1. istanbul universitesi hukuk fakultesi hocasi prof.

    kedisever insan

    yaklasimlari dini olsa da humanist.
    ikiz kardesi tıp prof husrev hatemidir. iki kardes de cok agir ve kendilerine ozgu tonlamalariyla konusurlar.
  2. her daim küçük harflerle konuşan kişi. eski kitap hastası. sokak kitapçılarının sevdiceği. islâm ile teorik anlamda ilgilenir.

    oğlunu isviçre'de hukuk okumaya göndermişti bir vakitler.
  3. şer..i...hük...üm...ler...in...ce..le..nir...se...bun...lar....dah...ha...kol..ay...an...laş...ılacak...tır...
    şeklinde konuşan kişi
  4. türkiye'de mevlana hakkında konuşabilecek, felsefesini ve eserlerini hakkıyla yorumlayabilecek ilk 10 kişiden biridir. derin bilgi ve düşünce adamı olmasına rağmen kaprissiz, adam gibi adamdır.
  5. teşvikiye camii civarında hep karşılaşılan hayvansever hukukçu. öğrencilerine her zaman kapısı açıktır. hatta medeni hukuk dışında bir disiplinde araştırma yapanlara da yardımcı olduğu görülmüştür. isminizi sorarsa yandınız zira yarım saat esir alır sizi. önce etimolojik bir değerlendirme, ardından kimlerdensiniz muhabbeti. bildiğiniz yabancı dilleri öğrenirse sohbet uzadıkça uzar. bazı meslektaşlarının onu çok sevmekle beraber onun bu gevezeliğinden şikayetçi oldukları için odasının önünden geçmedikleri bilinmektedir. odasını bulmak da basittir zira amber kokularını takip etmek yeterlidir. ismet sungurbey ile birbirlerine yazdıkları dizeler kesinlikle okunmalıdır. bağlı olduğu üniversitenin rektörü ile başı belada olan hatemi'ye birçoklarının saygı gösterdiklerinin özellikle de vurgulanması gerekir. defalarca bülent tanör ile yürürken görülmüş olan hatemi hoca'ya dair en ilginç değerlendirmelerden birini hukuk yükseklisansı yapmakta olan bir alman yapmıştır. bundan yıllar evvel yirmiye yakın alman master öğrencisi istanbul hukuk fakültesi'ni ziyaret etmiş ve programlarında meydana gelen boşluk nedeniyle hatemi ile tanışmışlardı. kapısı çalınan hoca, bir doksan dakika türk hukuk tarihi hakkında seve seve konuşabileceğini belirtmiş ve şov yapmıştı. önümde oturmakta olan alman master öğrencilerinden biri diğerine, "yavaş da olsa benden daha iyi almanca konuşuyor, alman hukuk tarihini daha iyi biliyor ve tez konuma dair çok daha fazla şey okumuş" demişti. ne yalan söyleyeyim, o sınıfta olan hoca dışındaki iki türk, ben ve arkadaşım, gurur duymuştuk...

hüseyin hatemi hakkında bilgi verin