şükela:  tümü | bugün
  • 80'ler etkisinde yeni bir indie pop mu desem synth pop mu desem, arada kalmış tarzlarıyla gelen ama güzel müzik yaptıkları kesin bir grup. yakın zamanda patlamaları bekleniyor bu genç ingilizlerin.

    haklarında bilgi.
  • better than love adlı şarkıları ve bu şarkıya çektikleri klip oldukça güzeldir. kullandıkları enstrümanlar ve vokalin sesini kullanma tekniğiyle muse'u anımsatmaktadırlar.
    (bkz: muse)
  • su siralar alman radyolarinda "wonderful life" ile sik sik kulaklarimizin pasini gideren grup.
  • dün absoulute radyoyu dinlerken hayatımın en muhteşem tesadüfünü yaşatan grup. wonderful life çalıyormuş playlistte, duymamla tüm bünyeme türlü renkler hasıl oldu, uzun süredir herhangi bir şarkıya hissetmediğim "ilk duyuşta aşk" haliyle kendimden hayli geçtim. hurts'ü, endless loop'ta yıllarca usanmadan dinlemek istiyorum. amin. şarkı içimde hala çalıyor.
    grup için söylenebilecek çok şey var. kemik bi sound, 80'ler soundu ama zamana meydan okur. yıl 2010, new wave dinamik ama soğukkanlı,
    duygulu ama yapışkan olmayan etkisiyle hele bu sıcak yaz günlerinde bi mojito etkisi yaratıyor. pet shop boys ve depeche mode abilerinden çok etkilendikleri kesin ama taklit değil. güçlüler ve çok sevilecekler .
  • bu yılın en şahane albümü olan happiness'ın ve bu yılın en şahane şarkısı olan wonderful life'ın sahibi ingiliz grup.

    almanya, avusturya ve isviçre ve rusya'da çılgınlar gibi popüler olma yolunda. danimarka ve belçika'da da ses getirmiş durumda.

    böyle de manyak fanları oldum heriflerin tabii.
  • oldukça tarz klipleri var, "cooooooool" diye bağırmak istiyorum açıklayası kelime yok.

    http://vimeo.com/13778440
  • (bkz: #20347263)
  • manchester çıkışlı, theo hutchcraft ve adam anderson'dan oluşan grup. bazıları kendilerine yeni depeche mode diyor, bazıları yeni çağın pet shop boysu diyor, bazıları da sadece pop diyor. ama benim için biraz daha fazla bir grup hurts. aslında sadece dün mtv de izleyip albümlerini dinledim. 453768645 kere filan. albüm her başa aldığımda farklı hissiyatlara sürükledi beni. sözler de öyle çok felsefik değil aslında ama insanın ta içine dokunmayı başarıyorlar. şöyle diyor adamlar mesela:

    "you've got to lose inhibition, romance your ego for a while"

    bir de bu laflar theo hutchcraft'ın sesiyle birleşince, derinizin altına giren şarkılar oluşmuş. bana göre happiness albümü, her şarkısı güzel albümler listesine en başlardan girmelidir. hem de hiç bir tereddüt olmadan.

    bir de devotion adlı şarkılarında kylie minogue kendilerine eşlik ediyor. confide in me coverlarını duyup da jest mi yaptı yoksa onlar mı bu inceliğe teşekkür için o şarkıyı coverladılar orasını bilemiyorum.
  • o kadar iyiler ki silver lining'i atlayıp diğer şarkılara geçemedim günlerdir. neredeydiniz lan bunca zamandır?