şükela:  tümü | bugün
  • orta karar gençlik filmi gibi başlayıp sonradan açılan film. özellikle bilinmezlik insanı germeye yetiyor. savaş varsa kimlerin savaştığı çok da önemli değil. keza anlatım ve görüntü yönetimi gayet başarılı olmuş. klasik ingiliz soğuk tonlamasından bir parça çıkmış hoş olmuş o sarılar yeşiller. zaten yönetmen bol bol belgesel çekmiş biri olarak etrafını güzel anlatmakta zorlanmadığını düşünüyorum. saoirse ronan'ın oyunculuğu ise yaşıtları arasında sivrilmeye yetiyor. ben sevdim filmi. kurgu sevenler izlemeli bence.

    edit: imla
  • saoirse ronan'ın tek başına götürdüğü film. tek kötü tarafı, sonu daha iyi işlenmeliydi. gerisinde, gayet iyi işlenmiş bir senaryo var.

    ergenlerin ergen filmi diye eleştirdiği film olmuş. zira filmi anlamak yerine sevişmeli, gömmeli sahnelere takılı kalındaysa eğer.
  • meg rosoff'un aynı isimli kitabından uyarlanan, özgün bir konusu, harika müzikleri ve oyunculukları olan kevin mcdonald filmi.
  • --- spoiler ---

    tesadüfen alıp bu akşam izlediğim ve afişiyle ilgisinin 30.dk sından sonra koptuğu film.baya romantik-şirin sahneler varken 3.dünya savaşı patlar ve işler çirkinleşir.nerde hem drama,hem romantizm varsa sevebilen bir yazar olduğum için ben filmi sevdim.fakat filmin senaryosu ilginç olmasına rağmen bazı şeyler kolay tahmin ediliyor.afişteki tatlı kız-çocuğa göre gergin sahneler mevcut.
    kızın saçları,kazakları,burnu çok çok çok güzel.
    esas çocuğumuz zaten baya baby face ve vücutlu
    gözlüklü kardeş de senaryoyu ben yazsam asla ölmezdi,kurtarırdım onu
    bu arada anneleri ne kadar sorumsuz,savaş çıkabileceğini bilerek çocukları bırakıp bırakıp gidiyor sürekli.
    --- spoiler ---

    mutlaka izlenmeli diyemem ama zaman kaybı da değil. iyi izlemeler
  • cennetten sahneler gibi başlayan film resmen hard-core post-apokaliptik dünyaya döndü. şaşkınım. çocuk oyuncuların ayrı ayrı hastası oldum ama saoirse ronan tek başına götürüyor zaten.

    p.s. buna mı takıldın diyeceksin ama kızın kakülleri o kadar uzadı dip boyasının da gelmesi gerekirdi.
  • orijinal senaryosuyla beklentiyi sürekli yükseltirken bu beklentinin altında kalan, aynı zamanda the last king of scotland'ın da yönetmenliğini yapmış olan kevin mcdonald'ın 2013 yapımı filmi.

    --- spoiler ---

    post-apokaliptik distopyalar sinameseverlerin her daim ilgisini çeker. çeteler, koas, toplu infazlar ve tecavüz gibi olmazsa olmazları vardır bu türün. her ne kadar tarafları hakkında bilgimiz olmasa da, avrupa'da çıktığını anladığımız ve britanya kırsalına kadar sıçrayarak insan avına dönüşmüş olan bir savaş, pek de alışık olduğumuz bir yakın gelecek kurgusu değil. işte tam da bu noktada, kaçan hayvanlar ve fırtınayla başlayıp, nükleer bir saldırıdan bahsedilen sahnede izleyicinin merakı en üst noktaya çıkıyor. kandahar'daki artık kanıksadığımız bir intihar bombacısından ya da kerkük'te pazar yerinde patlayan bomba yüklü bir araçtan değil, ingiltere'yi ele geçirmiş işgalcilerden bahsediyoruz!

