şükela:  tümü | bugün soru sor
  • özet: "huawei türkiye", çeşitli vaatlerle etrafına topladığı insanları kullanarak, yaptığı ürün lansmanını "dolu gösterdikten" sonra, bir daha bu insanlarla iletişim kurmaya lüzum duymamış.

    _

    yazacaklarım, huawei markasıyla, huawei markasının herhangi bir ürünüyle ya da servis/onarım prosedürüyle ilgili değil, "huawei türkiye"nin (huawei türkiye'nin insanlarla iletişim kurmak ile sorumlu birimi demek daha doğru olabilir belki) insanları saf yerine koyan, iyiniyetli olarak tanımlayamayacağım iletişim biçimi ile ilgilidir. beni (ve aşağıda da değineceğim gibi bir sürü insanı) anlamsızca meşgul etmelerinin üzerinden geçen sürede, bu durumu önemseyip herhangi bir mecrada dile getirmeyi düşünmemiştim ama huawei mate 20 pro yarışması rezilliği başlığı altında yazılanları okuyup, yine bir sürü insana aynı tavırla yaklaştıklarını görünce, durumun daha geniş bilinirliğe ulaşması için konuyu buraya taşımaya karar verdim. gördüğüm kadarıyla mevzubahis olay sosyal medyada tartışılıp, sözlükte de huawei mate 20 pro yarışması rezilliği diye bir başlık açılır açılmaz, huawei türkiye, konu ile ilgili yapılması gerekeni yapmış. aşağıda değineceğim durum ile ilgili yapılabilecek herhangi bir şey yok belki fakat en azından olup bitenin gerekçesi ile ilgili benimle iletişim kurup beni (ve birçok insanı) aydınlatabileceklerini umuyorum.

    _

    çektiği fotoğrafları uzun süredir internet ortamında ve son birkaç yıldır da instagram'da paylaşan, çok sayıda farklı ülke ve şehre fotoğraf amaçlı seyahatler yapan, normalde farklı bir meslekle iştigal eden ama fotoğrafçılıktan da profesyonel anlamda para kazanan birisiyim (bunları, fotoğrafa zaten zaman ve para ayırdığım bilinsin, huawei türkiye'den, bahsedeceğim durumun öncesinde ya da sonrasında herhangi bir beklentimin olmadığı anlaşılsın diye yazdım, amacım durumdan istifade edip reklam yapmak falan da değil, o yüzden ismimi/hesabımı burada paylaşmama lüzum yok).

    bir süredir huawei nexus 6p kullanıyordum, bilenler hatırlayacaktır, fotoğraf konusunda zamanının özellikli telefonlarından biridir. öncesinde de nexus serisi birçok telefon kullanmıştım ama bu telefon sayesinde huawei markasıyla tanıştım ve kalitesinden etkilendim. fotoğrafla ilgili üst düzey özelliklerinden dolayı yeni çıkacak olan p20 pro modelini inceleyip satın almayı düşünüyordum. bir gün gerçekten ilginç sayılabilecek bir olay yaşadım. telefonum bootloop'a girdi (nexus modellerinde ne yazık ki çokça görülen ve donanımsal onarım gerektiren ciddi bir arıza. huawei markasının herhangi bir ürününü kötülemeyeceğim demiştim ama en üst nexus modeli olan 6p'de bu arızanın görülmemesi gerekirdi tabi ki, neyse konumuza dönelim) ve birkaç saat sonra, sanki telefonumun arızalandığı ve p20 pro modeli ile ilgilendiğim tespit edilmişçesine "huawei türkiye"den bir mail aldım. birlikte çalıştıkları sosyal medya "influencer"larının sayısını artırmak istediklerini belirtmiş, 6 ay sürecek bir işbirliği yapmayı (her hafta, önceden belirlenecek bir konu kapsamında çekeceğim fotoğrafların benim sosyal medya hesaplarımda, huawei türkiye sosyal medya hesaplarında ve story'lerde vs. paylaşılması) ve bunun karşılığında bana bir huawei p20 pro sunmayı teklif etmiş, teklifle ilgili ayrıntıları ofislerinde yüz yüze görüşmek istediklerini yazmışlardı. 1 2 (mailde "yeni ürünümüz p20" yazılmış ama işbirliğine konu telefonun p20 pro olduğu aşağıdaki görüşmede söyleniyor)

