şükela:  tümü | bugün
  • hukukun sözlük tanımı toplumu düzenleyen ve devlet yaptırımıyla güçlendirilmiş bulunan kuralların, yasaların bütünü değil mi? peki bu kural ve yasalar değişmez yazılı metinler değil mi?

    kısa bir introdan sonra fikirlerimi beyan edeyim. özellikle ülkemizde yargının içinde bulunduğu durum malumunuz. yazılı bir kural var ve her hakim bu kurala kendi yorumunu katarak karar veriyor. kendi yorumunu katacaksan neden yazılı kural var diye soran yok.

    şimdi teklifim şu. toplumun üzerinde uzlaştığı kanunlar bir otomasyon şeklinde uygulama haline getirilsin. mevcut tüm hakim ve savcılara teşekkür edip emekliye ayıralım ve yerlerine bu otomasyona sahip, duyguları olmayan, kendi yorumlarını eklemeyen bilgisayarları koyalım. ne dersiniz?

    edit: hukukçuların tepki göstermesini normal karşılıyorum. sonuçta böyle bir sistem hayata geçtiğinde işsiz kalacaklar. fakat insani bir erdemle düşünmeye çalışın. alkollü bir şekilde kırmızı ışık kuralını ihlal edip yayaya çarparak öldüren bir şahsın cezası nedir? bu ceza zanlının nüfuzuna göre değişir mi? bu ceza a hakimine göre şöyle, b hakimine göre böyle midir? cevaplardaki çelişkileri duyar gibiyim. o halde bana adalet falan demeyin.

    edit2: arkadaşlar bu bir siyasi başlık değildir. lütfen tarafsız bir şekilde konuya yaklaşmaya çalışın. 500 yıl önce de sorunlar ve adaletsizlikler vardı, 50 yıl önce de vardı. insanın karar verdiği her yerde kayırma, yanlılık ve ideolojik tavır gözlenir. o yüzden bu falanca partinin hakimleri, filanca görüşün avukatları yerine gelecekte çocuklarımızın daha güvenle ve adaletsizlik duygusuna kapılmadan yaşayabilmeleri için beler yapılabilir onu tartışalım.
  • aynı kanun maddesinin uygulanacağı hiçbir olay birbirinin aynısı olmadığı için pratikte mümkün olmayan istektir.

    hukuk hayattır. tıpkı hayat gibi hukuk da salt matematiğe, bir başka deyişle koda, indirgenemez.

    edit:
    yapay zeka konusunda çok romantiksiniz. yapay zeka her şeyi yapabilir ancak hissedemez. hukukla haşır neşir olmayan bireyler çok kolay atıp tutuyor. hukukta duygular da vardır. yapay zeka duygulara hakim olabilir mi? örneğin hakimin delillere temas etmesi prensibi diye bir olgu var. hiç duydunuz mu daha önce? örnek vermek gerekir ise; esas dosyayı inceleyen bir hakim örneğin dosyadaki bir tanığı kendisi dinlemek ister. çünkü ifadeyi istinabe yoluyla başka bir hakim alırsa kendisi o ifadeyi sadece kağıttan okuyacaktır. dinlemek ile okumak bile
    en ince şeyleri fark ettirebilirken bir yapay zekanın doğru hüküm vermesi ne kadar mümkün merak ediyorum açıkçası.

    hukuk bir bilimdir. hukuk yapmak bir tekniktir. şu kanunun şu maddesi bu olaya ilişkindir, 3 yıl 4 ay ceza verilmesine şeklinde tak-çıkar mantığında işleyen bir sistem değildir. bunun için mekanikleşemez.

