şükela:  tümü | bugün
  • sermiyan midyat'ın ikinci filmi. babannesini anlatıyor. okuma yazma bilmeyen ama ölen eşinin yerine 1956 yılında mardin'in midyat ilçesine belediye başkanı olan köylü kadını demet akbağ oynuyor.

    2013 başında vizyona girmesi bekleniyor.
  • avrupada*da gösterime girdiğini görmemle fragmanı izlemem bir oldu. sermiyan midyat'ı severim ama film olmamış. basit espriler havada uçuşuyor fragmanda. ay lav yu'yu da izlememiştim zaten.

    http://www.youtube.com/…tailpage&v=co-ia7o__gs&hd=1
  • 1 şubat'ta vizyona girecek olan filmin görüntüleri burada.
  • 3 adet yeni teaser'ı yayınlanmış olan film
  • şu kısa sahnesini dün geceden beri bilmiyorum kaçıncı kez izledim. müzik de on numara, sahnedeki oyunculuklar da.

    fragman da eğlendirici.

    demet akbağ da var ki, o başlı başına tadından yenmez.

    bir an evvel gidip sinemada izlenesi film.
  • galası çok kalabalıktı.. bugün gösterime girdi..
    propaganda ögesi yoğun.. kürtçe ve kürtler epey göze sokuluyor..
    bölgenin gerçekleri, ilgisizlik, ankara'nın tutumu gibi konular da iyi işlenmiş.
    bir komedi filmi değil tek başına.. mesaj verme kaygısı var..
    içeride güzel espriler kullanılmış, bazılarını anlamasak da..
    izlenir mi, izlenir.. akıcı, sürükleyici mi, pek değil..
    ali eyüboğlu, enteresan bir eleştiri kaleme almış, onu paylaşıp bitirelim:

    kürtçe doğar türkçe büyür!

    milliyet cadde – 1 şubat 2013 cuma - alice

    ‘hükümet kadın’ bana komediden çok propaganda kaygısıyla yapılmış bir film gibi geldi. 30 yıldır akan kanın durması için insanların ‘barışın dili’ni kullanmaya özen gösterdiği bir dönemde filmin, etnik milliyetçilik üzerinde sörf yapması doğru bir hamle mi?

    oyuncu, senarist ve yönetmen sermiyan midyat, iyi konular yakalıyor ama onları sinemaya başarıyla aktarabiliyor mu? işte orası büyük bir soru işareti.
    senaryosunu yazıp, yönettiği ‘ay lav yu’ filmi de böyleydi, bugün vizyona giren ‘hükümet kadın’ da. konu ilginç, güzel espriler de var filmde ama yetmiyor bunlar işi kurtarmaya.
    hani pazara gidip sebzenin en iyisini, en tazesini alıp, onlardan tadından yenmeyecek bir yemek yerine, salçasız, yağsız ve tutsuz bir yemek yapmak gibi bir şey bu.
    30 yıldır akan kanın durması için insanların ‘barışın dili’ni kullanmaya özen gösterdiği bir dönemde komedi iddiasındaki bir filmin etnik milliyetçilik üzerinde sörf yapması doğru bir hamle mi?
    sermiyan midyat, “ama gerçek bu” diyebilir.
    doğrudur, ama her gerçeği, her yerde uluorta söylemenin bazen faydadan çok, zarar getirebileceğini de hesaba katmak gerekir.
    demet akbağ’ın oynadığı ‘xate’ adlı kadın, 7’si erkek 1’i kız olmak üzere tam 8 çocuk annesi. ‘xate’nin tek kızını istemeye geliyor ilçenin karakol komutanı.
    ‘xate’ diyor ki, “iki dil biliyor benim kızım”.
    peki nedir o diller?
    ana dili kürtçe, yabancı dili türkçe.
    ne bu espri, ne de doğu insanı için “kürtçe doğar, türkçe büyürler” vurgusu bugün toplumun büyük bir kesimince kabul gören ‘barışın dili’ne hizmet eder.‘gerilim iklimi’ne yarar bu.
    bu tür vurguların sıkça yapıldığı ‘hükümet kadın’ bana komediden çok propaganda kaygısıyla yapılmış bir film gibi geldi.
    okuma yazma bilmeyen bir kadının kocası ölünce midyat belediye başkanı olmasını anlatıyor film. 1957’de başlayıp 27 mayıs 1960 ihtilaline kadar geliyor hikaye.
    demet akbağ’ın canlandırdığı karakterin ismi xate.
    1950’li yılların sonunda alfabede olmayan, ama kürtçe’de var diye x harfinin resmi yazışmalarda kullanılmasına izin verecek devlet?
    yapma sermiyan midyat!
  • eli ayağı düzgün , bir şeyler anlatmaya çalışan film,(bkz: türk sinemasına mahsun kırmızıgül etkisi) klişe espriler var ama güldürüyor.
    müzikler, doğu şivesi ve coğrafyası, demet akbağ olduğu için vizontele etkisi var, o yüzden demet akbağ'ın pozitif mi negatif mi katkı verdiğini tam karar veremedim. olarak oyunculuk güzel, bazı karakterlerde abartı var zaman zaman eğreti dursa da, eğlendim verdiğim paraya da üzülmedim.
  • filmi izlemeden, sadece teasar'lar aracılığıyla bile sermiyan midyat düzenli olarak film çeksin tepkisini verdirten filmdir.
  • izleyici bir filmden ne bekler ?

