şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: burası türkiye burada içki içilmez)... ile sondan başladığımız anılar...

    yoksa dabii ki;

    (bkz: demokratik laik sosyal hukuk devleti)... nde getirilen;

    (bkz: yılbaşı sepetinde alkollü içki bulundurma yasağı)... nı islam'la ilişkilendiremeyiz...
  • ayetin öncesini sonrasını vermeyip işine geleni cımbızlayıp, ahanda islam budur diyenleri, yine islamın engin hoşgörüsü ile beraber şunu diyorum. allah ıslah etsin ne bir beddua ne bir hakaret. tövbe 5. ayeti verilmiş, allah'ın rahmetine ve hidayet'ine ermeni dileyerek, yedinci ayeti de paylaşsana. öldürme ayetleri bakara süresinde de anlatılmaktadır, o sürede ise bir "ama" vardır. sizinle savaşanlar ile diyor. bugün işidin yaptığıda budur. islam barış dinidir, sevgi dinidir, barış dinidir. bugün ki islam bu halde olması islamın değil, islamı hakkı ile yaşayamayan, dünya üzerindeki, kültürel, siyasi, ekonomik, teknolojik gelişmeşeleri takip edemeyen, biz müslümanların hatasıdır. oysaki allah cc, hep tefekkür etmemizi, varlık alemi üzerinde düşünmemizi istemekte. kuran'ı lütfen okuyun. hayatımızda okuduğunuz romanlardan biri olsun. inanmasanız bile.
  • islam hukuku ile değilde, laik rejimin hukuku ve yasaları ile hükmedilip hakkı'nda hüküm verilen kanaate varılan hak dindir.
  • günah ve yasak olduğuna inandığı tüm eylemleri ve davranışları inansın inanmasın herkese yasaklamaya kalkışan, her fırsatta da yasaklayan bir dinin hoşgörü kelimesi ile ilişkilendirilmesinin doğruluğunu tartıştıran gelişmelerdir.

    benim günaha girip girmeyeceğime karar vermeye yeltenen hiç kimse hoşgörülü filan olamaz. günaha girme özgürlüğü benimle yaradanım arasında kimsenin karışmaya haddinin olmadığı bir alandır. burnunu sokan kimse bana hoşgörü mavalı okumasın.

    günahla suçu birbirine karıştırmayın. burada kullanıldığı anlamıyla
    günah : sonuçları sadece yapana etki edecek, zarar verebilecek eylem (örnek: başkalarına zarar vermeden, rahatsız etmeden içki içmek)
    suç : sonuçları yapan dışındaki insanlara zarar verebilecek eylem (örnek: içki içip kontrolu kaybederek gürültü patırtı yapıp, kavga dövüş çıkarıp başkalarını en azından rahatsız etmek)
  • 68- kalem sûresi:
    44. (ey muhammed!) bu sözü (kur’an’ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. biz onları bilemeyecekleri
    biçimde adım adım helâka yaklaştıracağız.
    45. onlara mühlet veriyorum. şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.

    73- müzzemmil sûresi:
    10. onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.
    11. nimet içinde yüzen o yalanlayıcıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.

    89- fecr sûresi:
    17. hayır, hayır! yetime ikram etmiyorsunuz.
    18. yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
    19. haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
    20. malı da pek çok seviyorsunuz.
    21. hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
    22,23. rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman,
    işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
    24. “keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım” der.

    93- duhâ sûresi:
    9. öyleyse sakın yetimi ezme!
    10. sakın isteyeni azarlama!
    11. rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat.

    53- necm suresi:
    29. öyle ise bizim zikrimizden (kur’an’dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen
    kimselerden yüz çevir.
    30. işte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! şüphesiz senin rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. o,
    hidayete ereni de daha iyi bilir.

    80- abese sûresi:
    5. kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
    6. sen, ona yöneliyorsun.
    7. (istemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
    8,9,10. allah’a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
    11. hayır, böyle yapma! çünkü bu (kur’an) bir öğüttür.
    12. dileyen ondan öğüt alır.

    85- bürûc sûresi:
    13. şüphesiz o, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrarlar.
    14. o, çok bağışlayandır, çok sevendir.

    25- furkân sûresi:
    63. rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. cahiller onlara laf attıkları
    zaman, “selâm!” der (geçer)ler.
    72. onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile
    geçip gidenlerdir.

    28- kasas sûresi:
    55. boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, “bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. selâm
    olsun size (bizden size zarar gelmez). biz cahilleri istemeyiz” derler.

    daha çok var tabii ama isterseniz açıp okuyun : ) 4-5 farklı kişinin çevirisini okursanız daha iyi anlarsınız. örneğin kimisi hafifçe vurun diye çeviriyor başkası ayrılın diye çeviriyor. (çevirinin doğrusu ayrılın ) bir de ilk okuyacaklar iniş sırasına göre okusalar daha iyi olur. ben okudum ikna oldum hacılar. okumazsanız çok şey kaçırırsınız : )

    bu arada hoşgörü olmadığını iddia edenlere selam olsun. bizden size zarar gelmez. biz cahilleri istemeyiz. (hepsi bu)