şükela:  tümü | bugün
  • aşağıda anlatılanlar anayasası’nda hukuk devleti yazan hiçbir ülkede gerçekleşmeyecek tamamen hastalıklı bir zihnin uydurduğu olaylardır. olay ütopik bir ülke olan cruelburg’de geçmektedir. cruelburg 10 hayvanlı takvimi kullanan demokratik bir hukuk devletidir. başkenti ise pangara’dır. kendine has bir dili vardır. bir ay 36 gündür.
    a ve b, pangara yüksek eğitim müessesesi yasa okulu’nda çalışan iki inceleme elemanıdır. yıldız yılının kirpi ayının 33.günü güneş vaktinde b, arkadaşı a ile yasa okulu’nun tüketim biriminde kokulu çekirdek tozu içmek için sözleşirler ve b, a’yı okulun temel giriş kapısında beklemeye başlar. fakat temel giriş kapısında alışılmadık bir kalabalık bulunmaktadır.
    bu esnada kapıya yaklaşan a, tam içeri girmek üzereyken cruelburg devletinin resmi görevlisi olan ve okul’un esenliğini sağlayan esenlik görevlisi c (bundan sonra oeg olarak kısaltılacaktır) tarafından durdurulur ve tanıtım kağıdını göstermesi istenir. a, kendisinin inceleme elemanı olduğunu söyler; bu arada yandaki diğer oeg d, “tamam geçsin, burada inceleme elemanı ” der. bunlar yaşanırken orada bulunan ve silah kullanma yetkisine yasal olarak sahip olan ülke esenliğini sağlama görevlisi e üzerinde normal yaşam kıyafeti bulunduğu halde (bundan sonra üeg olarak kısaltılacaktır), a’nın üzerine yürüyerek “tanıtım kağıdını göster (…)” der ve a’nın üzerinde şiddet uygulamaya başlar. a, üeg e’ye kim olduğunu sorar zira ulu orta tanıtım kağıdı sormak cruelburg’da yasal değildir. üeg’ler sorabilir ancak sormak için önce kendi tanıtım kağıdını göstermesi gerekir. a, bu esnada ellerini havaya kaldırır ve “size direnmeyeceğim” der. bu lafa mı sinirlenir bilinmez üeg e, a’yı duvara doğru çarparak üzerinde arama yapmaya başlar. arama esnasında a’nın kolu çimdiklenir, şiddet uygulanmaya devam edilir.
    olayları kapıdan izleyen b, arkadaşının durumunu görünce olaya müdahale eder ve arama yapan üeg e ve arkadaşlarına “bir inceleme elemanına öğrencileri önünde bu şekilde davranamazsınız, arama izninizi gösterin” der. bu ülkede arama da izne tabidir. arama izni kavramını ilk kez duymuş gibi kendisine bakan üeg’ler tarafından (…), (…) gibi ifadeler duyan b, arkadaşını içeri çeker ve üeg’lerin elinden kurtarır. bunlar yaşanırken oed’ler olayı sadece izlemekte ve müdahale etmemektedir.
    okulun içine giren a ve b, durumdan üstlerini haberdar eder. b, okulun eğitim alan kişiler direktörü f’ye : “kim bu üeg’ler lütfen isimlerini öğrenir misiniz şikayet edeceğiz” der. f, mırın kırın eder ve dışarı çıkar ama geri dönmez. bunun üzerine b, üeg’lerin yanına giderek “yasal hakkımı kullanacağım lütfen isimlerinizi ve tanıtım numaralarınızı söyler misiniz, arkadaşıma ölçüsüz şiddet uygulandı hakarete uğradık?” der. üeg’lerin