şükela:  tümü | bugün
  • ibn arabi'nin eş-şecereti'n-nu'maniyye fi'd-devleti'l-osmaniyye adlı kitabında bahsi geçen kehanetlerden bir tanesi..
    kehanetlerinden bazıları ;
    *osmanlı devletinin kuruluşu-(''soy silsilesi olanların hakimiyeti''..soy silsilesi osmanlı oluyor sanırım)
    *fatih sultan mehmet'ten sonra gelecek 1. selimin(yavuz) hilafeti-(cülusu ''mim''den sonra olan ''ilk sin''in ''tılsımı''..cülus=hükümdarlık..yani hükümdarlığı mehmetten sonra olan ilk selimin (1. selim) tılsımı.ilk halife(tılsım) 1. selimdi hatırlanacagı üzere)
    *şam ve mısırın fethedilişi
    *yavuz sultan selimin şam'a girmesiyle kendi mezarını ortaya çıkaracağı..yavuz sultan selim gercekten de şamı fethedince arabinin mezarını ortaya çıkarıyor.-(ilk sin zafer sevinciyle şın'a(şama) vardığı zaman yıkık ve vîrâne olan kabr”in “onun söylemesiyle ziyâdeleştiril”ecek).
    *osmanlının son padişahı mehmet vahdettinle osmanlının yıkılacağı-(soy silsilesi ''son mim''in culusuna kadar devam eder.)

    neyse bunlar kehanetlerden bazıları.bunları bir kenara bırakırsak beni asıl ilgilendiren kısım;

    ''o merih şafağa çaldığında zalim hükümdarlar düşürüldüğünde ölür.!
    o'nun ölümünden sonra hilafetin merkezinde büyük sarsıntılar olur ve o diyarlar yerle yeksan olur.
    kısa bir süre sonra da müslümanların üzerine feci katliamların vukuu bulduğu savaş çıkar..!
    tam bu esnada allah'ın izniyle dini necm eden adam'ın öğretilerini üstlenen bir kumandan müslümanlardan bir ordu teşkil eder. kudüs feth olunur...''

    dini necm eden adamın ögretisini üstlenen kumandan ve kudüs..--dini necm eden adamın(necmettin erbakan) öğretisini üstlenen adam..tayyip erdoğan da hepimizin bildiği gibi necmettin erbakan'ın öğrencisi ve eski milli görüşçü..
    edit:
    üstteki yazıda dinle ilgili hiçbir yorumda bulunulmamıştır.ibn arabi diye bir zatın varlığından da bi kaç saat önce haberdar oldum.özellikle son bölüm bana ilginç geldi ve 1. körfez savasından günümüze kadarki süreçle paralellikler olduğunu düşündüğüm için paylaştım.son kudüs vakasından sonra gerçekleşme ihtimalini düşündüm bi an.yoruma açık bir yazıdır..
  • ibni arabi zamanının önemli bir şahsiyeti. eserlerinde ebced hesabı ile birtakım yorumlarda bulunuyor. adamın yaptığı işi (ister beğenin ister beğenmeyin) alakasız bir konu ile başlığa taşıyorsun. sırf başlık açmak için çöpe çevirdiniz burayı. amklar.
  • ibn arabi vahded-i vücut kuramını savunan bir varoluşcu, yani panteisttir.
    islam ise tam zıddı yaratılışcı
    burdan ekmek çıkmaz size, geçiniz.

    edit:
    öngörü ve tahminlerden inanç ve siyasi görüşüne pay çıkartıp kehanet, muzice diye iman eden salağın biri laf atmış.
    lan hıyar bi git vahded-i vücut, yani vücut birliği neymiş bi ögren.
    ibn arabi senin inanç önderlerin olan yobazların elinden canını zor kurtardı.
    bu kuramı savunan ve daha cesur olan hallacı mansur diri diri yakıldı, nesimi'nin diri diri derisi yüzüldü,
    hurufiler katliama uğradı.
    doğrudur, yanlıştır fakat bu insanlar senin o bedevi inancını ret eden varoluşcu insanlar.
    gerçekten bu siyasal islamcılarda ne ar kalmış ne de utanma.
    adamlar hiç sıkılmadan kafir olarak niteledikleri insanı bile kendi kirli, iğrenç çıkarları için kullanmakta bir hiç sakınca görmüyorlar.
    eminim ibn arabi'nin islamın altına dinamit koyan bir varoluşcu olduğunu bilemeyecek kadar da cahiller.

