şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bulgar yazar georgi gospodinov'un ülkemizde yakın zamanda metis yayınları'ndan basılan kitabının adıdır.
    "insan bir süreliğine susmalı ve oluşan sessizlikte başka bir öykü anlatıcısının –bir balık, yusufçuk, sansar veya bambunun, bir kedi, orkide veya çakıltaşının– sesine kulak vermeli. arıların roman yazmadığını, örneğin, nereden biliyoruz? tek bir bal peteğini bile okuduk mu? veya balıklardan başlayalım. evrimin nasıl da büyük bir bölümü balıkların sessizliğinde kilitli duruyor, bizden önceki tüm o asırlar boyunca nasıl da çok bilgi biriktirmişler! bu sessizliğin derin, soğuk depolarıdır onlar."
  • --- spoiler ---

    ölüm biz olmadan olgunlaşan kiraz ağacıdır

    o bomba hiç bir şeyi yıkmayacakmış. evler olduğu gibi kalacak, okul olduğu gibi kalacak, sokaklar ve ağaçlar oldukları yerlerde kalacak, bahçedeki kiraz ağacı da olgunlaşacak, sadece biz orada olmayacakmışız. bugün okulda nötron bombasının sonuçlarını böyle anlattılar.
    talimatlar defteri, 1980
    sayfa 124

    --- spoiler ---
  • the new yorker yazarın hüzün kavramına bakışını ve ele alış şeklini şöyle açıklamış,

    " chronicling everyday life in bulgaria means trying to communicate bulgarian “sadness,” which is—to the extent that these things can be disentangled—as much a linguistic as a metaphysical dilemma. as gospodinov conceives it, the bulgarian word tuga (which his translator, angela rodel, renders as “sorrow”) is, like pamuk’s hüzün or nabokov’s toska, a word for which there’s no real equivalent in english. (maybe everyone imagines their sorrow to be untranslatable; maybe they’re right.) gospodinov’s tuga is “a longing for something that hasn’t happened … a sudden realization that life is slipping away and that certain things will never happen to you, for a whole list of reasons—personal, geographical, political.” this sadness isn’t unique to bulgaria, gospodinov acknowledges; in an age of austerity, it threatens to overwhelm the entirety of europe. but the idea of unlived lives has a particular resonance in a country where the horizon of possibility has so frequently been redrawn, and where the landscape is strewn with the ruins of “vague, abstract ideologies” and their failed promises, from decaying socialist monuments to the abandoned resorts and apartment complexes of the free-market real-estate boom. "

    yazar hakkında bir fikir edinmek isteyenler için yazının tamamı
  • “...yanılan bir kiraz ağacını donduran kar olarak dünyaya geldiğimi hatırlıyorum.”
  • komşu ülkelerin edebiyatına merak uyandıran kitap. balkan coğrafyasından güncel romancı ve öykücü önerecek varsa yeşillendirsin.