    sizin gibi düşünen başkaları da var. mesela günümüzün hakim savcıları. onlar da işi mekanikleştirme eğilimindeler. öyle ki utanmasalar avukatlardan dilekçe, beyan, talep almayacaklar. bu tavır hukuk sistemimizi nereye götürüyor? peki aksine avukatların delilleri tartıştığı, hakim savcıların işlerini layıkıyla yaptığı batı medeniyetleri nereye gidiyor? buradaki yanlışlığı vicdanınıza sorduğunuzda alacağınız cevap yapay zekanın ne kadar uygulanabilir olduğunu da gösterecektir.
  • bunu tam da aynı kelimelerle 13 yaşımdaki oğlum önermişti geçenlerde. hiç haksızlık olmaz o zaman diye eklemişti. oğlum bu siyasetçiler onun da bir bugını bulurlar dedim, çocuğun dünyası karardı. fazla mı ileri gittim acaba? ne de olsa gençlerin hala ümide ihtiyacı var.
  • psycho-pass adlı animeyi izleyebilirsiniz bu konuyla ilgili. fikir almak için tabii ki çok verimli bir anime değil ama vaktiniz varsa izlemenizi öneririm.
  • belirli eğitimden geçip, şu durumda şu olur, kitapta bunlar yazıyor, şu durumda bunu uygulayacaksın dedikten sonra insanın yapay zekadan ne farkı kalıyor ki zaten geriye?
  • yapay zeka ile işlemeyecek belki de en son şeydir.

    olmayacak bir taleptir.

    her olay birbiri içerisinde farklı özelliklere sahiptir. uygulamada hala farklı farklı olaylara aynı cezalar verilerek haksızlık ve ceza dengesi kurulamadığı için pek çok eleştri mevcut.

    örneğin fetö olaylarında 6 yıl 3 ay ceza on binlerce kişi var. herkesin eylemleri, hareketleri aynı derecede mi haksızlık içeriyor ? tabi ki hayır.

    genel olarak ceza ile ilgilendiğim için ceza yönünden cevap verdim. aynı şekilde hukuk olarak düşünürsek yine olmayacak olaydır. çünkü daha uygulamada kanunda cevabı olmayan bir çok problem mevcut. uygulayıcılar da inisiyatif almaya korkar durumda.
  • işin doğasına aykırı. hukuk ve din zenginler ve seçkin tabaka rahat yaşasın diye var.
  • (bkz: #85023274)

    hukuk çok geniş bir alan. yani ha deyince bir makineden veya sistemden ersan şen karakteri meydana getirmek yıllar sürer. diyelim ki hata payı sıfıra yakınsayan mekanik bir disiplin gelişti, yazılımlarınız koordinasyon ve etkileşim konusunda birçok algoritmadaki hatayı tespit ederek, yapılmış veya yapılacak yanlışları anında geri alacak mükemmelliğe erişti.

    şunu defaatle vurgulamak lazımdır ki, bu sistem suistimale oldukça müsaittir; özellikle askeri ve bürokratik alanda bilişim sisteminde tam kontrol esas alınacaktır hükümetler, devletler, şirketler tarafından. ha olur da yapay zeka (ki bahsettiğimiz sadece algoritma da değil bu arada, geniş bir bilgi ağının daha hızlı yayılması, öğrenilmesi ve makinelerin kendi kendine öğrenme yetisini hayal ettiğimizden hızlı geliştirmesi) öğrenme kapasitesini insanların anlayamayacağı bir şifreleme yöntemiyle "bilinç" dediğimiz kavramın ötesine taşıyarak sistemi bizim elimizden alır, kontrol mekanizmasını kendi tasarrufu ile kullanır; o zaman zaten insani disiplinlerin çoğu başka bir yöne hareket eder.

    yapay zekanın ve ötesine geçecek her hamlenin heyecan verici tarafı olsa da; insanların en baştan arazlı bir yapı kurması yüzünden bugünkü gelişmelerden tam randımanla yararlanamıyoruz. en basitinden açlığı/sefaleti bitirecek kaynaklarımız olmasına rağmen "mış gibi yapmak" hastalığımız sürüyor.

    makinelerin, yazılımların, algoritmaların insandan daha adaletli olacağını kavramsal olarak savunmak açıkçası güç; bunun yanında, insanın çoktan terk ettiği feraset ve vicdan bu tür toplumsal vakaları bir şekilde bize hatırlatacak teknolojinin azizliğiyle. dünya bambaşka bir yere gidiyor. belki de yüz yıl içinde, yüzleşmemiz gereken ve halen hesabını vermediğimiz şeylerle birilerinin lobisi sayesinde değil, bu tür teknolojik atılımlar sebebiyle yüzleşeceğiz.

    edit: ekleme, çıkarma.
  • işleyecek, coming soon. ama hukukçular üzülmesin, yapay zekanın yerini alamayacağı bir meslek olduğunu sanmıyorum, bütün meslekler tükenebilir.. artık herkes her şey olmak zorunda
229 entry daha