şükela:  tümü | bugün
  • şer..i...hük...üm...ler...in...ce..le..nir...se...bun...lar....dah...ha...kol..ay...an...laş...ılacak...tır...
    şeklinde konuşan kişi
  • akp'lilerin böylesine zarif, böylesine nazik bir adama nasıl da şerefsizce, hayasızca saldırabildiklerini görüyoruz bugünlerde.

    ben ki dinî muhafazakârlıkla yakından uzaktan alakası olmayan biriyim. hatemi hoca ile de hukukun pek çok alanında farklı düşünürüm. lakin ben bu adamdan ders alırken, kendisinden farklı şekilde düşündüğümü beyan ettiğim hiçbir konu için takaza yemedim. ki hukukun "eril hukuk" olduğunu savunan bir feminist olarak, onun islamî bakış açısından ne kadar uzağa düşebileceğimi tahmin etmek zor olmasa gerek. ancak kendisinde gerçek bir hukuk felsefesi nosyonu bulunduğu için, dinlemeye ve tartışmaya açıktır. önce olması gereken minimumu-çerçeveyi çizer, sonra şahsi fikrini beyan eder; tarzı böyledir. zaten böyle olduğu için sağcısından solcusuna her türlü öğrencisinin sevdiği bir hoca olmuştur. bilgisi, kültürü cabası olmak üzere, bir de hayvanseverdir bu adam; sırf kedilere olan muhabbeti yüzünden bile şu aktrollerin binini toplasan bu adamın tırnağı etmez!

    şimdi bu adamın tırnağı etmeyecek zavallılar, lince başlamışlar. o kadar zavallılar ki, kendisinin "siz bir ogün samast bulmakta zorlanmazsınız elbette, ama ben seksenime yaklaştım, ölümden mi korkacağım bu saatten sonra?" sözleriyle rezilliklerini onların yüzüne vurmuş olmasından bile bir şey anlamayabilirler. ama biz anlıyoruz. düpedüz "öldürürseniz öldürün, doğru bildiğimi saklayacak değilim!" diyor adam ve bu ilime bilime pek saygılı müslüman kardeşlerimiz bunu hazmedemiyorlar. onlar böyle dik duruşa alışkın değiller. bir insanın canı pahasına doğru bildiğini söylemesine de... "ben yalan söyleyemem, camide içki filan içilmedi" diyen imamı sürerler; "umudumu kestim, sadece daha kötü olmaması için dua ediyorum artık" diyen hukukçuyu linç ederler. tek bildikleri bu çünkü.

    sizin gibi pisliklerin adı sanı bile yok, ama bak, hüseyin hatemi gibi hocaların sağcısı solcusu, muhafazakârı feministi, toplumun her kesiminden destekçisi var. neden? çünkü insan olmayı başarmış. dilerim bir gün siz de o mertebeye gelebilirsiniz.
  • teşvikiye camii civarında hep karşılaşılan hayvansever hukukçu. öğrencilerine her zaman kapısı açıktır. hatta medeni hukuk dışında bir disiplinde araştırma yapanlara da yardımcı olduğu görülmüştür. isminizi sorarsa yandınız zira yarım saat esir alır sizi. önce etimolojik bir değerlendirme, ardından kimlerdensiniz muhabbeti. bildiğiniz yabancı dilleri öğrenirse sohbet uzadıkça uzar. bazı meslektaşlarının onu çok sevmekle beraber onun bu gevezeliğinden şikayetçi oldukları için odasının önünden geçmedikleri bilinmektedir. odasını bulmak da basittir zira amber kokularını takip etmek yeterlidir. ismet sungurbey ile birbirlerine yazdıkları dizeler kesinlikle okunmalıdır. bağlı olduğu üniversitenin rektörü ile başı belada olan hatemi'ye birçoklarının saygı gösterdiklerinin özellikle de vurgulanması gerekir. defalarca bülent tanör ile yürürken görülmüş olan hatemi hoca'ya dair en ilginç değerlendirmelerden birini hukuk yükseklisansı yapmakta olan bir alman yapmıştır. bundan yıllar evvel yirmiye yakın alman master öğrencisi istanbul hukuk fakültesi'ni ziyaret etmiş ve programlarında meydana gelen boşluk nedeniyle hatemi ile tanışmışlardı. kapısı çalınan hoca, bir doksan dakika türk hukuk tarihi hakkında seve seve konuşabileceğini belirtmiş ve şov yapmıştı. önümde oturmakta olan alman master öğrencilerinden biri diğerine, "yavaş da olsa benden daha iyi almanca konuşuyor, alman hukuk tarihini daha iyi biliyor ve tez konuma dair çok daha fazla şey okumuş" demişti. ne yalan söyleyeyim, o sınıfta olan hoca dışındaki iki türk, ben ve arkadaşım, gurur duymuştuk...
  • ne zaman "akıllı uslu, ilim sahibi, örnek gösterebileceğim" bir müslüman tanısam, tez vakitte kendileri hakkında tüm düşündüklerimi yerle bir edecek sözlerine ya da davranışlarına rastlıyorum. hüseyin hatemi de sağolsun, beni yine yanıltmadı.

