şükela:  tümü | bugün soru sor
  • nick hornby nin 4. romani.az evel kocami bosayacagimi soyledim..ama kocam burada diil..diye baslayan ve elden dusmemecesine 1-2 gunde bitiveren, doktor anne-issiz baba- garip 2 veletten olusan bir ingiliz ailenin 4-5 aylik bir yasam kesitini anlatir.
  • (bkz: about a boy)
  • tuhaf bir şekilde, bana about a boy'dan daha yakin olan - sonuçta bütün gün gezen çalişmayan hip bir heriftense sinirli ukala etrafa laf sokan güldüren ve ögrencilik gibi bir işi olan birisiyim, ve üstelik about a boy'daki will gibi ada olma durumum yok, tam tersine şu anda, üstelik de doktorluk okumakta olan bir kizla uzun sürmüş, kavga etmekte olduğum bir ilişkim olduğu düşünülürse, başlangiç durumlari olarak bana about a boy'dan çok daha yakin olan, fakat kendimi o kitap kadar içinde bulamadiğim kitap... gri bir kitap, about a boy çok çok daha neşeliydi...
  • ben sevdim. uzadikca yipranan kimi iliskilerdeki incir cekirdegini doldurmayan laf sokmalari, can acitmalari, laf yetistirmeleri iyi yakalamis yazar. asiri iyi olmakla can sikici olmak arasindaki sanildigindan cok daha kisa olan baglantiyi da ustaca yakalamis. diger romanlarina gore cok daha karanlik, ama yerinde ve dozunda guzel espriler okumayi kolaylastiriyor.
  • (bkz: iyi de nasil)
  • nick hornby’den etkileyici ve sürükleyici bir roman.
    iki çocuk annnesi katie carr’ın köşe yazarlığı yapan huysuz kocası günün birinde “iyi” bir insan olmaya karar verir. ilk iş olarak da sokakta yaşayan çocuklara yardım etmeye soyunur. katie’nin başı artık yeni ve iyi bir insan olan kocası ile derttedir. iki çocuklu mutlu ailenin sakin yaşamı yeni olaylara gebedir. olaylar gelişir...
  • ahmet vardar, emin çölaşan çizgisinde safi nefretten ibaret bir adamın iclal aydın duyarlılığına dönüşümünü ve bu dönüşümün aile yaşantısı üzerine etkilerini anlatan yalın roman. özellikle son sayfalarını çok iyi toparlamış hornby; kitapların ve kasetlerin insanın kendini iyi hissetmesine olan yadsınamaz katkısından söz açmış mesela ve kusursuz derecede iyi olmanın aslında ne kadar can sıkıcı olduğundan falan. tabii ki, bu iyiliğin içindeki samimiyet dozunu da sorgulamış. özgürlük mü aile mi? sorusunun içindense, birazcık karışık olmakla beraber aile galip çıkmış gibi görünüyor. yoksa hornby de "evdeki huzur mutluluk budur" mu diyor. aslında bunun cevabı okuyanın halet-i ruhiyesinde gizli; herkes kendine göre bir cevap buluyor. misal; bu satırların yazarı, belki de asker ocağından olmasından mütevellit, evdeki huzuru galip çıkartıyor ve aile diyor.

    edit: zuhal olcay'ın "ben hiç mükemmel değilim / belki de sıradan biriyim / işin aslı sevgilim / sen bana fazla iyisin" şarkısının ana fikrinin bir roman formunda vücuda gelmesi de diyebiliriz pekala bu hornby eseri için.
  • berbat bir ceviri, asla bir kadinin dikkat etmeyecegi ayrintilarin kadin agzindan yazilmis olmasi, okurken omuzlarindan tutup silkelemek hatta mumkunse kafalarini duvara vurmak dislerini kerpetenle sokmek gozbebeklerine maket bicagiyla operasyon yapmak isteyeceginiz kadar sinir bozucu karakterler ve ilginc gorunmesine ragmen sayfalar ilerledikce siradisi bi ozelligini bulamadiginiz bir konunun birleserek nick hornby faktoruyle okunabilir olarak nitelendirilebilmesi. tam bir hayalkirikligi degil ama okunmasa da olur. omrunuzun sonuna kadar bekar kalmak istemenizi saglayabilecek bir kitap. ya o degil de ceviri cidden rezaletti, 3. sinif bir amerikan aksiyon filminin scriptini okuyormus gibi hissettim kendimi.
  • onceki romanlariyla karsilastirildiginda okuru en zorlayan nick hornby romanidir; ki bence romana guzelce yedirilmis ideolojik elestiridir bunun sebebi. orta sinif ucuncu yolcu yeni isci partisinin tabanina cok damardan bir elestiri getirir yazar.*
    ceviri kurbani olmus deniyor, orijinalinden okumakta fayda var bu durumda.
  • tum zamanlarin en uyuz roman karakterinin bile bob dylan sevdigini gozumuze sokan, dylan'in genel kabul gormus bir dunya degeri oldugunu ispatlayan metin.