şükela:  tümü | bugün
  • anlaması güç bir mantık. bir suç karşısında verilen 3 yıl hapis cezası neden 2 yıla ordan 6 aya ordan da para cezasına çevrilir ki? sen züccaciye dükkanı mısın ki indirim yapıyorsun? mantığı ne yani ? gel vatandaş indirimli cezalar burada demek ne anlam taşıyor? hukukun var olma nedeni olan caydırıcılığını öldürmüyor mu?
  • indirimin amacı verilen cezanın suçun sonuçları, işleniş biçimi vb.'ye göre ayarlanabilmesini böylece daha adaletli olunmasını sağlamaktır.

    kavgada adam öldüren biriyle tavandan ceza verirsek olmaz. çünkü planlayarak pusu kurup öldürene daha ağır bir ceza vermek gerekir. işkence ederek öldürdüyse daha da ağır ceza vermek gerekir. bu böyle gider.

    olayın makhemede kravat takana iyi halden indirim verilmesi boyutuna ulaşmasıyla çelişse de mantık budur.
  • bir avukat tanıdığınızın dosyalarını azıcık incelediğinizde anlayabileceğiniz mantık.
    davaların büyük kısmı suçlunun olmadığı, kusurun hem davacıdan hem davalıdan kaynaklandığı durumlardan oluşuyor. yok işte ölen şahıs o gün alkollü işe geliyor erkenden, sobayı yanlış yakıyor, zehirleniyor, ailesi patrona dava açıyor, patron güvendiği bir çalışan olduğu için anahtarı ona verdiğini söylüyor blablabla. ne patrona kızabiliyorsun ne ölen adamcağızın ailesine.
    çok saçma davalar olabiliyor. bu durumda ceza indirimleri anlamlı geliyor.
  • "hukuki olmayan ceza" diye bir şeyin varlığını düşündürmüş başlık.

    şimdi kardeş, sen her bir olayda, kendi içerisinde bir değerlendirme yapılıp, en adil cezayı alabilesin diye, kanunlar hakimlere takdir yetkisiyle beraber, cezalar için indirim ve arttırım sebepleri de sunuyor. birini öldürdüğün zaman ne ile, ne amaçla, nasıl, ne zaman, kiminle ve hangi gerekçeyle öldürdüğünü tek tek düşünüyor, ölçüp tartıyor ki basmakalıp bir ceza ile, gereğinden az ya da fazla hapis yatmayasın...

    aksi durumda, açlıktan ekmek çalan adamla, ayakkabı kutusu depolayan adamın aynı hırsızlıktan, aynı cezayı almaları gerekirdi.

    ayakkabı kutusu depolayanlar hiç ceza almadı ama lan... dur bir dakka. şimdi ben kendi tezimi kendim çürüttüm sanki... allah allah.

    neyse.