şükela:  tümü | bugün
  • 5 ekim 2018'de yayınlanacak olan on birinci behemoth albümü. küffarlık senfonisi olacağa benziyor. ilk single god = dog bugün itibariyle yayınlandı. nergal gün geçtikçe daha da pisleşiyor.

    1. solve
    2. wolves ov siberia
    3. god = dog
    4. ecclesia diabolica catholica
    5. bartzabel
    6. if crucifixion was not enough
    7. angelus xiii
    8. sabbath mater
    9. havohej pantocrator
    10. rom 5.8
    11. we are the next 1000 years
    12. coagula
  • ilk dinleyişte inanılmaz sıkıcı ve zayıf olduğunu düşündüğüm behemoth albümü. şarkılar karanlık ama black metal hissiyatını dinleyiciye geçirme konusunda diğer albümlere (en azından the satanist ve evangelion'a) kıyasla pek başarılı değil. melodiler duygusal ve anlamlı ancak çocuk korosu bile heyecan verici duyulmuyor. *
  • "behemoth neylerse güzel eyler" dinleyicisini bile şaşırtan değişik albüm. nergal reis kendi de demiş zaten yaşlandım yatıştım biraz diye. militan allahsızlıktan dingin lüsiferyan kafaya geçmiş artık adam. behemoth'un 10 15 yılda biriktirdiği kredisine binaen oturup birkaç kez dinlenir ama the satanist'ten sonra türk sanat müziği albümü gibi olmuş hakikaten. eski tanrılar da yaşlanıyor, hor görmemek lazım ama bu albüm behemoth albümü olmasa açıp da ikinci sefer dinlemezdim, o ayrı.
  • öncelikle şuradaki albüm incelemesini izlemenizi öneririm

    bu incelemede de 5 üzerinden 4,5 verilmiş.

    açıkçası ben 5 üzerinden 5 veriyorum bu albüme. fazlasıyla olmuş ve oldukça akıcı, yormayan bir albüm.

    zira her şeyden önce nergal ve saz ekibi, sikik, gay djent akımına kapılmamış; bir kere sorgusuz 5 üzerinden 3 puanı benden bu tavırları sayesinde almıştır. trende göre davranmak yerine kendi çizgilerinde ilerlemişler.

    şimdi geri kalan 2 puana gelirsek:

    önceki albümlere göre yeni öğeler, abartmadan cuk oturturcasına dahil edilmiş: örneğin çocuk korosu, orkestra.

    bunun dışında yine o sikik, gay tayfanın hemoroid olma pahasına sert olucam derken türlü türlü ergen zırvası saçtıkları o sertlik furyasına katılmak yerine yine atmosferik, kendilerine özgü blackened öğeleri çok güzel serpmişler parçalara. özellikle havohej pantocrator adlı parçalarında ilk kez bu denli durgun bir behemoth dinliyoruz; bu satanic blackened akortların tadı hâlâ damağımda bildiğin bağımlılık yaratan cinsten. atıf yaptığım incelemede de değinildiği gibi davul partisyonları the satanist'e göre biraz daha oturaklı ve ağır; demigod'daki gibi technical ağırlık bir partisyon görmüyoruz. inferno cidden davulculuğun drum machine çalmaktan çok daha öte olduğunu fazlasıyla idrak etmiş. the satanist ile başlayan ağır tempo, yavaş yavaş çalma stilini bu albümde biraz daha görüyoruz.

    bu özelliklerinden ötürü 1 puanı veriyorum.

    geri kalan son 1 puanı ise prodüksiyonun cillop gibi olması ve sözlerin her zamanki gibi acımasız ve biraz daha yaratıcı, dikkat çekici olmasına veriyorum. etti mi 5/5?

    sonuç: the satanist'i de başta çok garipsemiş sonrasında köpekler gibi sevmiştim. bu albümde the satanist kadar radikal bir değişim görmüyorsak da o stile biraz daha fazlasını ekleyerek neredeyse zirveye oynamışlar gibi.