başında olan s, “sen bir yalancısın öyle bir olay olmadı burada hadi canım işine” “görevimi yapmamı engelliyorsun, alırız seni” der. b, “alsanız da bir şey olmaz zira ben sizin görevinizi yapmanızı engellemiyorum sadece yasal hakkımı kullanmak istiyorum” der. bu arada üeg x, b’ye yaklaşarak “cruelberg’de vatandaş devlete itaatle yükümlüdür devlete saygılı olmak zorundadır” der. b, üeg x’in kendisini devlet sanmasına şaşırmaz zira bu genetik diye düşünür ve x’e “devlet vatandaşına saygı gösterdiği, hukuka uygun davrandığı ölçüde itaate mazhardır” der. üeg’lerin isim ve tanıtım numaralarını alamayan b, okula döner ve durumdan hocası y’yi ve yüksek eğitim müessesesi büyüğü vekili’ni haberdar eder.
    a ve b, şikayet için pangara eyaleti, tecebi ülke esenliği bürosu’na saat 10’da giderler. büro müdürü üeg m, şikayeti ve hakaret içeren ifadeleri (h….) (ş….) dinler ve ikiliyi adli tetkikler aşama şefliğine gönderir. burada a’ya basit bir medikal müdahale ile geçecek yaralama raporu verilir. ikili, tecebi bürosu’na döner ve beklemeye başlar. bu esnada büro müdürü telefonla durumu üeg’lere bildirir. neden beklediklerini soran b’ye m, “şikayet ettiğiniz şahısları bekliyoruz” der. saat 12:20-13:00 gibi a ve b’nin hukuki temsilcileri büro’ya gelir ve orada aslında a ve b’nin gözaltına alındıklarını öğrenirler. zira üeg’ler de kendilerinden şikayetçi olmuştur. şikayet a ve b’nin kendilerine (h…), (ş…) dedikleri ve üeg e’nin tekme tokat dövüldüğü yönündedir. (olay mahallinde 30-40 tane normal yaşam kıyafetli üeg bulunmaktadır. )
    bu arada gözaltında olduklarından yeni haberdar olan a ve b, 14:45’e kadar bekletilirler ve sonra ifadeleri alınır. ardından oeg’leri olan şahıslar ifade verir. fakat hepsi de aynı şeyi satır satır söyler. ifadeye göre, olayda a, b üeg’leri dövmüştür ve hakaret etmiştir.
    saat 16’ya yaklaşmakta ve gözaltının 5. saati dolmaktadır. müddeiumumi önüne çıkmayı büro’da bekleyen a ve b’ye taşıt yokluğundan dolayı adliye’ye gidemedikleri söylenir. bunun üzerine b, paralı bir taşıt tutarak 4 cruelberg pezası ödeyerek büro’da görevli üeg ve a ile adliyeye gider. müddeiumumi j, “bir de inceleme elemanı olacaksınız üeg dövmek de ne demek” der. hukuki temsilci “efendim asıl şikayetçi biziz” der. “bu iş beni aşar nöbetçi müddeiumumiye gönderiyorum dosyayı” diyen müddeiumumi’nin odasından çıkan a ve b özgürlüğüne kavuşur.
    bir süre sonra pangara eyalet yöneticiliği, a ve b hakkında idari soruşturma açılmasını ister. yasa bölümü idari soruşturma açar a ve b beraat eder ancak beraat kararı kendilerine tebliğ edilmez.
    daha sonra adliye’de az ciddi suçlar mahkemesi’nde a ve b aleyhine basit bir medikal müdahale ile geçecek yaralama ve hakaretten dava açılır. üeg e hakkında da aynı suçtan dava açılır.

