şükela:  tümü | bugün
  • bu kendi güzel sesi güzel arkadaşımızın bütün yorumlarının bulunduğu şöyle de bir sitesi var: http://hulusigokmese.tr.gg/
  • neşet ertaş (toprak) ile kimsenin adını yanyana anmak olmaz ama...
    ama denmesini sağlayan bi şey var sanki saz ve sözünde.
    ismail altunsaray ile bi araya gelseler dadından yenmez
  • neşet ertaş 1. altın bağlama ödül töreninde en genç yetenek ödülü kazandı ki bu daha başlangıç.
  • 1984 ankara doğumlu olan hulusi gökmeşe, öğrendiğimize göre pek yakında tamamı kendi türkülerinden oluşan bir albümle arz-ı endam edecek. bekliyoruz.
  • başarılı bir bağlama icracısı ve türk halk müziği yorumcusu olan, ayrıca tam iki yıl önce kendisini dinlemeye başladığımda, internette daha kaliteli türkü paylaşımları bulunan anadolu insanı.
    bu iki yıllık süreçte youtube'da kendi adıyla açtığı kanaldaki paylaştığı videoların tamamını sildi. şimdi youtube'a baktığımda, farklı bir çok kişi tarafından videolarının paylaşıldığını görüyorum. hem icra hem de yorumunda, önceki videolarındaki performansının oldukça gerisinde olduğunu gözlemledim. inşallah bu yeteneğini tamamen ticari kaygılarla heba etmez. çünkü ben kendisini, türkiye'de neşet ertaş usulü bağlama icrasını neredeyse kusursuz olarak başarabilen nadir bir sanatçı adayı olarak tanımıştım.
  • karacoğlan, muharrem ertaş, aşık veysel, -bayram aracı, ramazan güngör.........- ve nihayet neşet ertaş'la son bulduğu zannedilen kültürel hazinenin yaşayan canlı örneği... allah neşet ertaş'ın ardından dökülen gözyaşlarının hürmetine bu millete kıyamadı,, ve "hulusi" yi hediye etti... kıymetini bilip pamuklara sarıp, kuş sütüyle beslememiz gerekirken,,, sadece ve sadece müziğiyle uğraşabilmesi için ne lazımsa yapmamız gerekirken, bir hastanenin radyoloji servisine gömüyoruz... söz yazmasın, türkü havalandırmasın diye de her gün üzerine toprak atıyoruz... allah'ım biz ne "nankör" milletiz!.. kültür bakanı da 'ben bakanı'm diye ortalıkta geziyor... yazık bu ülkeye... arif sağ, orhan gencebay, ya da ne bileyim konservatuarlarda bu değerlere sahip çıksınlar diye beslediğimiz, otorite diye kimine servet, kimine maaş verdiğimiz, çoluk çocuklarını rızıklandırdığımız insanlar "hulusi" yi kucaklayıp hak ettiği yere çıkaracaklarına; internetteki videolarını kıskanç kıskanç izleyip, "inşallah kimse farketmez" diye hasetleniyorlar.

    "neşet ertaş" a da aynısını yapmadılar mı?... öldüğünde de cenaze namazında ön saflarda yer almak için birbirlerini ezmediler mi; kanal kanal televizyonları dolaşıp "ne badem gözlüydü" diye bilirkişilikten prim devşirmeye kalkmadılar mı?
  • iki yılı aşkın bir süredir kendisini büyük bir heyecanla takip ediyor ve zevkle dinliyorum. artık bir icmâl almanın zamandır: sesi, tavrı, icrası, mütevazılığı, kibarlığı, gerçekten takdire şayan. dahası, kendisinin de her fırsatta söylediği gibi büyük bir neşet ertaş hayranı. zaten neşet'ten sonra onun türkülerini en güzel havalandırılanlardan biri (ve hatta birincisi); ki sonuna kadar hakettiği çok kıymetli bir ödülü de var: neşet ertaş 1. altın bağlama en genç yetenek ödülü. zaman zaman "hls" mahlasını kullanan hulusi gökmeşe'yi bu kadar kıymetli yapan iki ana özelliği var: icra uslûbu ve de söz yazması.