    bir tarih belirledik ve ben ofislerine gittim. ofiste beni iki huawei türkiye yetkilisi karşıladı. bana huawei türkiye'nin vizyonunu anlatan bir slideshow gösterimi yaptılar. başlangıç itibariyle türkiye çapında 400 fotoğrafçı belirlediklerinden!, bunu çok zor bir şekilde 20 kişiye indirdiklerinden! ama beni 20 kişilik bu listeye dahil etmenin onlar için hiç de zor olmadığından! bahsettiler (bu arada aralarında tanıdık kişiler olabileceği düşüncesiyle diğer kişilerin kimler olduğunu sorduğumda bana herhangi bir bilgi vermediler); ben de duyduklarımı sevinçle karşılayarak, zaten mobil fotoğrafçılık için huawei marka bir telefon kullanmakta olduğumu, telefonum bozulur bozulmaz mail atmalarının ilginç olduğunu, bu durumdan memnun olduğumu vs. belirttim. seyahat ettiğim ülkelerden yaptığım paylaşımları beğeni ile takip ettiklerinden, farklı ülke ve şehirlere yapacağım yeni seyahatlerin masraflarına ortak olmayı ve 6 aylık işbirliği bittiğinde bu kez yeni çıkacak huawei modelleri ile işbirliğinin devam etmesini istediklerinden vs. bahsettiler. ben de zaten fotoğrafa zaman ve para ayırıyor olduğum için benim açımdan ek külfeti olmayan ve avantajları olabileceğini düşündüğüm bu işbirliğini kabul ettim (iyiniyetle ve sözlü olarak tabi). söylenene göre bizlere! verilecek olan telefonlar gümrükteydi ve yazılı bir barter sözleşmesi, telefonlar teslim edilirken imzalanacaktı. on gün sonra p20 modellerinin lansmanının gerçekleştirileceğini, bunun çok önemli ve büyük bir olay olduğunu, mutlaka beklediklerini belirterek lansmana davet ettiler. lansmandan önceki günlerde telefonla ve mail ile sürekli hatırlattılar. eşimle birlikte lansmana katıldık.

    önceden tanıdığım fotoğrafçı birkaç arkadaşım (ve görünüşe göre instagram'da ve fotoğrafçılıkla ilgili sitelerde de daha önce rastladığım ve simaen tanıdığım, sayılarının 20'den fazla olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğim bir sürü insan) da benden habersiz bir şekilde benimle aynı şeyleri yaşamış, onlarla da aynı görüşme gerçekleştirilmiş ve lansmana davet edilmişlerdi. lansmanın olduğu alanda karşılaştık, bazılarıyla sohbet ettik. huawei türkiye'nin ne kadar da profesyonel bir organizasyonu olduğundan falan bahsettik. huawei türkiye'nin sponsoru olduğu birkaç oyuncu, manken ve fotoğrafçıdan oluşan ekip ön planda olmakla birlikte bizim gibi onlarca kişi alanı doldurmuştu. kameralar lansman boyunca çekim yaptı. (youtube'da bulabildiğim bir örnek ->) lansman bitiminde, sonraki hafta ilk ekip toplantısının gerçekleştirileceğini ve telefonların bizlere teslim edileceğini, birlikte çalışmalara başlayacağımızı söylediler.

    _

    bu noktada tahmin edebileceğiniz gibi iletişim aniden kesildi. daha önce görüştüğüm ve mailleştiğim kişiler bana cevap vermemeye başladı. kimseye ulaşamayınca ve bilgi alamayınca ben de zaman kaybı olduğunu düşünüp bu abes durumdan sıkıldım ve konuyu kapattım, daha fazla uğraşmadım. huawei türkiye sanki benimle iletişime hiç geçmemişti (arkadaşlarımla da iletişim kesilmiş tabi ki).

