şükela:  tümü | bugün
  • tasarı aşamasında olan. ocak ayında kanunlaşacağı söyleniyor.

    http://www.tbmm.gov.tr/…ayi/donem23/yil01/ss393.pdf
  • an itibariyle yasalaşmış kanundur.
  • ihtiva ettigi icerikten gordugum en can sikici seyler vatandasin olaylari yargiya tasimasini zorlastirmak. ozellikle bazi maddeler tamamen gariban adalet arayamasin diye var. is yukunu azaltalim derken sacma bir durum ortaya cikmis.

    son zamanlarda meclisten gecen en tehlikeli seylerden birisi olabilir bu. avukatlar acisindan da gayet kotu sonuclar dogurabilecek seyler var. ozellikle senetlerle ilgili duzenlemeler ve temyiz edilemeyen kararlar tamamen yargitay'in yukunu azaltalim da nasil azaltirsak azaltalim diye koyulmus sacma seyler.

    bilirkisi kisimlari falan. off basim agridi. henuz yasalasmadan bile tanidigim tum hukukcular derme catma oldugunu soylerken bosa konusmuyormus. getirileri yakin zamanda ortaya cikmaya baslar. iste o zaman buralar eskiden dutluktu derim.
  • madde 451 : "derhal uygulanır."

    geçiş süreci falan tanımamışlar, sağolsunlar.
    o değil de, eski usul yasasını bile bilmeyen, saç baş yolduran hakimlere, bu kanunu nasıl anlatmalı...
    pfff...

    edit: verilen önergeyle yürürlük tarihi 1.10.2011 olarak değiştirilmiş.
    atomicbomba uyarısı için teşekkürler...
  • 6100 sayılı yeni hukuki uyuşmazlık kullanım kılavuzumuz. hiç kuşkusuz kusursuz bir kanun değildir ama yerine geçtiği 1927 tarihli 1086 sayılı rahmetliye göre çok daha kullanıcı dostudur. yeni bir değişiklik yapılmadığı taktirde bölge adliye mahkemelerinin ekim'e kadar kurulması zorunluluk haline geldi. kulaktan dolma eleştirilere fazla inanmayınız, iki kanunu karşılaştırmalı olarak okuyunuz. hayırlı ve de uğurlu olsun.
    kanun metni: http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k6100.html
  • bu kanunla gelen başka bir önemli değişiklik de kısmi davaya ilişkindir.

    halen yürürlükte olan 1086 sayılı kanunda, bu yönde somut bir hüküm bulunmamakla beraber yargıtay'ın içtihadına göre, kısmi dava açıldığında dava açılmayan kısım için "fazlaya ilişkin haklarımı saklı tutuyorum" kaydı konulmadığı takdirde davacı o kısımdan feragat etmiş sayılıyor, ve kalan kısım için dava açması bu şekilde engelleniyor. yani davacının dava hakkından feragat edip etmemesi 5 tane sihirli sözcüğe bağlı. bu durumun sakıncaları sebebiyle şu anki uygulamada avukatlar kısmi dava olsun olmasın ne olur ne olmaz diye hemen hemen tüm dava dilekçelerinde bu "fazlaya ilişkin haklarımı saklı tutuyorum" cümlesini adeta papağan gibi tekrar etmektedir. çünkü bu içtihadın üstüne getirilen başka bir içtihadla müvekkilinin kalan kısma ilişkin haklarını saklı tutmayan avukatın kusurlu olduğu ve bu avukatlara karşı dava açılabileceği kabul edilmiştir. bu göstermektedir ki şu anda kural olan davacının dava hakkından feragat etmesi, istisna ise feragat etmemesidir.

