şükela:  tümü | bugün
  • 1963'te yayınladığı outsiders isimli eseriyle sapkın davranış ve suç sosyolojisi çalışmalarına ciddi biçimde etki etmiş ve bu alandaki çalışmaların geleceğine yön vermiş olan amerikalı sosyolog. hatta denebilir ki alanın adında zikredilen sapkın davranış ya da sapkınlık (bkz: deviance) kendisinin bu çalışmasından sonra bir çalışma alanı olarak belirmiştir literatürde. öncesinde çalışılan suçtur, suçluluktur. (bkz: delinquency)

    chicago okulu'nun ikinci kuşağından kabul edilen becker'ın da benimsediği teorik yaklaşım simgesel etkileşimcilik olarak adlandırılmıştır sonraları. sosyal olanı aktörlerin etkileşimi içerisinde anlamak, kavramak üzerine kurulu olan bu yaklaşım, tarafların bakış açılarını dikkate almaya önem verir.

    outsiders'ta becker en temelde şunu söyler: sapkın(lık)/suçlu(luk) dediğimiz şey sadece bu şekilde nitelenen eylemin veya kişinin/grubun niteliğinden kaynaklanan, bunlara içkin bir sıfat, özellik değildir. yani hırsızlık yapmak veya marijuana içmek kendinde birer suç değildir. sapkınlık veya suçluluk aktörler arasındaki etkileşim sonucu kurulan birşeydir. eğer belirli bir eylemi gerçekleştiren bir kişinin veya grubun bu eylemi içinde bulundukları sosyal grup veya toplum tarafından sapkınlık/suç olarak nitelenir, etiketlenirse o eylem suç/sapkınlık, onu işleyenler de suçlu/sapkın olur. ve ancak bu etiketleme gerçekleştirdikten sonradır ki o eylemin hukuki, toplumsal vs. sonuçları terettüb eder. becker malinowski'nin çalıştığı bir kabile hakkında aktardığı bir anektodu aktararak demek istediğini örnekler. malinowski'nin aktardığına göre kabilede iki kişi ensest ilişkiye girerler. bu eylem bir şekilde kabiledekiler tarafından bilinir, ancak kimse tarafından açıkça/kamusal olarak dile getirilmediği için bu eylemin failleri herhangi bir yaptırıma maruz kalmazlar, eylemleri suç/sapkınlık olarak görülmez. ancak bir başka seferde ensest ilişkiye giren iki kişinin bu eylemi kabile tarafından sapkınlık/suç olarak etiketlenir ve bu kişiler ölüm cezasına mahkum edilir. hasılı kelam; toplumsal gruplar belli normlar üretir ve bu normlara uymayan eylem ve aktörleri sapkın/suçlu olarak etiketlerler. eğer bu etiketleme başarılı olursa, yani toplumda yaygın olarak kabul görürse, sözkonusu eylemler ve aktörler suçlu/sapkın olurlar. dolayısıyla sapkınlık/suçluluk eylemin kendine içkin ya da kanunla vazedilen bir nitelik değil, aktörler arasındaki toplumsal etkileşim sonucu inşa edilen bir niteliktir.

    becker sapkınlık/suçluluk kategorilerinin, bunlara dair normların vs. nasıl inşa edildiğini, bu inşaların kurulduğu etkileşim süreçlerini vs. tarafların bakış açılarını da dikkate alarak ayrıntısıyla inceler kitapta. bunu da katılımcı gözlem metoduyla marijuana kullanıcıları ve amatör jazz sanatçıları arasında gerçekleştirdiği etnografik araştırmaları temelinde yapar. kendisi de bu süreçte amatör bir jazz sanatçısı olmuştur yanılmıyorsam.

    hasılı literatürde mühim bir kitaptır. simgesel etkileşimcilik yaklaşımının ve sapkın davranış ve suç sosyolojisi alanının en önemli kitaplarından biridir. sosyolojiyle ilgilenenlerin en azından bir göz gezdirmesi gerektir.
  • sapkınlık sosyolojisi ve labeling theory'ye yaptığı devasa katkının yanında becker, sosyal bilimcilere nasıl yazmaları ve yazmamalarını da öğretmiş bir hocadır.

    writing for social scientists: how to start and finish your thesis, book, or article, 1986'da the university of chicago press'ten çıkmış mü-kem-mel bir kitap. becker'ın northwestern university'de verdiği lisansüstü semineri bu çalışmanın temelini oluşturuyor ve master-doktora öğrencilerinin, hatta doktora sahiplerinin ilgiyle takip ettiği bu derste yaptığı bazı temel egzersizleri (mevcut bir metni, baştan yazarak, gereksiz ne kadar cümle, tekrar, artistlik varsa atmak suretiyle, beş sayfadan yarım sayfaya düşürmek gibi) anlatıyor, yılların hocası olarak gözlemlendiği sosyologların yazma stilleri üzerine fikir yürütüyor.

    sosyologların ya da daha genelleyebiliriz, sosyal bilimcilerin daha zeki, daha entelektüel, daha seksi, daha donanımlı, daha etkileyici görünmek için başvurduğu yazma tarzlarını açık edişi, bunlarla bazen inceden bazen kalından dalga geçişi, sebepleri üzerine kafa yorması muhteşem. öğrencilerinin bu tespitlere verdiği tepkiler, suç üstü yakalanmalar kitabı daha da ilgi çekici kılıyor. insan her sayfayı çevirdikçe, biraz da kendinden ya da tanıdığı birilerinden bahsediliyormuş gibi hissediyor. sonuçta fancy olmaya gayret etmek, günümüz sosyal bilimcileri için içselleştirilmiş bir eğilim.
    insanın parası olacak, ülkemiz sosyal bilim çevrelerinde ama en classy olanlarında avuç avuç dağıtacak bu kısa ama etkili kitabı, mümkünse her sosyoloğumuz/sosyolog adayımızın okumasını cebren sağlayacak. belki o zaman buralardan çıkan bir makale, tez ya da kitabı okumak için biraz istek duyarız. [böyle ülkemizdeki her sosyoloğu okumaya zorlamak istediğim bir makale daha var: van den berghe, pierre l. (1990). "why most sociologists don't (and won't) think evolutionarily." sociological forum 5 (2); ondan da başka bir entry'mizde kısmetse bahsederiz.]

    meraklısına, şöyle bir websitesi var becker'ın http://home.earthlink.net/~hsbecker/
  • (bkz: art worlds)
  • sosyal bilimcilerin yazma çilesi isimli kitabı çok eğlenceli ve zihin açıcı olan sosyolog.
  • 1928 chicago doğumlu amerikalı sosyolog. chicago ekolünden, özellikle herbert blumer ve everett hughes gibi sosyologlardan etkilenmiştir.
  • muhakkak ki tez yazım sürecinde mesleğin incelikleri kitabı hatim edilmesi gereken yazardır. yalnızca sosyologlar için değil tüm sosyal bilimciler açısından önemli yöntemsel ipuçları verir.
  • becker aynı zamanda bir caz sanatçısıdır. 1960’lı yılların caz kulüplerindeki “marihuana tüketimi pratikleri” üzerinden “sapkınlık” meselesini maharet ve yetkinlikle tartışmıştır.