şükela:  tümü | bugün
  • ytü sehir bölge plan.böl öğretim görevlisi.
  • lisans ve yüksek lisans hayatım boyunca tanıdığım en modern görüşlü, gerçek kişilikli ve karakterli, gerçek bir değer, gerçek bir profesördür.
  • maldivler liginde vb sports takımında forma giyen türk futbolcu. garip ama gerçek. kendisi daha önce gökhan gönül ile birlikte gençlerbirliği oftaş takımında oynamış.
  • lisans hayatım boyunca gördüğüm öğretim üyeleri içinde, akademik ünvanına uygun hareket edemeyen insanların başında gelen, kaba, duygusuz, başarısız ve kendini beğenmiş profesör. bu özelliklerinin yanı sıra insiyatif almaktan acizdir. öyle ki kendisinin başkanlık yaptığı bölümde sözü en az geçen insanlardandır.
  • yazar-mış.

    destek yayınlarından çıkan 've sonra yol bitti' kitabında hayvana tecavüzü anlattığı bölümle ilgili bir change.org kampanyasında geldim. bunların türkiyenin gerçekleri olduğunun farkındayım ve yazarların özgür olmaları gerektiğini de düşünüyorum ama yine de inanılmaz rahatsız oldum yazdıklarından. yapılmayanı yapıp, aykırı olanı, rahatsız edeni yazınca kendini çok büyük bir yazar olarak mı gördü acaba?

    açıklama yapmış:

    "zorunlu açıklama

    birkaç gündür sosyal medyada bilinçli olarak insanlar yanlış yönlendirilip "ve sonra yol bitti" romanında yazdığım hayvan tecavüz sahnesinin özendirici olsun diye yazıldığı yönünde propağanda yapılmaktadır.
    öncelikle yaşanan gerçekleri saklayarak toplumun aydınlanamayacağı gerçeğini görerek, kabul etmesek de toplumda yaşanan olayları dile getirmenin herkes için bir görev olduğunu düşünüyorum.
    hayvan tecavüzü yaşanıyor mu? maalesef evet. bunu yazıp farkındalık yaratmaya çalışmam bazı insanlar tarafından "zoofil'e" varan tanımlamalarla hakaret boyutuna vardırılmaktadır ki bu kişi ve sayfaları yasal yerlere şikayet edeceğim.
    "tecavüz sahnesi açık ve detaylı yazıldığı için bazı insanlara rahatsızlık vermiş olabiilir, ancak duyulan rahatsızlığı başka mecralara taşıyıp yazarı, yayınevini ve okuru edep yoksunu, sapık ilan edip afaroz edercesine saldırıya geçilmesini bir yerlerden bilinçli bir yönlendirmenin sonucu olduğunu düşünüyorum. aklı selim, yüreği sağlam hiç kimse hayvan tecavüz sahnesini okuyup, hayvan tecavüzüne özenmez galiba.
    george orvell "bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşmışsa, gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder." diyor. biz toplum olarak gerçeklerden uzaklaştırılıp yaşananların hasıraltı edildiği bir yalan dünyada yaşatılmaya mahkum edildildiğimiz için yaşananların dile getirilmesi sanırım rahatsızlık veriyor.
    kitabın tamamı okunduğunda anadolu insanının hayvan sevgisi ve merhameti açıkça görüleceği gibi, hayvan tecavüzcüsünün yaptığının kesinlikle kabul edilmeyip, tecavüz edenin cezalandırıldığı görülecektir.
    kardeşlik, sürgün ve aşk temalı kitabın, yazılmaya cesaret edilmeyen olayları yazdığım iki sayfalık bölümünü okuyup oradan kötü çıkarımlarda bulunmak hem bana hem yayınevime hem de okurlara haksızlıktır. kitabın bütününü okuyarak yorumlanması dileğiyle,
    iyi okumalar."

    ben yazmak var, yazmak var diyorum. toplumun gerçeklerini yazıyorum demiş kendisi ama bir köpeği parmaklamanın detaylı ve açık şekilde yazılmasının kimseye, hiçbir toplum gerçeğine faydası olduğunu düşünmüyorum.
  • yazdığı satırları midem kalkarak, canım acıyarak okudum. zoofilinin bir edebiyat ürünü gibi kakalanmasına ses çıkaran insanları da mahkemeye vereceğini söylemiş. hayvana tecavüz böyle ballandıra ballandıra mı anlatılır? ne yazacağımı bilemiyorum artık ya. yemin ederim beynim yandı. övdüğünüz bu sapkınlıklar umarım bizzat kendi başınıza gelir.

    bu paçavrayı kitap diye basan destek yayınları da en az bu adam kadar suçludur.
  • ve sonra yol bitti kitabının yazarı.
    kitabın malum kısmını okuyunca hayatta olan biten gerçeklerden çok sanki bir fantazisini dillendirmiş gibime geldi.
    yazar var; seni raskolnikov'la birlikte havale geçirttirir, yazar var; köpeğe tecavüzü enacayipfantaziler.com tadında anlatır.
  • ne desem gg olcak yazar bozuntusu.
  • --- alıntı ---

    hayvanseverlerin hassasiyetini anlıyorum ama bir iki noktaya değinmek isterim. sizin mantığınıza göre hiçbir sinema filminde veya edebi eserde tecavüz, cinayet, savaş, kısacası suça ilişkin her ne tür eylem varsa bunlar da olmamalı. demek ki kozinski'nin boyalı kuş kitabını okusanız isyan edersiniz. ama anlattıkları gerçektir. kozinski o kitapta çocukken yaşadıklarını anlatıyor.

    sanat ve edebiyatta bir eylemin betimlenmesi onu teşvik ediyor anlamına gelmez.

    orhan pamuk'un benim adım kırmızı kitabında şeküre karakterinin 12 yaşındaykenki güzelliği, dudaklarından göğüs uçlarına kadar ayrıntılı bir şekilde betimlenir. nobel almış olan bu eser pedofiliyi mi teşvik ediyor sizce? hakeza, hatırladığım kadarıyla masumiyet müzesi ve kafamda bir tuhaflık kitabında da çocuk yaştaki kızlar ayrıntılı betimlemelere konu ediliyor. orhan pamuk sapık bir pedofili mi?

    edebi ve sanatsal eserler bir bütündür ve genel bağlamıyla değerlendirilmelidir. bu kitabı öncesi ve sonrasıyla okudunuz mu yoksa sadece o kısmı mı okudunuz burası önemli. yazarı ve yayınevini bilmiyorum ama sanmıyorum ki bu kitapta zoofili teşvik edilsin. böyle bir şeye kimse cüret edemez.

    --- alıntı ---
  • bence bir yazar kafasından ne geçiyorsa yazabilmeli. yazılabilecek en iğrenç şey olsa bile. sonuçta kimse size zorla kitap okutmuyor. eğer bir metinden bu kadar etkileniyorsanız bu adamın kitaplarını almayın, olsun bitsin.

    bir de, kitapta tecavüz sahnesi çok ayrıntılı anlatılıyor diyenler var. her yazarın üslubu farklıdır. ayrıca, yazar söz konusu olayı anlatırken olayı abartmamış, sadece "ne olduğunu" anlatmakla yetinmiş. bunu okuyucuyu olay örgüsünün içine çekmek için yapmış olabilir, ya da sırf canı öyle istediği için veya fantezisi olduğu için de. bu durumun kitabı eline alıp okuyacak olanlar dışında kimseyi ilgilendirdiğini sanmıyorum.