şükela:  tümü | bugün
  • şu anki adana hükümet konağı binasının çevresinin kale gibi duvarlarının olmasının ve polis sayısının bin kişi kadar olmasının yegane sebebi bu beyefendidir. elinin altında olan komiser yardımcısı polisler bile arkasından çok güzel şeyler söylemiyor. nasıl bir lanet var ki adana üzerinde hep iktidarın gözü kulağı olan adamlar buraya vali oluyor.

    (bkz: oğuz kağan köksal)
  • kendisi öncelikle görev aldığı daha önceki illerdeki kadınlara yönelik davranışlarının hesabını versin.

    bu arada halkın duyarlılığı demiş, önce halkla bütünleşsin. halkıyla sıfır iletişimi olan adana valisidir kendisi. yüksek duvarlar ardındaki konağından valilik binasına gider gelir.

    ayrıca müfettişken yapmış olduğu iyiliği ( tayyip'i aklamak) vali olarak geri almıştır.

    lan sanane arkadaş ya? kızlı erkekli kalır kalmaz, ailesi buna izin verir vermez sa-na-ne! başka işin güvün mü yok, asıl görevini yapıp şu adana'ya hak ettiği değeri verin arkadaş yeter.
  • başbaganım istesin çocuğumu keserim modunda bir badem bıyık.
  • akp adana il başkanı
  • (bkz: #14171064)
    kizarmayan yuz kizarmiyor iste...
  • mülki idare amirliğini yaptığı ilde, vatandaşa ettiği hakaret nedeni ile "serbest çağrışım"ın vücut bulmuş hallerinden biri olarak dimağlara yer edecek olan şahsiyet.

    hemen birkaç isim geldi aklima, böyle cagrisimlara sebep olan;
    tokat: sevda demirel (ne dedin sen ha, ne dedin sen)
    alevilere hakaret: güner ümit (malum kizilbas espirisi (!)
    pezevenk: kompela (muhabire, arkadaşı için yaptığı masumane "bana pezevenk diyo" sikayeti... ve "arkadaş arkadaşın kompela'sıdır geyikleri)
    kaset: gülben ergen
    gibi...

    gavat kelimesi de sayın (!) valiyi cagrıştiracak bundan böyle. aman gg olmasın entari; serbest cagrisima göre yani...
    yapacak bisey yok vali bey,
    kendi düşen ağlamaz!
  • http://i.imgur.com/xhs0mow.png

    gören de adana'nın kurtuluşunu hazretlerine borçluymuş gibi askerleri, pardon korumaları, ile tören alanına arz-ı endam etmiş. bu ne hava la? alt tarafı recep tayyip erdoğan'ın akbil yolsuzluğunu örtbas eden ekibin içindeki bir mülkiye müfettişi iken, muhtemelen hayatının sonuna kadar da böyle kalacakken, bir sihirli değnekle valilik koltuğu bahşedilenlerdensin. bu ne hava la? bir insan bedavadan elde ettiği koltuğun gücünü bu kadar hak ediyormuş kullanabilir mi? kullanabiliyorsa bunu nasıl içine sindirir?

    bu arada kendisinin bu koruma olayı yeni değil ha, gavat meselesinden beri. beyefendi ilk geldiğinden beri adana valilik konağının etrafını 5'er metrelik demir çitlerle çevreledi, eski uzunluk 1 metre ( hatta metro yapılırken mahalle sakinleri olarak valilik bahçesinden geçer gider işimize gücümüze bakardık.), üstelik vali evinin de duvarlarının yükseltiğinden de bahsetmeden olmaz. adam bir şeylerden korkuyor, alıp kendini kaçıracaklarından mı korkuyor, neyden korkuyorsun ağa bu kadar? bir devlet amiri kendini halktan bu kadar uzak tutar mı? kimsin arkadaş sen?