şükela:  tümü | bugün
  • ing. ev kadini
  • (bkz: homemaker)
  • geleneksel anlamdaki yeri bağlamında erkekler için karşılığı "breadwinner" olan tabir.
  • can evrenol'un baskın'dan sonra çektiği ikinci filmi.
  • trailer'ı şuradan izlenebilir
  • gitmeyi aşırı istediğim ama bok gibi çıkmasından korktuğum film bu. hiç mi giden gören olmadı? bi fikir verecek kimse yok mu?
  • film tum hikayenin en onemli kismi diyebilecegimiz ama bir o kadar kotu basit acemice cekilmis giris sekansiyla aciliyor ve olabildigince vasat yer yer vasat altı bir 50 60 dk devam ediyor. kurgusal zaafiyetler zayif diyaloglar derinliksiz senaryo ve toplamda kötü çekilmiş bir film. can evronol ne kadar sinema klişesi varsa kullanmış, birçok filmden izler var; ama her detayin egreti durdugu vasat alti bir calismaya imza atmis. sayamayacağım kadar çok klişe kullanmış. son 15 20 dk hareketlenen atmosfer kimseyi yanıltmasın epey acemi bir kurgu ve vasat altı bir calisma.
  • şeytani tarikatın sıradan kadının hayatına sızarak kıyamet sürecini başlatacak ucube bebeği doğurtma süreci üzerine çekilen bir milyonuncu film olarak anılacak bu yapımda hiçbir senaryo ve akış bulunmamakla birlikte gariptir ki bir gram ışık bile olmadığından izleyici ne olup bittiğini anlamıyor diyeceğim ki aslında bir şey olup bittiği yok. can abimiz bir üçlü seks, bir adet surat derisi yüzme ve bir adet de sıvıyla dolu klozetten çıkıp eve girme sahnesi çekebilmek için kasmış da kasmış. filmde sırf atmosfer olsun iğrençlik olsun diye o kadar amaçsız ve anlamsız sahne var ki bir süre neyi neden izlediğimi unuttum şahsen.
    neticede acayip fantağzi bir film. ğğ sesini uzatabilirsiniz. bu garabet filmden eğlence çıkarmanın tek yolu bu olabilir.
  • can evrenol'un baskın'ın üzerine koyduğu ve kendi sinema lisanını oluşturduğunun işaretlerini verdiği filmi.

    slasher ve gore öğelerinin yoğunlukta olduğu b movielere ilgili olsam da tam olarak tutkun olduğum yada türe hakim olduğum söylenemez lakin içerisinde gore öğeler bulunan housewife'ı sıkılmadan izledim diyebilirim. görüntü yönetimi ve sanat yönetimi en az baskın kadar başarılıydı. ancak filmdeki karakterler dolayısıyla baskın filmindeki kadar bir özdeşlik kuramadım elbette. bunun yanı sıra baskın'ın en göze batan eksisi olan finale doğru hızlanan düşüşün bu filmde nispeten çözüldüğünü ve filmin seyirciye de çıkarımlar yapma imkanı sağlayan şekilde iyi bir final sekansıyla bitirildiğini düşünüyorum.

    yer yer amenabar ve aronofsky'yi hatırlatan sahnelerin olduğu güzel bir korku - gerilim denemesi olmuş. iyi de olmuş.