şükela:  tümü | bugün
  • blue ruin ile tanıyıp sevdiğimiz aktör macon blair'ın ilk yönetmenlik deneyimi. 33. sundance film festivali'nde (amerikan sineması) jüri büyük ödülünü kazanan film bir netflix yapımı. bu sebepledir ki hayli kısa bir süre içerisinde net alemine düşmüş bulunmakta.

    --- spoiler ---

    enteresandır, film adına da yakışır şekilde başlar başlamaz sizi ana karakterinin duygu durumuna ortak etmeyi başarıyor. melanie lynskey'nin de büyük katkısıyla hemencecik içerisine girdiğiniz o ağır ruh hâlinin nereye varabileceği sizi endişelendirmiyor değil, çarpıcılığının boyutu bakımından. neyse ki çok kısa bir müddet sonra filmde tek bir duygu tonuna çakılıp kalmayacağınızı idrak ediyorsunuz. bu aydınlanmaya katkı sağlayan ise elijah wood ve karakteri tony oluyor.

    her şey tıkırında giderken ruth ve tony'nin ev basması sahnesinde ve sonrasında temponun bir miktar düştüğünü ve duygu kopukluğu yaşandığını belirtmek lazım. ikilinin kendilerini birden göbeğinde buldukları koşuşturma, bu süre zarfında karşılaştıkları karakterler, karakterlerin tümünün genel tutum ve davranışları özellikle öylesi bir açılış sahnesinden sonra pek de hayal ettiğiniz şeyler olmasa da bir seyir zevki sunduğu kesin.

    --- spoiler ---

    macon blair sanki varoluş ve uyum problemleri yaşayan bir karakterin filmini çekmek için yola çıkmış da yolda bunalıp işe biraz da eğlence katmak istemiş gibi. aksiyon ve kara mizah soslu bir amerikan bağımsızı çıkmış ortaya. içine eğlence katalım derken derinlikleri es geçilmiş karakterlerin pek de ikna edici olmayan kurtuluş hikâyesi tadında. genel anlamda iyi-kötü bir seyir zevki var, o bir gerçek tabii.
  • nedense elijah wood görünce wilfred'i hatırladığım netflix filmi. "üzerine iki kez tıklayın, gerisi gelsin" türünden hafiftir, yumuşaktır,
  • netflix'in sundance 'te ödül alarak ilgiyi üzerine çeken bağımsız yapımı.

    hemşire ruth'un depresif ve anlam veremediği dünyasına hem filmin renkleri hem de melanie lynskey'nin güzel mi güzel oyunculuğu ile seyirciyi dahil eden, pek şaşırtıcı ve ilginç macerası. keyifli bir seyirlik ama sundance büyük ödüllük mü, bilemedim. izlemeden önce burayı bir okuyun.
  • blue ruin'de oynayan mükemmel aktör bu filmi çekmiş.

    olağandışı güzel bir film olması dışında, film o kadar keyifli, o kadar komik, o kadar güzel ki, izledikten sonra yarım saat filmdeki esprileri hatırlayıp güldük.

    hatta, haftasonu tatil için geldiğimiz otelde izledik filmi, normalde tatilde başka şeyler hatırlanır, ben bu filmi hatırlayacam.

    bence la la land , moonlight gibi bu senenin filmleri bence bu filmin yanında sönük ve basit kalıyor.

    filme gelirsek, başlarda yavaş ilerliyor sanmayın, filmin devamında olacakları iyi anlamak için, o dünyayı çok güzel anlatmışlar.
    filmdeki karakterler o kadar güzel ki, böyle insanlar keşke çevremde olsun demeden edemiyorsun.
    hemşire ruth'un ve komşusu tony'nin hayata bakış açılarını o kadar beğeniyorsunuz ki, o dünyada yaşamak istiyorsunuz.

    elijah wood reisten bahsedecek olursak. bence en güzel filmi. ya da oynadığı en güzel karakter. frodo'dan bile temiz kalpli bir insanı oynamakta.

    sundance film festivalinde, büyük ödülü alması olumlu, ama oscar alamamasını anlayamıyorum bu filmin.
    bu senenin oscar adaylarını küçük düşürecek kadar büyük bir film.
  • güzel bir film,farklı.
    muhteşem mi hayır ama beklenmedik yerlerde beklenmedik şeyler yaparak insanı şaşırtan bir film olmuş.
  • sirf ismini begendigim icin izleyecegim film.

