şükela:  tümü | bugün
  • ömer ütfi akad, kurtuluş kayalı ile yaptığı bir söyleşide bu film için, "öyle bir film yapmak istiyorum ki seyreden, konuşmalar isimler olmadan da bu filmin bir türk filmi olduğunu anlayabilsin" demiştir.

    fimi seyrettikten sonra "kaçakçılara ve eşkiyalara dair anlatılanlar yanlıdır" demiştim. çünkü bu adamlar devletle almaşık bir ilişki kurarlar. filmde ise tam bir karşıtlık vardı. daha doğrusu, devlet sabit bir yerde dururken kaçakçılar hudutların bir o, bir bu tarafına geçiyordu. sebebi sansürmüş, akad'ın siyasal duruşu değil- bunu da aynı röportajdan okuyoruz:

    "..fakat benim gözlemlerim alt rütbelere inildiğinde bir anlaşmanın gündeme geldiği şeklindedir ... bu anlaşma pay almanın sonucu gündeme gelir .. ben bu durumu kanıtlayabilsem dahi bunu sinemamda açıklamam mümkün değildir. sansür buna izin vermez".*

    * kurtuluş kayalı, sosyal sorunlara soğukkanlı bir yaklaşım denemesi: ömer lütfi akad.
  • türk sineması'nın altın çağı'nda yapılmış lütfi akad klasiği. cannes'da gösterilecekmiş, darısı nice türk klasiklerine diyoruz.
  • gereksiz bilgi olarak, filmin ilk bölümünde çalan enstrumental için (bkz: haydar haydar)
  • ba$rolunde yilmaz guney'in oynadigi omer lutfi akad'in en onemli filmlerinden biri. 66 yapimidir, senaryosunu da yilmaz guney yazmistir. zamaninda denetim kurulu tarafindan yasaklandigini da ekleyelim.
  • fatih akın'ın önerisi ve çabasıyla restore edilmiş yeni versiyonu 64. cannes film festivali'nde gösterilmiş klasik.

    cannes film festivali genel sektereteri thierry fremaux, gösterimle ilgili yaptığı konuşmada, türk sinemasını överek, ''çok yaşa türk sineması, çok yaşa türkiye'' demiş ayrıca.

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25213148/
  • 64.cannes film festivalinde a clockwork orange, le sauvage ve 9 başka filmle beraber klasikler klasmanında gösterilecek.
    http://www.festival-cannes.com/…cannesclassics.html
  • 1966 yapımı filmde, ömer lütfi akad'ın yönetmenliği üstlenirken başrolde yılmaz güney, sıra oyuncu kadrosunda ise tuncel kurtiz, erol taş, pervin par, tuncer necmioğlu yer almaktadır. hudutların kanunu, 1967 yılında düzenlenen altın portakal’da en iyi ikinci dram filmi seçilirken, yılmaz güney’e de en iyi erkek oyuncu dalında altın portakal kazandırmıştır.

    filmin restorasyon çalışmalarını fatih akın' ın liderliğindeki bir ekip üstlenirken yenilenmiş kopya ilk kez 64. cannes film festivali’nde gösterilmiştir.

    filmin meraklıları filmin yenilenmiş kopyasını, uluslararası antalya altın portakal film festivalinde 2010 yılında başlatılan “pelikülün izinde” bölümünde izleyebilirler..
  • abuzer rolü ile aydemir akbaş'ın da yer aldığı, türk sinemasının klasiklerinden biridir.
  • lütfi akad'ın çekimler başlamadan henüz hazırlık aşamasında bir kaçakçı ve onları yakalamakta usta, bir üstçavuş ile günler süren görüşmeler gerçekleştirdiği, bu yönüyle çok saygı duyduğum bir filmdir. akad; ışıkla karanlık arasında kitabında bu filmin altında yatan ana fikri açık eder. kaçakçılık varsa iş alacalıdır. yani devlet katında kaçakçılara yardım edenler vardır. ama o günün sansür koşullarında bunu dile getirmek olası değildir. film siyahla beyazın mücadelesi normlarında çekilir.

    bu filme ilgili bu başlık altında; "sansür varsa çekmeselermiş" diyen çomarlar göze çarpıyor. çekmeseler merdivenin ikinci basamağı eksik kalır, merdivene çıkmak için üç basamak sıçraman gerekirdi demek geliyor içimden. bizi biz eden, türk sinemasının rüşdünü ispatlama işlerinden biridir. sağlıklı kopyasının olmaması milletçe hepimizin ayıbıdır.
  • yılmaz güney ve lütfi ömer akad'ı buluşturan ilk filmdir. hakkında şöyle de bir bilgi var:

    hafif düzeyde spoiler içerir

    "güney'in sansür kurulunca reddedilen senaryosu, akad'ın urfa'da bir otel odasında hazırladığı düzeltmesiyle "motor" alır. ne var ki bu düzeltme urfa emniyeti'nin akad'ın sansür kurulu onaysız gerekçesiyle gözaltına alınmasını engellememiştir. bir yandan yapımcı; dadaş film senaryoyu "dağların kanunu" adıyla ankara sansüre göndermiştir. neyse ki bu sefer senaryo tasdik edilecektir. ama bir koşulla! güney'in oynadığı "hıdır", son nefesinde "oğlum ben bu yolda ölüyorum, sen bu yola düşme" repliğini söylemesi ile tekrar "motor" der."