şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ibb'nin bu fiyatlarla zarar etmesi demek; çiftçinin, aracıların, pazarcıların ve marketlerin suçunun olmadığı anlamına gelir.

    üreticiden doğrudan alıp*, aracı olmadan getirip, kira ödemeyip, belediye işçileri aracılığıyla satmalarına rağmen zarar etmişler. eşit ticari koşullarda getirip satsalar zaten marketlerdeki fiyatlara gelecek.

    kabzımal terör örgütü, halci terör örgütü, marketçi terör örgütü diye bir şey yok.

    sonuç: seçime kadar böyle gider. seçimden sonra maliyeti beyaz yakalılara sokacak bir ek vergi çıkarırlar. yaz aylarıyla birlikte meyve sebze biraz ucuzlayınca "bakın işe yaradı" diye tvlerde kafa ütülerler.
  • sır olmayan durum.

    akp’nin zarar etmeden yaptığı bir tane iş var mı?

    hasta garantili şehir hastaneleri, geçiş garantili köprüler v.s. v.s. tanzim satıştaki zarar devede kulak.
  • kesin rakamı bilemem ama bu durum sadece buzdağının görünen kısmıdır. bir de dolaylı zarar var;

    devlet mevcut tekel gücü ile bir piyasaya girdiğinde, züccaciye dükkanına girmiş fil gibi davranır. bu senaryoda da manavlar, süpermarketler* ve hal esnafı zarar görüyor. bunların bir kısmına "batsınlar bize ne" diyebilirsiniz ama bu yaklaşım "ben tl ile alışveriş yapıyorum dolardan bana ne" demekten farklı değil. serbest piyasa birbirine entegre, hele hele borçluluğun bu kadar derin olduğu bir piyasada bir krizin yayılması işten bile değil. üstüne üstlük devlet de bu kurumlardan alacağı vergiden oluyor, zarar katlanarak büyüyor.

    kısaca doğrudan zarar ne olursa olsun, o rakam sadece buzdağının görünen kısmı.
  • petrolü de tanzimlesinler.
  • devletin zarari olmaz diyenler. zaten devlet zarar etmez o parayi senden soke soke alir o yonden problem yok. asil olay ciftcinin zarar edecek olmasi.
  • gerçekse çok komik iddia.

    tarladan 4 liraya salatalık almak gün itibariyle enayi olmak demektir. ıstanbul halinde bile kg fiyatı zaten 3tl bu sebzenin.

    halden 3e alıp neredeyse sıfır nakliye ile vatandaşa 3e satsa devlet batmaz. bunlar gidip tarlasından alıyoruz dediler 4e satıyorlar. al sana rant.

    istanbul hal fiyatları
  • bu tanzim satış olayı

    çiftçinin anasını belledik nasılsa birazda hal kabzimalların ve nakliye sektörünün anasını belleyelim den öte birsey değildir.

    sen serbest piyasa ekonomisi uyguladığın bir ekonomide direkt olarak piyasada fiyat kırıcı bir role sokarsan devleti

    o piyasa çöker, nitekim çökecek bu zaman ile alakali bir durum .

    türkiye de sorun üretim sorunu ve bu basimizdaki iktidar bunu anlamakta hala direniyor.

    gotuyle inatlasan altına sicar. bunun özür dilemeside olmaz .
  • biz söylüyoruz dinleyen yok. böyle bir fiyat olamaz.

    hayır eğer ki üreticiden (nasıl alıyor bilemem) 4 liraya salatalık alıp 4 liraya satabiliyorsa bize de izin versin biz de 4 liradan alıp 5 liradan tezgaha koyalım. ama biz 6 liradan alıp 8 liradan koymak zorunda kalıyoruz. çünkü satışta öyle bir fiyat yok.

    sattığı biberi, ıspanağı sattıkları fiyattan toptan alabilirim. var mı? yok. üretici o fiyata satmıyor ki. bugün çiftçi marulu 3.5 liradan satıyor. 3.5 lira ya bir marul. 1 kıvırcık 3.8 lira olmuş. serada satıyor bu fiyata yanlış anlamayın.

    ki izmir, aydın, menderes, didim gibi yerlerden alıyorum malı. istanbul, ankara için maliyet artmak zorunda.

    devlet fiyatları düşürmek istiyorsa önce aracıları çıkartsın aradan. ama biliyoruz ki bizim ülkede kara düzen hakim. önce direkt aracıları çıkartırlar mal gibi ortada kalırız. zira aracı olmadan mal olmaz. aracının yerini alacak kooperatifleşme yapılmalı önce.

    halciye kafayı takmış. halci komisyonla satar. senin 5000 ağacın vardır. 2 bin ton portakal vardır. komisyoncuya % 8-12 arası komisyon verirsin gelir senin malını alır hale götürür satar. işlem bu. tarlada 50 kuruş olan şey tezgahta 5 lira olmaz, olamaz. olur da alsancak gibi yerde keriz silkelemek için olur anca. kâr oranı son satıcı için % 20, komisyoncu için % 10'dur. gerisi aracı ve üretici ve tabii ki işletme maliyeti.