    bu sorunun cevabı şüphesiz izleyeceği filmin türüne göre değişiklik gösterir. filmin türü gerilimse gerilmeyi, komediyse gülmeyi mesela.

    hükümet kadın filminin türü komedi diye geçmesine rağmen izleyiciye salt komediden çok daha fazlasını vaadediyor.

    sermiyan midyat, ay lav yu filminden sonra bir kez daha hem yazıp hem yönetiyor ve yeşilçam klasiklerini andıran "hükümet kadın" ortaya çıkıyor.

    --- spoiler ---

    film yağmur duası sekansı ile başlıyor. daha ilk sahneden bir yeşilçam efsanesi olan züğürt ağa’ya yapılan göndermeler izleyenin içini ısıtıyor, kahkahalar attırıyor. aynı anda yapılan geçişlerle gösterilen belediye başkanı aziz veysel’in haklı yakarışları seyircinin kafasını karıştırıyor ve dogmatik düşüncelere eleştiri getiriyor.

    aziz veysel’in beklenmedik ölümünden sonra adeta xate’nin bir antitezi olan, filmin kötü adamı faruk’un belediye başkanlığına göz koymasıyla film hızlanıyor. iyi ve kötünün kadim savaşı seyirciyi filme daha da çekiyor ama midyat’ın aklı başında adamlarının faruk’a bir oyun oynayıp xate’yi belediye başkanı ilan etmesi, iyinin hile yapmasına pek alışık olmayan seyirciyi şaşırtsa da mutlu etmeye ve olacaklar hakkında meraklandırmaya yetiyor.

    bu işi kocası aziz veysel’in bir emaneti olarak gören xate’nin işe dört kolla sarılması ve midyat’ın sorunlarını çözmeye çalışması seyirciyi umutlandırırken güldürü unsurlarına da zemin hazırlıyor. kocasının hatırası olan ve filmin en önemli ögelerinden biri olan köstekli saat çalışmaya devam ettikçe xate’nin de aziz veysel’in yaptığı gibi namuslu bir şekilde ilçeyi yönetmeye çalışması, suyu halka ulaştırması, aşka sadakatin ölümle son bulmadığını ve adaletin tek bir insan ile değil genel güzel ahlak anlayışının varolmasıyla devamlı olacağını seyirciye hissettiriyor .
    anadili kürtçe olan yabancı dil olarak da türkçe bilen insanlarımızın yaşadığı bu ilçede hem inanç hem de düşünce yönünden var olan hoşgörü günümüz türkiye’sine bir umut oluyor izleyenin gözünde.

    sahne geçişlerindeki akıcılık ve kurgudaki sağlamlık ile mustafa preşeva’nın filme etkisi çok net görülebiliyor ve seyirci filmden bir an bile kopamıyor. cem yıldız’ın müzikleri ise hikayeye çok uygun ve sağlamlık katar nitelikte.

    --- spoiler ---

    hükümet kadın her ne kadar darbe klişesini içinde barındırsa da günümüz türk sineması’nın çerezlik filmlerinden bıkmış bünyeler için yeşilçam’dan taze bir nefes.

    kaynak: http://www.sinematr.com/…umet-kadin-incelemesi.html