şükela:  tümü | bugün
  • hüzün dolması için ön şart insan olmaktır. hayatının her evresinde mutlu olmak insanoğlunun doğasına uymamakta maalesef. bugüne kadar bir tek polyanna çıkmış her dem mutlu, ki kendisi de sadece masallarda görünüyor bize.

    sadece et veya sadece ot yiyenlerin bir müddet sonra hissettiği/hissedeceği yavan tadı verebilir her duygu, duya duya duyargaları yorduysa. belki ekşi*, belki acı* ama illa ki çeşitli aromalar ister ruhumuz da. hüzün dolması tam da bu saatte afiyetle yenebilecek mezevari bir yemeğimizdir. yemeden önce kişi kendini hazırlarsa daha lezzetli olur, arka planda unbelievable truth çalarken bir kadeh yıllanmış acı içerek hazza hazırlanmanız mümkündür. (ikinci kadeh tavsiye edilmez ağır gelebilir) kadehi bitirdikten sonra atmayın yalnız, nasılsa kullanacaksınız eninde sonunda aynı kadehi. tek yaptığımız hayatımızda varolmuşları, varolanları ve varolacakları harmanlamak. acıyı boşalt, sevinç doldur; sevinci boşalt, pişmanlık doldur; pişmanlığı boşalt, umut doldur; umudu boşalt, hüzün doldur. ne mutlu dolana, doldurana.

    (bu kadar doldur boşalt sırasında hata olmaması kaçınılmazdır, arada sevinçle hüzün, acıyla pişmanlık karışabilir. boşverin, canınız sağolsun. onlar nasıl olsa dengelerler birbirlerini)
  • dante'nin bu konuyla ilgili çok güzel bir cümlesi bulunur;

    "geçmiş mutlu günlerin dertli iken anımsanmasından daha büyük acı yoktur."
  • hiç bir zaman boşaltmadignda psikolojini etkiliyor,kendimden biliyorum
  • son zamanlarda siklikla icinde bulundugum ruh halimi tasvir eden soz obegi.

    bir turlu kurtulamiyorum bu duygudan. mutluyum, aklim havalarda, hic bir sey umrumda degilmis gibi bi hava yakalamisken tam, hop giriveriyorum bu moda. en ufacik bir sey tetikliyor. ozellikle de bir sevdiginle bulundugun bir yerdeysen daha once, ayni yuksek butceli bir holivut filmindeki gibi flaşbekler yasayip o anlari hatirliyosun, huzun doluyosun. dedigim yer de avm bak, romantik bi yemek yedigin guzel bir yer filan degil, oralarda zaten durum cok ciddi. altiustu birlikte daha once gidip pirinc, hazir kek, puding filan aldigimiz yerler. ha bi de kefir var, bi arkadasi istemisti...

    neyse, bu hissiyat oyle bi sey ki, ben gibi donuk duygusuz bi adamin bile aniden gozlerini dolduruveriyor. sebep ne? sebep o, aklina geliyor iste sen ne kadar bastirmaya calissan da.

    sonra cikip bi pide gomeyim diye avm icinde ilerlerken zipirciklarla karsilasiyorsun. anne-babasi arkadan kosuyor onu yakalamak icin. annesine gulup el salliyor kaciyor o da. sen de gulumseyip izliyosun onlari bi sure, kendi geleceginle ilgili dusuncelerle. al iste bi huzun sebebi daha. geciyorsun gidip pideciye variyorsun. huzun duygusu tavan yapiyor. o pidecide alti ustu birlikte pastirmali pide yemistin onunla, bu mu aklina gelip huzun doldurdu yani? evet.

    bakin cok enteresan bu yazdiklarimdan sonra bi daha avmye gitmemeye karar verdim. demek ki avm beni huzne gark ettiriyomus.