şükela:  tümü | bugün
  • hüti 1982 yılında hacettepe üniversitesi güzel sanatlar fakültesi seçmeli dersler birimine bağlı olarak kurulmuştur. 1997 yılına kadar çeşitli oyunlar sergilemiş ve o yılın sonunda tüm üniversite öğrencilerine açık bir öğrenci topluluğu sıfatı kazanmıştır.

    hüti o yıllardan beri bir çok oyun sergilemiş, söyleşilere katılmış,diğer amatör tiyatro topluluklarının düzenlediği tiyatro festivallerine katılmış ve hem hacettepe üniversitesi içinde hem de diğer üniversitelerde tanınan saygın bir tiyatro topluluğu haline gelmiştir.

    kaynak: http://www.tiyatrohacettepe.com/
  • bugün gördük ki albay kuş isimli oyunu muhteşem bi şekilde sahneye taşımışlardır. hatta biraz daha abartıp, oyunun, oyuncuların yanında zayıf kaldığını bile söyleyebilirim. tebrik edilesi gerçekten...
  • 15. uluslararası ankara tiyatro festivaline albay kuş oyunuyla katılmış tiyatro topluluğu.
  • bu dönem behiç ak'ın hastane adlı oyununu sergileyecek olan tiyatro topluluğu. isteyenler 2-4 ve 17 mayıs tarihlerinde ankara sanat tiyatrosunda oyunları ücretsiz olarak seyredebilirler.
  • dün yalancı isimli oyunlarını izledik. çok güzeldi sürekli hopladılar, zıpladılar ama. *
  • bu akşam ege üniversitesi kültür sanat merkezinde lepraadlı oyunlarını izlediğim topluluk. valla ne yalan söyleyeyim uzun zamandır hiç bi şeyden bu kadar keyif almamıştım.

    ayrıca sevgili kral rolündeki çocuk, burayı okur musun okumaz mısın bilmem ama şunu söyleyeyim, çok tatlısın lan. ahsjsjddj.
  • öğrencilerden oluşması dolayısıyla çok enerjik olduğu hemen anlaşılan, yaptıkları parti kimin prova kimin bir organizasyona 5 dakika kadar rast gelmiş olduğum, birbirine ziyadesiyle bağlı insanlardan oluşan hacettepe üniversitesi bünyesinde bulunan tiyatro topluluğudur.

    şimdi efendim, buraya neden geldim? geldim zira, kısa ve sarı saçları olan, konuşurken "r" leri vurgulamasıyla ayrı bir karizmatik olan arkadaş kalabalık içerisinde parıl parıl parlıyordu. e tabi kısa ve sarı saçlı, konuşurken "r" leri vurgulamasıyla ayrı bir karizmatik olan bu arkadaşı görünce ben de bu ışığa kapıldım haliyle. parti kurması durumunda oy verebilirim, tarikat kurarsa mürit olabilirim o derece.

    arada yoklayacağını umuyorum buraları ya da yoklayan birisinin ona uçuracağını, hoşça kal, kısa ve sarı saçları olan, konuşurken "r" leri vurgulayan tatlı kadın.

    edit: yine gördüm lan bugün, okulda. eli çenesinin altında öylece durmuş olanları izliyordu. göz göze geldik biran çok da parlak bakan gözleri vardı. hala kısa saçlı, yüzündeki tebessüm hiç sönmüyor. yalnız kalınca da aynı tebessümün devam etmesini dilediğim kişidir. hamletten bir alıntıyla sözlerimi sonlandırıyorum efendim.

    inanma istersen yıldızların yandığına,
    güneşin döndüğüne inanma,
    dogrunun ta kendisini yalan bil,
    ama seni sevdiğime inan ophelia.
    canım ophelia, beceriksizim şiir yazmakta,
    içimdekini kalıba dökme sanatım yok,
    ama çok, her şeyden çok seviyorum seni,
    inan bana ve tanrıya emanet ol.
    canı teninde kaldıkça,
    sevginle yaşayacak: hamlet.
  • dün zülfi livaneli'nin son ada'sını oynadılar, üçüncü gösterimdi sanırım.

    -tiyatro bilmeden- tüm oyunculara birer lafım var fakat en çok aklımda kalanları yazayım: çok fazla kadın oyuncu var, denge kurulamamış. bu seyirci tarafından fark ediliyor ve seyirci bu durumu düşünmeye başlıyor. bence kötü bir şey bu. belki seneye ben de gelir dengelemeye yardımcı olurum.* anlatıcı rolündeki arkadaşın daha çok çalışması gerek ama yine de kabul edilebilir düzeyde, sadece bir şeyler anlatırken bi an donup "hangi replikteydim?" diye düşünüyormuş gibi yapmasa daha iyi olur. yazar rolündeki arkadaşın aksanını anlayamadım, böyle önemli bir rolü neden aldığını hiç anlamadım. acaba yabancı kökenli mi, yabancı kökenliyse yabancı kökenli diye mi böyle bir jest yapıldı? diye kafamda bir sürü yabancı kökenli sorular yarattı. başkan bey güzel oynadı fakat tayyip'i mi oynuyor başka bir şeyi mi anlayamadım. seyirci ondan bir tayyip tiplemesi bekliyordu adeta. ara sıra bilindik tayyip replikleri söylese de "eyyy, inşaaalah, biz daha iyi biliriz" gibi şeyler kullanmadı. fakat böyle daha güzeldi, hem tayyip'miş, hem tayyip değilmiş gibi. tabii en cesur ve zor rolleri martılar almıştı. üç martı da çok iyiydi. hatta esmer martıyı bi an gerçekten uçacak sandım. suyumu attı falan, ehehe.. ben en çok yaşlı kadın rolündeki arkadaşı beğendim. mimikler harikaydı.

    dekor olmamasına rağmen mizansen güzeldi. okul topluluğa arka çıkmıyor diye duydum. olsun, daha çok hırslanın o zaman. iyiydiniz dostlar, aynen devam.