    adnan oktar'dan fazla etkilenmiş olacak ki, 5 yıl içinde mehdi'nin gelip müslümanları kurtaracağından bahsetmiş. şöyle diyor:

    "hz. mehdi gelecek ve islam'ı karşılaştığı zulümlerden kurtaracak. kerbela olayının rövanşını alacak. istanbul'da ortaya çıkacaktır. peygamberimiz bunu bildiğinden hz. eyüp'ü istanbul'a mehdi'ye kılavuzluk etsin diye göndermiştir. hz. mehdi 5 yıl sonra gelecek. alametleri belirmiştir. allah bu gelişi görmeyi bana nasip eder inşallah."

    http://www.timeturk.com/…bul-da-ortaya-cikacak.html

    evet, hanginizi tutsam elimde kalıyorsunuz...
  • (bkz: slow türk)
  • "şu dağın ardında düşman var" sözünü bitirdiğinde ortalıkta hala görünen bir düşman yoksa inanılmaması gereken kişidir. eğer ki doğru söylüyorsa, o cümleyi bitirene kadar düşman çoktan etrafınızı sarmış olur.
  • gençken üniversitede yeşil komünist olarak tanınan hoşgörü adamıdır. enfes bir espri yeteneği vardır. kedilerine verdiği bazı isimler ebu mırmır, ibni mırnav'dır.
  • gerek fakülte hayatımda, gerek sonrasındaki avukatlık hayatımda çok hukukçu gördüm. kimileri çok zekiydi, kimileri çok tecrübeli, kimileri çok çalışkan. hatta bazen üçü birden ama "hükmün tadına varabildiniz mi?" diyen sadece bir kişi vardı, o da hocam hüseyin hatemi. bir insanın hukuku ne kadar sevebileceği ve sevene de hukukun aslında güzel bir şey olduğunu hissettirebileceğini ilk defa hocamda gördüm. belki bir çok hocamız böyle hissediyordu ama duygularını paylaşmıyordu, bilemiyorum. nihayetinde benim hukukun teorisine olan ilgili arttıran kişidir. saygı duyulası bir insandır ve hukukçudur.

    not: girdiği sınıflarda okuyucu-muvakkit seçer, bu kişi bir kanun maddesi okuduktan sonra "hükmün tadına varabildiniz mi?" diye sorardı sınıfa.
  • sahane bir insan ilk derse geldigimde sinifa nedimin bir siirini okuyup sonra da beni eliyle gostererek ne dedim demisti ve haliyle bilememistim hala da bilmem ama dersleri dort dortluktur bir kelimenin cok cesitli dillerdeki karsiligini verir(medeni hukuk taki medeni medine den gelir bu sehir demektir bilmem neyce de civitas ius civile kivile polis fransizca da.... almanca da .... osmanlica da..... kendisini cok seviyorum
  • "fakültenizi 4 yılda bitirirseniz 4 yılınız, 5 yılda bitirirseniz 1 yılınız heba olur" demiş kişidir.