    bu kanunun 109. maddesinin 3. fıkrası ise ancak davacının kalan kısımdan açıkça feragat ettiğini belirtmesi halinde kalan kısımdan feragat etmiş sayılabileceğini hükme bağlıyor. yani yargıtay'ın yerleşik içtihadını tersine çeviriyor. bu kanunla beraber 01 ekim 2011'den itibaren kural davacının davadan feragat etmemesi, istisna feragat etmesi haline gelecek. avukatlar da her dava dilekçesine sihirli sözler yazmaktan kurtulacaklar.
  • uygulamaya dair pek çok yenilik getirecek olan ve iyi öğrenilmediği takdirde mahkeme kalemlerinde pek çok sıkıntı doğuracağı kesin olan kanun.

    kanımca en önemli değişiklikler;

    - dilekçeler teatisi bitene kadar duruşma yapılmayacak olması,
    - dilekçelere karşı cevap sürelerinin "iki hafta", istinafa başvurmanın "iki hafta" ve temyiz süresinin "1 ay" olacak şekilde düzenlenmiş olması,
    - ihtiyati tedbire itirazın reddi halinde kanun yolu açılması (bu kısım uygulamada sıkıntı doğuracak gibi),
    - yazılı yargılama haricinde sadece basit yargılama usulüne yer verilmesi ve sözlü ile seri yargılama usulünün kaldırılmış olması.

    kanun bunlar gibi bir çok düzenleme getirmiş ve kullanıcı dostu olmuş diyebiliriz.

    yürürlüğe giriş tarihi (01.10.2011) konusunda ise tecrübelerim sanki yazın bir kanun değişikliği ile daha ileri bir tarihe atılır diyor.

    edit: atılmadı valla. yalnız temyizde hala eski kanunun istinaf değişikliği öncesi hükümleri uygulanıyor. komedi.
  • daha önce yazdığım entaride istinaf ve temyizle ilgili olarak geçiş hükmü olmadığı için bölge adliye mahkemelerinin 1 ekimden itibaren kurulmuş olmaları gerekecek demiştim ama hükümet hızlı davranıp açığı kapattı. dün resmi gazetede yayınlanan 6217 sayılı yeni bir torba kanunla hmk'na şu geçici madde eklendi:

    “geçici madde 3- (1) bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri hakkında kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca resmî gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
    (2) bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
    (3) bu kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı kanunun bu kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.”

    netice olarak, üç-beş sene daha bekleyeceğiz göründüğü kadarıyla. 1086 da yaşamaya devam edecek böylece...
  • kendisini baz alan ilk kitabı çıkmış kanun. (pekcanıtez-atalay-özekes)

    (bkz: http://www.hukukmarket.com/k/137529/)
  • hazır uzun bayram tatili de geliyorken, 1 ekim'de yürürlüğe gireceğini de öngörerek başta avukat ve hakimler olmak üzere tüm uygulayıcılar tarafından şöyle bir güzel baştan sona okunması gereken kanun.

    bu konuda iki katkıda bulunmak istiyorum. ilki şu; piyasaya eski - yeni kanun şeklinde karşılaştırmalı metinler çıkmaya başladı, burada biraz titiz davranın ve özellikle yazarına bakın diyorum, benim önerim, kendisi de çok yetkin bir hakim olan mehmet akif tutumlu'nun hazırladığı ve seçkin yayınları'ndan çıkan "karşılaştırmalı hukuk muhakemeleri kanunu ve ilgili mevzuat" isimli eseri. kitaba şuradan ulaşmak mümkün: http://www.seckin.com.tr/…-mehmet-akif-tutumlu.html

    ikinci katkı ise şu şekilde, ankara barosu, geçen aylarda, yeni yürürlüğe giren kanunlarla ilgili bir takım seminerler düzenlendi. bunlardan bu kanuna ilişkin olanını da hakan pekcanıtez ile birlikte süha tanrıver verdi ki birisi kanunu hazırlayan komisyon başkanı diğeri de üyesi. bu semineri ankara barosu eğitim merkezi (abem) den ücretsiz olarak dvd şeklinde temin etmek mümkün. bir telefona bakıyor.