şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---
    --- spoiler ------ spoiler ---

    kanıta ve dolayısıyla bilime inanan bir insan olarak çok fazla işareti takip etmiş olan ve onların kendisini götüreceği yeri olduğu gibi kabul eden, bunu asla sorgulamayan çakma bir bilim adamını barındıran film.

    --- spoiler ------ spoiler ---
    --- spoiler ---

    ana fikir olarak güzel; ama konunun işlenişi açısından tamamen sınıfta kalan bir film olmuş.
    hani beeelki bir ihtimal, vakit geçirmek için izlemek isteyen olursa, filmin sadece sofi ile olan sahneleri çekilebilir. onun dışında kalan sahneleri seyretmek yerine, fransız sanat filmlerini seyretmeyi yeğlerim diyeyim, anlayın. o derece sıkıcı. bu birçok farklı olasılık barındıran konuyu, ancak bu kadar mahvedebilirdi yönetmen, başarmış da.
  • "yolda bir solucan var. yanından geçip gidiyorsun. solucan senin kendini akıllı olarak değerlendirdiğini biliyor mu? solucan, senin aklın hakkında herhangi bir fikre sahip değil. çünkü sen, solucandan çok daha akıllısın. bu sebeple de, solucan, kendisinden daha akıllı bir şeyin yanından geçtiğinin farkında değil. bu da beni aynı konseptte düşünmeye itiyor, acaba bizim yanımızdan da üstün varlıklar geçip gidiyor olabilir mi diye. belki de onlar da bizimle ilgilenmiyor, çünkü biz onlara göre iletişime geçmeyi düşünmek için çok aptalız. solucanın yanına gidip "of, acaba solucan şu anda ne düşünüyordur?" demiyoruz. demeyiz. böyle bir şey aklına bile gelmez. sonuç olarak, dünya dışı varlıkların veya metafizik ögelerin bizi neden hala ziyaret etmediğine dair en iyi kanıt; onların aslında bizi izlediği ve dünyada zeki bir yaşam olmadığına karar vermeleri olması gerekir." neil degrasse tyson
  • uzun zamandır izlediğim en iyi filmdir. dramsa dram, bilimkurgu ise bilimkurgu, spiritüellikse spiritüellik. hepsi dozunda. filmdeki radiohead, the do gibi şahane müzikler ise ayrı güzel.

    --- spoiler ---

    herkesin reenkarnasyonu neresinde bulduğunu merak ettiğim film. zira filmde sofi'nin gözleriyle aynı özellikleri taşıyan salomina, sofi'nin ölümünden çok önce dünyaya gelmiştir. dolayısıyla sofi'nin ruhunu veya bedenini taşımaz. olsa olsa filmde de altı çizilen bu göz/beyin benzerliği/kesişimi ile ortak noktalara sahiptirler. dolayısıyla reenkarnasyondan çok insanların dünyada ruh ikizi/beden ikizi veya bu tür ortaklıklarının olduğu başka kişiler olduğunu gösteriyor olabilir.

    sonradan gelen edit: arada 7 yıl geçiyormuş, ben o kısmı hiç görmemişim. ama yine de reenkarnasyona açık bir atıf olduğunu düşünmüyorum ben.
    --- spoiler ---
  • yarıda biten film. yönetmen, senarist, oyuncu, ne varsa hepsi yarısında çıkmış. ekşici misiniz lan siz? sahnenin devamını beklerken yazılar çıktı. ortada kaldık öyle. (evet yazılardan sonrasını da izledim de bu ne ya, en azından 10 sene sonrası gösterilmeliydi, ayrıca loto sonucu da kaynadı. adam bakmadı, belki tuttu aq)

    bu boşluğu beyaz futbol'la kapatacağım.
  • --- spoiler ---

    filmde geçen ankara gençlik, gençlik parkı değildir kırolar. gençlik caddesidir ki jacqueline kennedy ankaralı olsa gençlik caddesinde yaşardı. adamlar yapmış aga.

    --- spoiler ---
  • "origins my ass" diyerek kapatıp the dreamers izlemeye başladığım film.
  • malum sahneye kadar izleyip (bkz: asansör), beni kusursuz bir romantizmin ortasında bırakan film.
  • 2014 yılının benim açımdan en iyi filmlerinden biridir.

    anlattığı hikaye itibarıyla eğer fazlasıyla materyalist ya da nihilist bir insan değilseniz, mutlaka sizi etkileyecek bir şeyler buluyor. özellikle reenkarnasyon hikayesinin, bilim ile böylesine yedirilebilmesi çok akıllıca.

    evet biliyorum, ne anlattığı bilim gelişmeleri gerçek, ne de belki de reenkarnasyon gerçek ama yine de böyle bir şeyi aynı potada eritebilmesi çok önemli.

    mike cahill'i her yerinden öpüyorum.
  • ileri sara sara seyreylediğim halde yine de geçen bir saatime yandığım,
    caner taslaman yarın film yapmaya kalkışırsa bolca feyiz alması mümkün olan kötü film
    yalnız göz makroları güzeldi bak.
    2/10 (o iki de gözlerin hatırına)

    (bkz: şansa inanmıyorum ama bir çift göz var)

    zögedith:
    "senin tek güzel yerin
    kahverengi gözlerin"

    ek not: uzaklara bakmalı film izleyicisiyim, nbc'nin uzak'ında bile rollercoştur coşkusu yaşadığımı net hatırlıyorum mesela

    bir not daha: taslaman'dan çok özür diliyorum, o anın öfkesi ile yazılmış şeylerdi...

    iç serinlemeyince gelen galaxy note 4: senarist mevzuyu kafasına yattığı gibi anlatmak için öyle zorlamış ki başlarda bilim adamına benzeyen adamımız filmin sonlarına doğru "havada durdum şahitlerim var!" diye müge anlının şovunda ters parende atacak kıvama geliyor, hintli çocukla yaptıkları o testin bilimsellikle nası bi alakası var zerre anlamadım.işte bu nedenle tutarsız ve zorlama kelimeleri filmi çok iyi anlatıyor. eserde güzel parçalar yok değil, evet, oyunculuklar, bazı çekimler, müzikler vs. ancak unutmamalı:
    güzellik parçalarda değil parçaların birbiriyle uyumunda ve bütündedir.

    tekrar: zaman kaybı.
hesabın var mı? giriş yap