şükela:  tümü | bugün soru sor
  • zorla kendini devlet başkanı yapmaya uğraşan sayın cumhurbaşkanımızın açıkladığı, ülkenin kalkınma, ekonomik güvenlik, strateji ve yatırım umutlarıdır.

    başta tayyip bey olmakla birlikte, hükumet yöneticilerinden hiç kimsenin ders almadığına emin olduğum açıklama.

    yıllardır devletin topladığı vergilerin bir kısmı, devlet iştiraki olan inşaat firmaları tarafından "yatırım" adı altında betona gömüldü.

    onun haricinde yine inşaat firmalarının bankalardan, tayyip beyin emri ile aldığı paraları toprağa gömmesi. akabinde vatandaşın da bu projelerden ev alabilmek için, aynı bankalardan kredi alması ve ödeyemeyerek bankaları, aynı zamanda hazineyi borçlandırması.

    sanki yıllardır bu sektör çok gelecek vaadediyormuş gibi, açıklanan eylem planında yine konut ve inşaat sektörüne imtiyazlar sağlanması, cidden çok korkutucu bir hale geldi.

    350bin liralık ev için -ki en uygunu istanbul'da bu fiyatlarda- 120ay vadeli kredi kullanımında geri ödeme 900bin tl, 240 ay vadede ise 1,5milyon tl civarında.
    asgari ücretli birinin bunu ödemesi imkansız. ayda 5bin tl kazanan birinin de ödemesi imkansız.
    doğal olarak imtiyaz sağlanan inşaat sektörünün aldığı para, tüketicinin alım gücü olmadığı için batak durumda.
    bir de emlak bankası 17 yıl sonra konut proje için aktif duruma geldi. bakalım bu bankalardan hangisi batacak.

    gelelim açıklanan maddelere ve fikrimce düşüncelerime;

    - kanal istanbul için taşınmaz devri ve planlama çalışmalarının tamamlanması, (tamamen parayı betona gömme ve yandaşların zengin olması için yapılacak projedir. aksini iddia edebilecek bir allahın kulu olamaz. doğanın tahrip edilmesinden bahsetmiyorum bile.)
    - 5 millet bahçesinin tamamlanması, 6’sı için temelin atılması ve 22’si için projelendirme çalışması yapılması, (şehirlerin merkezlerinde bulunan en yeşil ve en doğal alanları yok edip, yıkılan tesislerin yerlerini yeşillendirme projesi. var olanı yok ederken üzülmeyen insanların, bunlar için sevinmesi içimi acıtıyor mesela)
    - kentsel dönüşüm kapsamında 17 bin konut ve işyerinin yapımı tamamlanması, 16 bini için temeli atılması, 18 bin 750 konut için projelendirme aşamasına geçilmesi,(tarlabaşı ve fikirtepe'deki gibi yerleşik halkı yerinden etmeden, 500 hanelik sokağa, 3000 konut dikmeden yaparlar umarım)
    - kamu konutlarının ekonomiye kazandırılması,(polis evleri ve tesisleri, askeri alanlar, lojman arazileri vs gibi yerler geliyor aklıma. inşallah değildir)
    - şehit aileleri, ihtiyaç sahipleri için 60 milyon lira faizsiz konut kredi desteği sağlanması, (kızacaksınız ama suriyelilere harcanan 10milyar dolar paranın, ne kadarının bize, ülkemize faydası oldu? )
    - dar gelirli için 15 bin 523 konutun satışı ve 15 bin 506 konutun ihalesinin tamamlanması, (eğer ömrünü krediye bağlamayacak ise bu güzel)
    - yapı ruhsatlarında imza sayısının 1’e düşürülmesi, (rüşvet oranı da düşer)
    - tapu kadastro yurtdışı teşkilatının kurulması, (bunu hiç anlamadım, amacı umarım faydalıdır)
    - taşınmaz değerleme sistemi’nin kurulması, (eğer doğru anlıyorsam, devletin vergilendirme sistemi için güzel bir uygulama olacak)
    - mülkiyet hakkını koruyan, şeffaf bir imar rejiminin altyapının kurulması, (imar barışı kapsamında bir korunma olduğunu düşünüyorum)
    - kaynak ve zaman tasarrufu için e-haciz sistemine geçilmesi,(heh! aradığım tam da bu! teknolojinin tuvaletten çıktığı dönemdeyiz, her şeyi kağıttı imzaydı evraktı uğraşıyoruz. süreci hızlandırın abi. tek tık ile haciz koyun, tek tık ile kaldırın. yaz, onayla, gönder, dosyaya ekle, sisteme gir. sadece zaman kaybı)
    - yatırımlar için arsa ihtiyaç analizinin yapılması, (hiç yanlış anladığımı sanmıyorum, devletin satacağız araziler ile ilgili. yatırım denmesi de beton işte)
    - ekonomiye kazandırmak için 13 bin kilometrekarelik tescil harici alanın belirlenmesi. (üsttekinden hiçbir farkı olmayan, arazi statüsünün değiştirmekten bahsettiklerini düşüğndüğüm durum.)

    bir tane fabrika yok, bir tane tesis yok, bir tane üretim alanı, yenilenebilir enerji kaynak yatırımı yok.
    olanlar da yabancılara ihale edilmiş durumda.

    33 yaşındayım ve geleceğimden endişe ediyorum. evimdeki yatağımı değiştirmeyi düşünüyorum, siktir et lan dursun paran, ne olacağı belli değil diyorum.
    ama yine de bir ümidim var. belki bir sabah uyanırlar, böyle olmuyor arkadaşlar, eski sisteme geçelim, milletin söylediklerine kulak verelim, bir de böyle yapalım derler belki.

    yalnız çok zengin bir ülkeyiz, 10 yıldır bitmedi, batmadı.
  • ilk eylemi doları 6 liranın üzerine çıkarmak galiba.
    hızla bu planlarına doğru gidiyorlar damatla beraber.

    allah yar ve yardımcıları olsun.
    böyle devam etsinler.
    su veren itfaiyenin hortumu götümüze girdi, zevk almaya başladım bile!
  • 100. gün ülkeyi komple batırma hedefi taşınmasından şüphelendiğim sistem.

    (bkz: 100. günün şafağında mekke'ye bakın)