    edit 1.

    ufkumu genişleten iletiler üzerine.
    şöyle açıklayayım; ayrıntılarına girmeden vahded-i vücud kuramına panteizm dedim ki bazı yerlerde ayrışma olsa da öyledir.
    iki görüş içinde bir yaratıcı aslında yoktur, oluşum varlığın kendisidir.
    vahded-i vücud'da her şey birden ibaret olduğu için gözle görünen ve görünmeyen her şey de o birin yansımalarıdır.
    her şey birden ibaret olduğu için de ne bir yaratıcı ne de bir yaratılan yoktur, her şey o birin parçalarıdır.
    vahded-i vücud kuramını savunan görüşler içinde aslında bana göre kendiyle çelişen varsayımlarda vardır.
    örneğin devriye,hulul, seyri süluk.
    bu kuramların olabilmesi için iki farklı varlıktan söz etmemiz gerekir ki bu dualizme girer.
    yani kısaca bir olanda hulul'un olması yani tanrının kendinden olan nesnelerde gezinmesi bana her zaman anlamsız bir görüş gelmiştir.
    zaten birsin ve her şey sensin.
    sen olduğun bir şeye sen olarak hulul etmede bir mantık göremiyorum.
    batinilik yani inançların içsel manaları anlayışı bana göre egemen inançlar içinde kendine yer edinebilmek için o inanç cılasıyla varlığını devam eden kadim inanç anlayışlarını yaşatma biçimidir.
    batini görüşler şeriat ve kuran islamıyla tamamen çelişen kuramlar ileri sürer, kökten dinci, seriat hükümlerinin hakim olduğu bir dönemde bu kuramlarına bunlar islamın içsel anlamlarıdır diye kendilerini korumaya almış olsalar bile bir çoğu toplu katliamlardan kendilerini kurtaramamışlardır.
    allah kuranda biz bu kitabı ap açık anlaşılır olarak gönderdim, dini tamamlandırdım, hükmümün üzerine hüküm olmaz demesi batini öğretinin kuran'la çelişen ayrı bir öğreti olduğunu gösterir aslında.
  • ortada bilim, ilim, teknoloji gibi elle tutulur somut kazanımlar varken fal ile kendine yol çizmeye çalışan insanların soyut hayal dünyası islamın en büyük paradoksu.

    zarraf gibi selam dahi verilmeyecek cibiliyetsizlerin önüne yatanlar ve milyon avrolara memleketin sırlarını peşkeş çekenlerle bırak kudüs'ü bakkala gidilmez.

    ha gerçi türkiye'nin uçak gemilerini ve gizli silahlarını *facebookta paylaşan insanların inanmışlığı israil'i helak edecektir kesin. nasıl olsa kolayı var ; sen inan gerisini allah'a bırak.

    çalışmaya gerek yok, çalışan gavur* inaçsızlığından çalışma ihtiyacı duyuyor zaten.
  • içeriye girdiğimde hurafeleri sıvazlıyordu.
  • ee bu ben de olabilirim. hatta sen bile olabilirsin.
    (bkz: herkes olabilir)
  • "erdoğan bunun neresinde? sorusunu sordurtan tuhaf önerme.

    bi kere, bir kehaneti biriyle özdeşleştirmen için bahsedilen olayın gerçekleşmesi lazım -verdiğin padişah örneklerinde olduğu gibi.

    erdoğan kudüs' ü fethetmişte benim mi haberim yok amk.