şükela:  tümü | bugün
  • dave mustaine in tanimiyla "ya$ami tanidigimizi sanarken aslinda tam olarak cozemedigimizi anlatan parca." (bkz: megadeth) (bkz: youthanasia)

    somewhere there's a reason
    why things go like they do
    somewhere there's a reason
    why somethings just fall through
    we don't always see them
    for what they really are
    but i know there's a reason,
    just can't see it from this far
    maybe i don't like it, but i have no choice
    i know that somewhere, someone hears my voice

    i thought i knew it all
    i thought i had it made
    how could it end this way?
    i thought i knew

    somewhere there's a reason
    why things don't go my way
    somewhere there's a reason
    that i cannot explain
    just like the change of season,
    just may not be my turn
    but i know there's a reason,
    the lesson's mine to learn
  • ergenlik yıllarıma damgasını vurmuş youthanasia'nın benim için en gazı, hatta ver gazı coştur lazı. sözleri pek güzeldir, en azından eskiden öyle gelirdi. ingilizcemizin am-is-are'den hallice olduğu zamanlardı ne de olsa. hotel california'nın resepsiyon filan anlattığını bilmezdik, o zamanlar hotel california çalmak büyük bir olaydı, buralar hep böyle dutluktu komple. neyse ne diyorduk? sözleri bir yana, basları mük kem mel'dir bu şarkının, o zaman da öyleydi, hala öyle. ne myunglar dinledik bir tanesi gönlümde bu şarkının baslarının yerini tutmadı, tutamadı.

    hiç unutmam -benimle beraber niceleri de unutamaz- yurtta kalırken vize-final dönemi dahil bir türlü uyanamadığım sabahlarda* oda arkadaşlarım beni uyandırmanın tek yolunun bu şarkı olduğunu keşfetmişlerdi.üzerinde tepinilmeye tepki vermeyen bünyem bu şarkıyı duyunca elini yumruk şeklinde yukarı kaldırıp "meybiii ay dont laayk iiit" diye süpermen gibi yere doksan derece açıyla havalanırdı. hala daha şöyle bir hoplarım, farketmeden elimi yumruk yaparım, dünyanı kurtaracak kudretin yumruğumda saklı olduğuna bir an için de olsa inanırım. bir gün "ne meybisi lan uyuyoz burda" diyip de uyumaya devam edersem o gün yaşlandığımı anlarım sanıyorum. öyle gazdır, öyle güzeldir, senin besten, megıdet.
    öyleyse "aa gül gibi şarkıya armut gibi entry yazmışım düzelteyim" derken edit ahlakına tecavüz ettiğim bu entryi deyv masteyne ithaf edeyim;
    mas-teyn u-y-u-ma me-ga-de-te sa-hip çık!
    (bkz: metallica nın götü kocaman)
  • su fani sözlük aleminde megadeth sevme sebepleri diye anket acılsa*, girilecek birinci entry olur bu parca. o derece saglam sözlere sahiptir, o derece sevdirir kendini.
  • mükemmel mükemmel parça. nakarat kısımlarındaki gitarlar bitirir beni. kendine yakışan bir de solo barındırır megadeth'in bu güzide eseri.
  • çiftetelli tadında çift sesli melodisiyle oynak megadeth şarkısı.
  • "her şeyi bildiğimi sanırdım" mealinde, youthanasia albümünden megadeth şarkısı.
  • kelımelerın bıttıgı yer megadeth'in en mukemmel uc sarkisindan biri. (bkz: promises) (bkz: addicted to chaos)* * *
  • bilmiyorum bana mı öyle geliyor, introsu [ilk 11 saniye] batsın bu dünya'nın açılısıyla aynı. hastasıyım.
  • bir bahar günü, okulu kırmışız sokaklarda dolanıyoruz. güneş parlıyor, limana gidip kayalıklarda ucuz şarap içiyoruz. önümüzde daha uzun yıllar var... işte o gün fonda bu şarkı çalıyor.
  • dave mustaine "how could it end this way" derken, "could" kelimesinin gelmiş geçmiş en iyi telaffuzunu yapmaktadır.