şükela:  tümü | bugün
  • bilhassa hukuk fakültesi birinci sınıf öğrencilerinde ortaya çıkan haldir...

    yeni öğrenci, kendini doktrinin üstadı ve içtihatların en bir süper müçtehidi zanneder. bu durumu hocalar da bilir ve dile getirirler. zamanla yelkenler iner tabii; seneler ilerledikçe pişer o öğrenci, ciddi ve idealist hukukçuya dönüşür. bu idealizmi ise uygulama pişirecektir...
  • ilk öğrendiği hukuki terimlerini evde anne babasına anlatarak işe başlayan, genelde birinci sınıf bazende üst sınıflarda görülen hukuk fakültesi öğrencisinin durumu..işin ilginc yanı ise bu öğrenciler okulları uzadıkca bu durumdan fazlasıyla uzaklaşma cabası içine girerler çünkü ortada bitmemiş bir okul sözkonusudur..kendilerine, cevreden, hukuk fakültesinde öğenci olmalarından dolayı gelen sorulara büyük bir azimle cevap vermeye çalışırlar ama basarılı olamadıkları cokcadır..
    birinci sınıfların aslında hiçbir sey bilmediğini gelecek senelerdeki acı deneyimlerle öğrenmeleri en üzücü yandır..
    tanık olduğum bir olayda sözkonusu birinci sınıf öğrencisi ..banka görevlisinin "sakın bu kartları kaybetmeyin, kaybederseniz seker alma cezası var " seklindeki espirili konusmasına "hukuken böyle bi ceza mümkün değil " selkindeki son derece ciddi bir cıkısı ,kendini doktrin üstadı olarak görmesi beni ayrıca dumura uğratmıstır ve bu olaya en güzel örneklerden olmustur..
  • bütün hukuk fakültesi öğrencileri 1. sınıfta anayasa mahkemesi üyesi,2.sınıfta yargitay üyesi,3.sinifta hakim, 4. sınıfta ise öğrencidir.
  • bu tribe düçar olmuş öğrenciler ilk zamanlar anayasa mahkemesi kararlarını yerden yere vurur, uygulamanın içine henüz girmediği halde uygulamaya(avukata, hakime, savcıya) bok atar. genelde hocalarının anlattıklarını kendi görüşüymüşçesine aynen benimser, asla ve kat'a dışına çıkmaz. hocası liberalse liberal, marksistte marksist oluverir. idealistin önde gidenidir.

    mezun olduktan sonra tamamen salla başı al maaşı tadında bir memuriyet isteği içinde hakim ya da savcı olur. avukat olursa da bir şirketi ya da komprador avukatı zengin etmek için yırtınır durur. iyi para getirecek alanlarda mastır yapıp çabucak yırtmak ister. nihayetinde memleketin hukuk sistemine zerrece bir katkısı olmayan, kendi cebini doldurup bir an evvel köşeyi dönme hayalleri içinde yüzüp duran herkes gibi biri oluverir.

    ama hukukçu olamaz.
  • ösese ve eş-dost gazıyla, şah olmadan şahbaz olmaya çalışanlardır. içtihat beğenmezler, 40 yıllık profesörü bir çırpıda kündeye getirdiklerini sanarlar. muhtemelen ilk iki sınıfın mensubudur. bana hep, yaşından büyük davranmaya çalışan çocukları hatırlatırlar.

    bi dur, öğren, az soluklan hele.