    --- spoiler ---
    yukarıda verilen tamamen uydurma olay kurgusunun son derece ilginç bir şekilde ülkemizde tezahür eden versiyonu ankara universitesi hukuk fakultesinde cereyan etmiştir. merak eden ilgililer ve hukuk devletine yeni başlayanlar olayın meydana geliş şeklini fakültenin forumundan okuyabilirler:
    http://www.law.ankara.edu.tr/…le;u=430;sa=showposts
    http://www.law.ankara.edu.tr/…x.php/topic,47.0.html
    --- spoiler ---
  • hayal gücü zorlanarak pek çok örneği üretilebilecek pratiklerdir.

    kurmaca bu ya;

    "x "isimli hayali hukuk devletinde, yurt dışından satın aldığı doğalgazı ülkeye getirerek vatandaşa satmak amacıyla kurulan "y" isimli hayali bir devlet kuruluşu, yine aynı ülkenin vatandaşa hizmet etme gayesi ile seçim sonucu iş başına gelen hayali yerel yönetimlerine ve hayali kamu kurumlarına sattığı doğalgazın ücretini tahsil edememekte olduğundan mali anlamda batma aşamasına gelmiştir.

    ayrıca bahsi geçen bu devlet kuruluşu, vatandaşının kullanımı için sattığı doğalgazı, dünya standartlarına göre oldukça yüksek bir fiyata sattığı halde bu duruma düşmüştür.

    yine aynı hayali devlet kuruluşunun fahiş fiyata satmakta olduğu doğalgazı, yurt dışından hangi fiyata aldığı, x isimli hayali hukuk devletinin çıkarları gereği kamuoyuna açıklanmamaktadır.

    yukarıdaki hayali verileri göz önüne alarak, "x isimli ülkede yaşamanın hafifliği" konulu bir kompozisyon yazınız. süre 40 dakikadır.

    başarılar dilerim.
  • trilyonlarca örnekle zenginleştirilecek pratiklerdir aynı zamanda..

    öyle fazla "hayagücüne" ve "uydurmaya" gerek olmadan x ülkesinde yaşanmış canlı örneklerden de alıntı yapabildiğimiz bu pratikler "neye hukuk devleti denmez..?" konulu tez içinde uygun argümanlar içerir...

    misal...

    bu x ülkesinin son koalisyon hükümetleri zamanında koalisyon hükümetinden bir partiye maddi katkı sağlamış büyük bir inşaat şirketinin dev bir termik santrali vardır...böyle bir girizgah pek olmadı...en iyisi ben olayı baştan anlatayım efenim..!!bu inşaat şirketinede g diyelim isterseniz...

    g adlı bu inşaat şirketi koalisyon hükümeti kurulmadan taaaa seneler önce bu koalisyonu oluşturan y partisiyle fazlaca içli dışlı olmuştur...bu fazlaca içli dışlı olmanın neticesinde y partisinin tek başına iktidar olduğu dönemde ballı börekli ihaleleri almıştır..bu ballı börekli ihaleleri alan g inşaat firması y partisine seçimlerde epey yüklü miktarda maddi katkı sağlamıştır..y partisi seçimlerde başarısız olsada kurulan koalisyon hükümetinde yer alır...yalnız bu kadarlada kalmaz hükümetteki "arpalık dağıtması en kolay olan" bakanlığı da alır...

    tesadüf bu ya g şirketinin de tam o sıralar elinde yapımı tamamlanmış bir termik santral vardır...g şirketi y partisinin "arpalık dağıtması en kolay olan" bakanlığının başındaki kişiyle görüşür...ve şu kibar teklifi yapar "bizim feşmakan şehirdeki termik santralimizin üretmediği elektriği sanki üretiyormuşuz gibi satın alırmısınız..?"...yani alenen "bana elektrik üretiyormuşum gibi para ver" der.. y partisinin bakanıda kabul eder bunu.... aralarında 5 yıllık bir anlaşma yaparlar... anlaşmaya epey ağır maddeler eklemeyide ihmal etmezler tabiki...ve x devleti, g şirketine termik santralinde 1 watt bile elektrik üretmediği halde elektrik üretiyormuş ve tümünü devlete satıyormuş gibi takır takır para öder....

    bu olay tabiki güzel ülkemizde olmamıştır...bizimkiler hiç böyle bir şey yaparlar mı abicim...??