şükela:  tümü | bugün
  • din yeryuzunde daima var olacaktir cunku aciklayamadigimiz herseyi bir yuce guce, yaraticiya baglamamiz ve onun uzerinden aciklamamiz cok normaldir. ıster tek tanrili dinler olsun, isterse cok tanrili cinler olsun, dunya ve yasam bir mucize olduguna gore din ve dini inanislar da her zaman olacaktir ve insan ruh sagligi icin gereklidir. ayrica oldukten sonra ne oldugunu, neler yasandigini hala bilmedigimize gore (kimse ordan gelip de rapor vermedi henuz) bu nedenle de cesitli varsayimlarda bulunarak insanoglunu rahatlatmak icin de din ve dini inanislar gereklidir (cennet-cehennem, sirat koprusu, reenkarnasyon vb.)

    bu arada ben kendimi musluman olarak tanimlayan bir insanim. onu da belirteyim. dinimi de seviyorum.

    ancak bu devirde ve ileride teknolojinin ve zamanin hizli aktigi devirlerde hala ibadete gerek olacak mi? yani tabiki neden bahsettigimi anladiniz. bes vakit namaz, bir - uc ay oruc, hacca gitme vb hala devam edecek mi? belki de uzaya isinlanacagiz ve biz hala ikindi namazi vaktini mi hesaplayacagiz ya da soyle dusunelim ibadetler neden getirilmistir? dini hatirlamak ve dinin yolundan sapmamak icin diyelim hala buna gerek var mi? ınsan bilinci cok yukseldi. artik cahiliye devrinde degil. her an her ortamda meditasyon yapabiliriz. hala gunde bes kez abdest alip namaz kilmaya ihtiyacimiz var mi dini hatirlamamiz ve allahin adini anmamiz icin?

    bu ve bunun gibi deli sorular...
  • bu bana da öyle geliyo
  • ibadeti ve namazı terk eden adam, sultan-ı ezel ve ebed'in raiyeti hükmünde olan mevcudatın hukukuna ehemmiyetli bir tecavüz ve manevî bir zulüm eder. çünki mevcudatın kemalleri, sâni'a müteveccih yüzlerinde tesbih ve ibadet ile tezahür eder. ibadeti terkeden, mevcudatın ibadetini görmez ve göremez, belki de inkâr eder. o vakit ibadet ve tesbih noktasında yüksek makamda bulunan ve herbiri birer mektub-u samedanî ve birer âyine-i esma-i rabbaniye olan mevcudatı; âlî makamlarından tenzil ettiğinden ve ehemmiyetsiz, vazifesiz, camid, perişan bir vaziyette telakki ettiğinden, mevcudatı tahkir eder; kemalâtını inkâr ve tecavüz eder.

    23. lema, hatime.