrıştığı bir varlıktır. uluhiyyet dairesinden feyezan eden tecellilerin küllisinin kendisinde zahir olduğu tek varlık insandır. şeyh-i ekber (ks) füsûs’unda adem fassını izah ederken allah isminin mazharı olarak gösterir onu. allah dediğimiz zaman ne ifade edilmişse, insan dediğimiz zaman da aynı şey ifade edilmiş olur. yani ikisinde de ifade edilen toplayıcı hakikattir. bu ifadeler mananın küllî ifadeleri olmuş olur. yani allah, zatına mahsus bütün isim, sıfat ve fiillerine ait her ne var ise bütün bunların küllî ifadesi ise, insan da mükevvenât dediğimiz zaman ve mekana ait ne varsa onun küllî ifadesidir. bu sebeple şeyh gâlib (ks)’in meşhur gazelinde dediği gibi;

    'hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen

    merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen' "
  7. "hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
    merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen "

    kendime fazlaca haksızlık ettiğim bir anda sevdiğim biri bana söyledi bu cümleleri. ben de tamamını merak ettim:

    "ey dil ey dil niye bu rütbede pür gamsın sen
    gerçi virane isen genc-i mutalsamsın sen
    secde- ferma-yi melek zat-ı mükerremsin sen
    bildiğin gibi değil cümleden akvamsın sen
    ruhsun nefha-i cibril ile tev’emsin sen
    sırr-ı hak’sın mesel-i isi-i meryemsin sen

    hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
    merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

    merteben ayn-ı musemmadadır esma sanma
    merciin halik-i eşyadadır eşya sanma
    gördüğün emr-i muhakkakları rü’ya sanma
    başkasın kendini suretle heyula sanma
    keşf ile sabit olan ma’niyi da’va sanma
    hakkına söylenen evsafı müdara sanma

    hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
    merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

    inleyip sırrını faşeyleme ağyara sakın
    düşme bilmezlik ile varta-i inkara sakın
    değmesün ahların kakül-i dil-dara sakın
    sonra mansur gibi çıkman olur dara sakın
    arz-i acz etmeyesin yareden ol yara sakın
    bulduğun cevher-i alileri biçare sakın

    hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
    merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

    sendedir mahzen-i esrar-ı mahabbet sende
    sendedir ma’den-i envar-ı fütüvvet sende
    gizli gizli dahi vardır nice halet sende
    ma’rifet sende hüner sende hakikat sende
    nazar etsen yer ü gök duzah u cennet sende
    arş u kürsiyy ü melek sendedir elbet sende

    hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
    merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

    hayftır şah iken alemde geda olmayasın
    keder-alude-i ümmid u reca olmayasın
    vadi-i ye’se düşüp hiç ü heba olmayasın
    yanılıp reh-rev-i sahra-yı bela olmayasın
    ademe muttasıl ol ta ki cuda olmayasın
    secdeler eyle ki merdud-i huda olmayasın

    hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
    merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

    berk-i hatıf gibi bu kayd-i sivadan güzer et
    erişen har u hasa ateş-i aşkı siper et
    damenin tutmaya asar-ı alayık hazer et
    şemş veş hahiş-i munla ile azm-i sefer et
    saf kıl ayineni kabil-i aks-i suver et
    hele bir cem’-i havas eyle de galib nazar et

    hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
    merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen"

    o günden beri de kendime fazla haksızlık ettiğimde şeyh galib'in bu sözlerini hatırlayıveririm.

hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen hakkında bilgi verin