    albümde tek bir sıkıcı ya da dur şunu sonra dinliyim diyeceğiniz bir şarkı yok. ayrıca o coagvla ne güzel bir eserdir öyle! orkestralı kısım mest ediyor.

    o değil de kliplerdeki sinematografi, kostüm dizaynı çok güzel lan.
  • the satanist'ten sonra hayvan gibi hayal kırıklığına uğradığım yeni behemoth albümü. ikinci bir dimmu borgir olma yolunda gidiyor gibi nergal ve saz ekibi ve bunun kimi heyecanlandıracağından emin değilim açıkçası.

    düşüncelerimde yalnız da değilim görünen o ki.
  • ya pek iyi değil gerçekten, ne kadar behemoth manyağı olsam da kabullenmek gerekiyor. ama kötü bir şey de söylemeyeceğim albüm ile ilgili, sebebi ise;

    (bkz: ecclesia diabolica catholica)
  • albüm, yıllardır adım adım süregelen tırmanışın son basamağında kalıp, ellerinizi dizlerinizin üzerine koyup soluklandığınız an var ya.. işte o ana tekabül ediyor .

    belki de beklenti çok yüksekti, belki de albümü henüz hazmedemedik ama biraz rölanti vaziyeti ilk iki tur sonunda kendini gösterdi sanki..
  • tek suçu (bkz: the satanist) gibi bir kusursuzluktan sonraki albüm olması. doğal olarak beklentiler zirve yapmıştı. onun haricinde beni mest eden albümdür. zamanla kıymetinin anlaşılacağını düşünüyorum...
  • behemoth'un 2018 albümü, ilk çıktığında çok dinleyememiştim itiraf edeyim, ama hemen yorum yapmadım, zira eski öküz metal zamanlarından beri behemoth'u severek dinleyen bir yaratık olarak (bkz: behemoth/@aernath) evangelion'u da, the satanist'i de ilk dinlediğimde aynen ilk turlarında bir yadırgama hissetmiştim.

    demek ki arkadaşlar, behemoth albümleri şöyle en az bir 5 tur sözlerine de bakarak dinlemeden hazmedilemiyor, ki bu kötü bir şey mi? bence tam tersine, hazmı kolay ve iddia edildiği gibi "pop" olmadığının kanıtı, boğazdan ve kulaktan zor geçen albüm iyidir, kalıcı olur.

    o yüzden size şimdi 10 turdan fazla bu albümü dinlemiş biri olarak geldim ve sözü uzatıp analiz yapmakla uğraşmıyorum, diyorum ki: albüm iyi, hem de baya iyi.

    şu popmuş gibi yorumlar, yok efendim dimmu borgir olma yolundaymış falan hatta, komik yani. tamam nergal biraz ortamcı olmuş olabilir ama albüm de senfonik black falan değil, dangır dungur black death gayet, behemoth'tan alıştığımız "öküz metal" öğeleri, blastlar, gürültü, dolu ton, karanlık tema dibine kadar var, üstüne evangelion'da başlayıp the satanist'te tadını bulmuş olan derin prodüksyon ve kalite var.

    ben kendi adıma o açıdan o çizgide özetleyebilirim:
    eğer ki evangelion ve özellikle the satanist'i sevdiyseniz bu albümü de mantıken sevmeniz gerekiyor, sevmediyseniz kulak verip dinlememişsiniz demektir ya da zevk renk değişimi vardır.

    işte böyle, naçizane notum da 5/5
    (önce 9/10 verdim, sonra "ne kötü ki?" diye düşündüm, kendime laf bulamadım, yıldızlı tam nota çevirdim)

    *sonradan merak ettim metacritic puanına baktım, gayet tokat gibi:
    critics: 88/100
    user score: 7.9/10
    https://www.metacritic.com/…t-your-darkest/behemoth

    alın bu da albümün spotify link'i, dinleyin güzelce, hadi bakim! :b
    https://open.spotify.com/…si=yyfawe09qeueucibouu5dw
  • satanica ile girdikleri blackened death metal sularında, 2004 yılında demigod'un yayınlanmasının ardından büyük oynamaya başlayan ve her albümde müziğini derinleştirerek ilerleten nergal ve canoların son numarası.