    (bkz: unutmamak icin entry girmek)
  • komik film. 4-5 yerde kahkaha attırdı. melanie lynskey cuk oturmuş. o aptal bakışlarına hala gülüyorum. hiç tereddüt etmeden izleyin.

    melanie lynskey'i nerden tanıyorum diye düşünürken hatta drew barrymore'a benzettim sanırım dedim ancak two and a half men'de "rose" rolunde oynadığını sonradan öğrendim. baya bir kilo almış sanırım bu yüzden çıkaramadım.
  • uzun zamandır bu filme ihtiyacım varmış da farkında değilmişim. bu sene sundance'te büyük jüri ödülünü alan film duyarsız insanlara - herkese yani- karşı yazılmış harika bir balat. sundance film festivali'ni yakından takip etmiyorum. filmin adını netflix'te görünce direk vuruldum. blue ruin'den hatırladığımız macon blair'in ilk yönetmenlik denemesi ve oldukça iyi iş çıkarmış. "i don't .." içinde tarantino ve coen kardeşler tadı aldığım iyi bir kara komedi.

    ruth'u saran varoluşçuluk beni ilk plandan itibaren baştan çıkardı. bir meursault olduğunu iddia edemeyiz belki fakat insanların duyarsızlığına karşı duruşu ilk andan itibaren kendimi özdeşleştirmemi sağladı. üstelik tüm insanlığa karşı nefret etme noktasına gelen ruth'un bir bakım evinde görevli olması ironisiyle de filmin kara mizah tonunu baştan belirliyor. murphy kanunlarına da savaş açan ruth son zamanlarda karşıma çıkan en sevilesi anti kahraman. çok iyi yazılmış ruth'u canlandıran melanie lynskey abartısız oyunu ile başarılı. fakat filmin asıl yıldızı, ruth'un "obnoxious" komşusu tony'i oynayan pek sevgili elijah wood. çocuk oyunculuktan blockbusterlara uzanan kariyerinden elijah wood'un indie filmlere yönelmesi beni çok mutlu ediyor. bir yandan, adlarını hiç bilmediğim, uzak doğu savaş aletleri ile psikopat bir dövüşçü olan, diğer yandan kiliseye gidip dualara katılan tony de bir başka "tutunamayan". ruth ve tony'nin harika uyumu filmi sonuna kadar taşıyor. melanie lynskey ve elijah wood'un da peter jackson filmleri ile ünlerini kazanmaları güzel bir ayrıntı.

    --- spoiler ---

    ruth ve tony'i o kadar çok sevdim ki, filmin cheesy sonu aksine beni sevindirdi. bu ikiliyi bir arada görmek mutluluk vericiydi. tony ölseydi film daha tutarlı olabilirdi fakat bunu istemezdim. dostlarımıza hayatları boyunca kötü davranıldı, böyle güzel bir sonu hak ettiler. buna rağmen ruth'un mutluluğu ulaştığını söyleyebilir miyiz, emin değilim. tony ile beraber olmaları dışında, her şey eski halinde. insanlar hala duyarsız. ruth'un tepkisi daha sert sadece.

    --- spoiler ---

    netflix çok uzun süre kötü filmlere destek verdi. okja ve " i don't.." ile bunu biraz değiştirmişe benziyor. böyle indie filmlere, özellikle ilk filmlerini çeken yönetmenlere, destek olması sinema için de iyi olacaktır.