    ilk olarak icrasına değineyim: bir ses sanatkârının söylediği eserin içerisine girip, eserin bütün duygularına hâkim olup bunu kendisinin kılması, nadiren görülen son derece kıymetli bir kâbiliyettir. gökmeşe'nin tam olarak yaptığı bu. mesela bozkırın tezenesinin bir türküsünü alıyor, ustanın tavrına büyük bir saygıyla lâkin sadece o tavırla da kalmayıp türkünün kılcak damarlarına nüfûz ediyor (dilimin ucuna sürekli aufhebung kavramı geliyor ama hegel kızar diye kullanmıyorum). zaten kendisini dinleyenler de "abi helal olsun tam neşet ertaş gibi" diyerek, hulusi'deki bu içerip aşma kabiliyetini hissediyorlar ama tam olarak farkında adlandıramadıkları bu yeni durumu (ki o hulusi gökmeşe oluyor) anlayabilmek için için geçmişin güçlerini (ki o da neşet usta oluyor) yardıma çağırıyorlar (hegel'in ardından marx'ın da kızdırmasam keşke). kaldı ki gökmeşe'nin bu kabiliyeti sadece türkülerle de sınırlı değil. mesela, türkü formatının dışında seslendirdiği zeki müren'in dünya yansa yorganım yok içinde adlı eserini icrasını alın ve zeki müren'le kıyaslayın. sanırım şimdi ne demek istediğim daha net anlaşılmıştır. dolayısyla hulusi gökmeşe'nin, taklide düşmeyip kendi tavır ve üslubuna sahip bir sanatçı olduğunu söyleyebilirim.

    gelelim ikinci özelliğine: büyük bir ustalıkla söz yazıyor. aslında "türkü yazıyor" demeliydim, zirâ gözünüzü seveyim şu (#35771813) yazdıklarından herhangi birine bir bakın da niye böyle dediğimi görün. türkü yazmanın ise literatürdeki adı bellidir: ozanlık.

    şimdi, yukarıda belirttiğim iki ana özelliği baz alarak gökmeşe'yi, halk müziği geleneği içerisinde konumlandırmaya çalışayım: pir sultan abdal, karacoğlan, aşık veysel, muharrem ertaş, hacı taşan, çekiç ali, neşet ertaş, şemsi yastıman, daîmî, sümmanî, özlemî, ruhsati, kul himmet, refik başaran, mahzuni şerif ve muhlis akarsu... bu ozanların izinden gittiğini ve bunları rehber edindiğini zaten kendisi söylüyor. diğer taraftan da nuh akgün, bayram aracı, erdal erzincan, erol parlak, nazlı öksüz, aysun gültekin, gülşen kutlu, nuray hafiftaş gibi kıdemli icracılardan tevarüs etmiş olduğu bir icracılığı da söz konusu.

    biraz daha günümüze gelip ismail altunsaray, tufan altaş, özlem taner, gonca akyar, seval eroğlu, fatma şahin (bkz: #49170153), duygu akyıldız, mircan kaya, cem doğan, cem çelebi, uğur küçük, tahir palalı, mahmut cemal sari, sedat yavaş, mesut dağlı, sait meşe, erhan uslu, erkut özkan, fatih tosun gibi dönemdaş ve (aşağı yukarı) akranlarıyla da kıyaslayabiliriz. bu son saydıklarım arasında örneğin erkut özkan gibi, cem çelebi gibi kendi besteleri olan bazıları olmakla birlikte çoğunluğunun asıl istidadı icracılıkla sınırlı. zaten hulusi gökmeşe'yi kıymetli yapıp kendi dönemdaş ve akranlarından ayıran husus, icracılığını ozanlığıyla mecz edip ustalıkla birleştirmesinde. yolu açık olsun...
  • bilenler bilir , izmitte teknelerdeyiz. üst katta ince ince demleniyoruz. derken aşağıdan bir bağlama sesi.. öyle bir çalınıyor ki bağlama , tezenesi , tavrı.. sıradan olmayan, özel bir şeyler var belli. akabinde duyduğumuz o müthiş ses. kayıtsız kalmak ne mümkün , masayı öylece bırakıp doğruca aşşağıya indik. dostlarıyla oturuyorlar, o söylüyor herkes huşu içinde dinliyor, eşlik ediyor. hemen arka masalarına oturduk tabii. ve sonrasında saatler süren türkü ziyafeti. çalıp söylediği her eseri ayrı hayranlıkla dinledik. isteğimizi sorup icra etme tevazusu için ayrıca teşekkür ediyoruz kendisine.
    tanım: gerek sazı gerek sözüyle mükemmel bir yorumcu
  • düzenlenmiş olan genç neşetler ustasının izinde* yarışmasında öncelikle yapılan halk oylamasında açık ara en fazla oyu olarak ilk 12 arasına girmiş ve finale katılmaya hak kazanmış, dün akşam düzenlenen finalde ise jüri karşısında sergilediği icra ile 1. olarak genç yaşında başarılarına bir yenisini daha eklemiş, neşet ertaş türkülerini ustanın tavrına en yakın havalandıran yegane isim olduğunu bir kez daha göstermiştir.