    bir extreme metal grubundan beklenmeyecek derecede sıkı bir promosyon öncülüğünde yayınlanan albüm dergilerden ve webzinelerden iyi not alsa da, hayranları bölmüş gibi görünüyor. sebebi ise malumunuz; metal müzik tarihine adı yazılacak derecede güçlü bir albüm olan the satanist'in ardından çıkmış olması, i loved you at your darkest'e karşı daha acımasız bir bakış açısına neden oldu.

    the satanist; the apostasy ve evangelion ile farklı bir kimlik kazanan behemoth müziğinin zirve noktasını teşkil ediyordu. i loved you at your darkest ise, the satanist ile benzer noktalar taşısa da, daha rafine ve direkt bir müzik sunuyor ve bunu katmanlı prodüksiyon desteğiyle zenginleştiriyor. bu durumu nergal'in şu açıklamalarından da anlamak mümkün: "i loved you at your darkest daha dinamik bir albüm. bir yandan aşırı ve radikal ama aynı zamanda herhangi bir behemoth albümüne göre daha rock tabanlı." aynı linkte bir açıklaması daha var ve bence kesinlikle dikkatlice okunmalı: "müziğin yönüne yönelik düşüncemiz olmuyor, basitçe bize doğal geleni yaratıyoruz... 15 sene önce dünya üzerindeki en iyi grupla ilgili düşüncelerimi sorsanız, büyük ihtimalle mayhem veya morbid angel derdim. bugün sorsanız, ac/dc derim. bu durumu size albümün neden rock tabanlı olduğu konusunda net bir fikir vermelidir. bu tamamen şarkı yazımıyla alakalı." metallica and justice for all ile thrash metal ve progresif metal arasında ince bir çizgi tutturmuşken; birden yönünü daha rafine ve direkt şarkılar içeren black album'e çevirdiğinde, örnek alınan grup ac/dc idi. benzer durum nergal için de geçerli olmuş anlaşılan...

    metal müzik icracılarının artan yaşla birlikte durulması ve farklı etkilenimler kazanması alıştığımız bir durum. artık yeni bir decade of therion ya da conquer all yaratacak behemoth yok, ama grup kökenlerinden hepten kopmuş da değil. burada anahtar kelimeler "dinamik" ve "rafine". satanica'daki çiğ kaos yok, daha net bir müzikal yapı var ve bu yapı, şarkı içinde dur-kalk'lar ile; yer yer sert yer yer de daha oturaklı melodiler ve rifflerle ilerliyor.

    albümün prodüksiyon kalitesi çok çok iyi, öncelikle bunu belirtmek istiyorum. katmanlı bir prodüksiyon var ve dolayısıyla şarkıların içerdiği dinamikler belirgin şekilde dinleyiciye ulaşıyor. senfonik öğeler, korolar, klasik gitar gibi farklı enstrümanların kullanımı şarkıları zenginleştiriyor. ben god=dog, bartzabel, ecclesia diabolica catholica, sabbath mater ve havohej pantocrator şarkılarını oldukça tuttum. özellikle havohej pantocrator herhalde behemoth'un tarihindeki en "romantik" şarkı.

    adetullahtandır, yazmazsam olmaz. albüm the satanist ile karşılaştırınca tabii ki biraz geri planda kalıyor. the satanist çok başka bir albümdü. açıkçası benim için ayrı bir önemi olan evangelion ile de karşılaştırmam. fakat dört sene sonra gelen yeni behemoth ürünleri olarak bakınca, (hele grubun artık extreme metal yıldızları olarak görüldüğünü de eklersek) değişik denemeler sunan, daha ağırbaşlı bir behemoth içeren ve benim için yeterli olmuş bir albüm diyebilirim.