    neresinden bakarsak bakalım, ilgi çekici bir senaryosu var filmin. yalnız işte bu noktada artan beklentiler hüsranla sonuçlanıyor. daisy'nin uyumsuz ergen tavırları aşık olmasıyla beraber değişerek, yerini ağır başlılığa ve aşık olduğu kuzenine kavuşacağı eve dönmek için edindiği şaşmaz bir motivasyona bırakırken; savaşın tarafları hakkında bilgi verilmemesi bir yana, işgalcilerin ağır ingiliz aksanlı ve sivil giyimli olmaları, daisy'nin beyninde sürekli dönen ve onun hareketlerini şekillendiren komutların kaynağı konusunda herhangi bir bilgi akışına gerek görülmemesi; daisy'nin amerika'daki babası, çocuklarınsa isviçre'de güvende olduğunu tahmin ettiğimiz annesinin savaş sonrasında bile ortaya çıkmaya tenezzül etmemeleri gibi noksanları var. hikayenin gidişatında da ilgi ve merak sürekli azalıyor zaten.

    bence filmin en elle tutulur yanı, arka planda yaşanan bir savaşı fon olarak seçmesine rağmen kanla beslenmeyi reddetmesi ve vahşet pornografisinden nemalanmamasıdır. oysa ki, fırsatı varken şiddeti gözümüze sokabilir ve izleyicinin yumuşak karnına çalışabilirdi yönetmen. "benim bu hayatta tarantino olmak gibi bir amacım yok" demiş sanki. işte bunu takdir ederim. bir de görüntü yönetmenliğini es geçmemek lazım; zira ingiliz kırsalından muhteşem manzaralar yer alıyor filmde.

    --- spoiler ---
  • türü arasında bilimkurgu ibaresi olan filmlerin olgun olup olmadığını anlamak için altına vurup tok sesi duymadan almamak gerektiğini kafaya ergen ergen vurarak öğreten vıcık gençlik filmi.
  • post-apokaliptik distopyaları seven biri olarak beni hayal kırıklığına uğratmıştır, basit bir ergen filminden fazlası değil.
  • güzel başlayıp sıkıcı devam eden bir film. savaşın neden, kimler arasında, ne politik sebeplerle çıktığına dair bir iki detaya yer verselermiş daha keyifli olabilirmiş. fakat bu haliyle tam bir ergen filmi olmuştur.

    savaş kötüdür ama aşk iyidir.
    savaşmayın sevişin.

    yine de boş vaktiniz varsa izleyin derim.
  • beğenemediğim film o kadar yüzeysel geldi ki zaten böyle bir konuyu bu kadar kısa sürede derinlemesine anlatmanın imkanı da yok herhalde.

    izledikten sonra bu film ergenler için yazılan bir aşk kitabından uyarlanmış gibi geldi baktım cidden bir kitaptan uyarlamaymış, bilmiyorum kitapta nasıl anlatıldı okumadım ama yani sanki şöyle ergenler için bir aşk hikayesi yaratalım arka fona da bi savaş koyalım ama konseptimiz her türlü aşk olsun zaten çocukların biri 15 öteki 16 yaşında. savaş olayıyla da büyükleri alırız oh herkese hitap edelim... doğal olarak her şey çok yüzeysel kalıyor ne savaşı tam alabiliyorsun ne aşkı tam alabiliyorsun. keşke savaş baz alınarak arka fonda bir aşkı anlatsaydı işte o zaman çok daha güzel bir şey çıkabilirdi ortaya ama olay aşkın arka fonu savaş olarak verilmeye kalkınca ikisini de verememişler.

    --- spoiler ---

    belki de kitapta daha net anlatılmıştır bilemiyorum ama film mesela başrol kızımızın aklından geçen düşünceleri gösteriyor ara ara kız belli ki sorunlu sıkıntılı, sanıyoruz ki olay da bi haltlara bağlanır, yok. geçmişiyle ilgili ucundan bi dokunduruluyor baba - anne olaylarına ama ordan da tam bir şey alabiliyor muyuz? ona da bi yok. peki çocukların annesi noldu? döndü mü? öldü mü, nedir yani? kızın baba nerde aralarındaki sıkıntı ne? o da yok. her şey aşka odaklı illa çocuğu bulacak onun yanına gidicek. film öyle bi film ki kesinlikle içselleştirme olamıyor hepsi ölse gıdım üzülmezdim. hatta keşke ölselerdi belki daha iyi olurdu...

    yok yani olamamış ki görüntüler cidden güzeldi ve film iyi başladı ama ilerlediği nokta kesinlikle tatmin etmiyor 5/10 o da görüntüler hatrına yani ço da üzülmesinler...

    --- spoiler ---