    _

    o kadar tantananın huawei türkiye'ye nasıl bir yarar sağladığı konusunda hala net bir fikrim yok (umarım huawei türkiye'den birileri bana ulaşıp beni aydınlatır). görebildiğim kadarıyla bizim gibi iletişime geçilip de birlikte çalışılmaya başlanan, yukarıda belirttiğim ekibe eklenen yeni kişiler mevcut değil. hiçbirimize açıklama zahmetinde bulunulmadığına göre, şirket vizyonu, 380'ini eledikleri 400 fotoğrafçı, masraflarına ortak olunacak seyahatler vs. bayağı senaryoymuş görünüşe göre. en başta ifade ettiğim gibi lansmanı "fotoğrafçılarla dolu" göstermek için yapıldı desem, bir mail atılarak davet edilsem de ilginç olacağını düşünüp katılabileceğim bu etkinliğe katılmamı sağlamak için bu kadar umursanıyormuş gibi yapılmasına gerek yoktu. saçma sapan, bizler için baştan aşağı zaman kaybı bir şov sergilenmiş oldu netice itibariyle (ha belki telefonlar gümrükte kayboldu, belki dolar yükseldi ve maliyet kurtarmadı, projelerden bir bir vazgeçildi, belki şirket küçülmeye gitti, ne bileyim, problem bu değil, problem, olup bitenin olmamış sayılarak, bir sebep gösterilmeksizin insanlarla iletişimin kesilmiş olması zaten).

    anladığım kadarıyla böyle davranmalarının özünde amacı, sağda solda, kötü ya da iyi, daha fazla konuşularak üzerlerindeki ilgiyi sürekli kılmak (telefon ödüllü yarışma gibi aktiviteler ile bol bol takipçi elde etmek) ve bunu da yazmam gerek, yasal bir engel ve yaptırım bulunmadığının da bilinciyle ve büyük bir umarsızlıkla insanları ayaklarına çağırıp meşgul ederek, klasik memleket mantığı ile "şirkette iş yapılıyor görüntüsü vermek". yaşananlardan ise, "huawei türkiye"den bir mail/bir teklif geldiğinde bunun herhangi bir yere ulaşmayacağını, hediye edeceklerini vaat ettikleri şeyleri, sosyal medya üzerlerinde baskı oluşturana değin kazananlara teslim etmeyeceklerini, yapacaklarını söyledikleri bir şeyi yapmalarının düşük bir ihtimal olduğunu ve bu nedenle de kendileriyle ilgili pek de olumlu bir beklenti içine girilmemesi gerektiğini çıkarmak, şu noktada ne yazık ki çok mümkün.

    _

    bu arada bu kadar uzun bir yazıyı okuduktan sonra şimdi bana küfredeceksiniz belki ama ben bütün bu olanlardan sonra (huawei türkiye hakkında hiç iyi fikirlere sahip olmasam da, inceleyip beğendiğim ve ihtiyacımı karşılayacağını düşündüğüm için) gittim ve p20 pro satın aldım, mis gibi kullanıyorum. huawei markasını ve p20 pro modelini övdüğüm bir sürü entry'me bile rastlayabilirsiniz. "huawei türkiye" nedenini anlamadığım şekilde araya girip fantastik bir işgüzarlıkla bunu geciktirmiş olmasaydı, "huawei" marka telefonumu daha önce satın almış ve kullanıyor olacaktım.
  • özet: huawei işi bilen fotoğrafçı bir topluluğa size yeni modelden vereceğim, seyahat masraflarınıza vs ortak olacağım demiş ama lansmana gelin demiş. vatandaş gitmiş, telefonlar henüz verilmemiş.
    oynamayın insanların duygularıyla
  • (bkz: apple vs huawei)

    var böyle bir başlık. içi de dolu. yani dolu derken içi bomboş dolu.

    neyse, tanım: şaşırtmamış koyma.
  • özet: havucu gösterdiler takla at dediler, takla attım havucu vermediler.

    çare: havuçtan bir ısırık almadan şova başlamayacaktın.
  • özet: arkadaş türkiye’de ünlü bir fotoğrafçı, arkadaşın huawei telefonu bozulmuş aynı anda huawei türkiye arkadaşa, mobil fotoğrafçılıkla ilgili teklif yapmış karşılığında huawei p20 pro vereceğiz demişler. sonra lansmanlarına gitmiş, lansmandan sonra arayıp sormamışlar, arkadaşta gitmiş kendine hauwei p20 pro almış.
  • huawei'den sonra ekşi sözlük yazarınında insanları saf yerine koyması.