şükela:  tümü | bugün
  • woody allenın evlilik kurumu hakkındaki goruslerini, endiselerini, nevrozlarını (bkz: trademark) nakleden film. diger filmlerine nazaran belgesel havasında cekilmistir.
    kısacası: evlilik kurumu ve getirileri/ goturuleri her yigidin harcı degildir demeye getiriyor. (bkz: sun li)
  • olaya şöyle giren film:

    tv: einstein was then celebrating his 70th birthday and there was a colloqium given for him..he said "god doesn't play dice with the universe."

    woody allen (gabe): "no, he just plays hide-and-seek."
  • filmde teenage bir kiza asik olan woody allen evliligini catirdadiginin sinyallerini verir. mia farrowla birlikte rol aldigi son filmidir. woody'nin takildigi ogrenci rolunde juliette lewis harikadir, mukemmeldir, guzeldir.
  • (bkz: kocakari)
  • seslendiren kendisi midir bilemeyecegim ama filmin basinda ve sonunda cole porter'in tariflere sigmaz what is this thing called love'i calar ki daha izlemeden adami filmin icine dusurur..
  • yan karakterleri ile de aklınızdan silinmeyecek bir filmdir.
    gerek juliette lewis'in canlandırdığı yaşlı erkeklere düşkün genç kız karakteri, gerekse liam neeson'un canlandırdığı sempatik, hassas michael karakteri her ne kadar bu film sırasında çok göze çarpmıyor olsa da woody allen'ın gözlem gücü hakkında inanılmaz bir bilgi vermektedir.
    özellikle michael çok düşündürücü bir yan karakterdir. yaratılan bu karakter o kadar etkileyicidir ki, filmi izledikten sonra yıllar boyunca karşılaştığınız birçok insanın içten içe bu karakterde olduğunu farkedersiniz.
    yakışıklı ve kültürlü olduğu halde çok çabuk etkilenen, çok duygusal, birine aşık olduğunda ona bütün gücüyle bağlanan, bağlanmaya ihtiyaç duyan, kendisine acı çektiren, yumuşak bir erkektir michael. izlerken hem kendisinden etkilenirsiniz, hem de kendisine acırsınız.
  • woody allen, bir evlilik yasamindan sahneler isimli, pek bir basyapit olan ingmar bergman filminden etkilenerek yazmistir senaryosunu.
  • sirf dahi kamera kullanimi sayesinde evli ciftler arasindaki komunikasyon eksikligini cok hos bir sekilde gosteren film. kameranin bir masa etrafinda oturan ciftlerin etrafinda dolandigi bir sahne vardi bunda ki tek basina seyretmeye degerdi. bir de bu filmde hungarian pastry shop gorunur.
  • ayrıca sydney pollack'in ve özellikle judy davis adlı süper varlığın kendilerince parladığı filmdir. filmde allen ve farrow'un evliliğine yansıyan prototip evlilik onlarınkidir.
  • woody allen’dan evlilik ya da yıllanmış ilişkiler üzerine pesimist bir manhattan güzellemesi. birileriyle birlikteyken ya da evliyken herkesin aklından geçen “ya şimdi bekar olsaydım?” sorusunun cevabını evli iki çift ve ilişki yaşadıkları/yaşamaya çalıştıkları/yaşamayı düşündükleri yan karakterlerle arayan film özellikle judy davis’in canlandırdığı sally karakterinin eski kocasıyla konuştuğu sahnelerle ve woody’nin canlandırdığı gabe karakterinin kitabında yarattığı karakterleri filmde görmemizle kendinden yaklaşık beş yıl sonra gelecek, muhtemelen woody’nin son 10 yıldaki en iyi filmi olan deconstructing harry’e hazırlık filmi gibi duruyor. gabe’in sorunlu kadınlarla ilgili söylediği “see, i will always have this penchant for what i call kamikaze women. i call them kamikazes because they, you know they crash their plane, they're self-destructive. but they crash into you, and you die along with them.” güzellemesi gibi klasik woody repliklerini içeren film, ilişkilerdeki çalkantıları, iletişim eksikliklerini, en basit insan dürtülerini diyaloglarıyla vermesine alıştığımız woody’nin bu filmde kamerasını işin içine fazlasıyla katmasıyla karı kocalar woody filmografisinde farklı bir yerde duruyor.