şükela:  tümü | bugün
  • ferhunde hanimlar dizisinde nevzat'in arkadasi mujgan'i oynayan, simdi ise bizim evin halleri dizisinde evin en kucuk kizi ismet'i oynayan basarili tiyatrocu
  • yüzünden masumiyet akan ,pek güzel olmasa da şirin olan hatun.
  • bizim evin halleri dizisinde kizi cagla irmak (dizideki adi anatolya) ile birlikte oyniyan, etrafindaki herkese pozitif enerji veren, ortami senlendiren, sirinmi sirin, komik mi komik ve isini cok iyi yapan insanlardan biri. ozledim seni
  • sempatik bir kadın. ayrıca televizyon dizilerindeki başarısının yanında suç ve ceza'da sonya'yı başarıyla canlandırmıştır.
  • bircok tiyatro oyunun ve televizyon dizisinin yani sira gecen yilbasi bikac gunlugune televizyonlarda gosterilen telsim reklaminda oynamistir.
  • kendisi hakkında sayıca az, muhteva itibariyle o kadar çok yazı neşredilmesinden dolayı bu entrynin muharriri kendisini yetersiz hissetmektedir. lakin o kadar başarılı, o kadar hoş, o kadar enerjik, o kadar ince ki... insan hayran olmadan, -haddine düşmeden- kendisini takdir etmeden duramıyor. kendisini ilgi, zevk ve hayranlıkla izliyoruz.. ve bu izleme eylemini yıllarca devam ettirmek istiyoruz.
  • hala kanal 1 ekranlarında bizim evin hallerinde izlenebilecek iyi oyuncu,ayrıca güzel oyuncu.kendisini tanımasam da yıllardır hafta içi hergün görünce insan daha bir seviyor,daha bir beğeniyor oyunculugunu.
  • çocukluğumun korkuluğu. burnuna kelebek konunca canlanır gezmeye başlardı. pek hazederim kendisinden. sarı saç yakışmış lakin yaşını olduğundan büyük göstermiş.
    yaşasın doğallık.
  • 1966 doğumlu oyuncu.

    ilginç de bir eğitim süreci var bence. kendisi ortaokuldan sonra beş yıl okumak üzere, normalde giriş yaşı 16 olan ankara devlet konservatuarı'na seviye sınavına tabi tutularak 13 yaşında girmiş. ikinci sınıftayken okul hacettepe üniversitesi'ne bağlanmış ve eğitim süresi dört yıla inmiş. lise bitirmek de mecburiymiş. konservatuarda okurken aynı zamanda liseyi dışardan bitirerek, 17 yaşında hem liseyi hem de üniversiteyi bitirmiş.
  • çocuktum, hiç tiyatro görmemiş küçük bir sahil kasabasında her gün ferhunde hanımları izler ve oyuncularını bir gün gerçek hayatta da tiyatro sahnesinde izleyeceğimi hayal ederdim. daha sonrasında belki yüzlerce tiyatro oyununa gittim, ancak bugün itibariyle hayalimi hülya gülşen ırmak'ı şahane düğün'de izleyerek gerçeğe dönüştürebildim. sanki o çocuk halime geri döndüm bir anda. tiyatronun çıkışında kimsecikler kalmamışken, önümüzden sevimli bir gülümseme/selamla geçti, "sizi izlemek benim çocukluk hayalimdi" diyemedim, utandım. belki de ben ilk defa bu gece bir tiyatro seyircisi olabildim. sahne ile özdeşleşebildim. hülya gülşen ırmak bu özdeşleşmenin sebebidir.

    ve ayrıca, bir insan hep mi genç kalabilir?