şükela:  tümü | bugün
  • astronomi âlimi ve matematikçi.

    ebü'l-hasen alî b. abdirrahmân b. ahmed b. yûnus es-sadefî. doğum tarihiyle ilgili bir kayıt bulunmamakta, ancak fâtımîler'in mısır'ı zaptederek 358'de (969) kahire'yi kurdukları sırada gençlik çağında olduğu bilinmektedir. fustat’ta yetişmiş ve hayatını orada geçirmiştir. ünlü bir aileden gelir; büyük dedesi imam şâfi’nin yakın arkadaşı, babası ise meşhur bir hadis âlimi ve tarihçidir. naklî ilimlerde tanınmış bir aileye mensup olmasına rağmen aklî ilimlere, özellikle astronomi ve matematiğe ilgi duyan ibn yûnus'un tahsili ve hocaları hakkında bilgi yoktur. kişiliği üzerine açıklama yapan kaynaklar, onun astronominin yanı sıra astrolojiyle de yoğun şekilde uğraştığını, vaktinin çoğunu astrolojik kehanetlerle geçirdiğini ve şiir yazdığını kaydetmektedir. müsebbihî târîhu mışr adlı eserinde ibn yûnus'un dalgınlığı, toplum tarafından tuhaf karşılanan kıyafeti ve davranışlarıyla ilgi çektiğini belirterek 399 şevvalinde (haziran 1009) fustat’ta aniden vefat ettiğini, evinin civarına gömüldüğünü, kitaplarının da kadir bilmez oğlu tarafından tartıyla satıldığını kaydeder. babasının da onu daima bir "müneccim ve sâhir" olarak gördüğü, hatta kendisinden hadis rivayet edilemeyeceğini söylediği bilinmektedir.

    dönemlerinde yaşadığı fatımî halifeleri azîz-billâh ile hâkim- biemrillâh'ın astronomiye olan ilgileri, ibn yûnus'un onların destek ve himayelerini kazanmasına yol açmıştır. ilmî şahsiyeti ve ortaya koyduğu başarı, azîz-billâh'ın teşvikiyle başlayıp 365-393 (976-1003) yılları arasında kesintisiz sürdürdüğü gözlem ve incelemelerin sonunda kaleme aldığı ve azîz-billâh'ın 996 yılında ölümü üzerine tahta çıkan hâkim-biemrillâh'a ithaf ettiği ez-zîcü 'l -hâkimiyyü'l-kebîr'den hareketle belirlenebilmektedir.

    islâm dünyasında hazırlanmış en kapsamlı astronomi cetvellerinden biri olan ez-zîcü'l-hâkimî islâm astronomisinin standart konularıyla uğraşmakta, ancak öteki zîclerden hem müellifin hem de seleflerinin yaptığı gözlemlerin listesini vermekle ayrılmaktadır. ancak ibn yûnus, gözlem kayıtlarındaki titiz tutumuna rağmen kendi gözlemlerinde ne tür astronomi aletleri kullandığına dair yeterli açıklama yapmamıştır. meselâ fustat'ın enlemini tayin ederken ve gündönümlerinde güneşin meridyen yüksekliği yardımıyla ekliptik eğimini hesaplarken halife tarafından sağlanan bir aletten faydalandığını söylemekte, fakat hakkında, her dakikalık yayı gösteren derecelendirilmiş bir ölçeğin bulunduğundan başka bilgi vermemektedir. bu alet muhtemelen büyük bir meridyen halkası idi; yaptığı atıflardan, basit gözlemler için kullandığı öteki aletlerin de bir usturlapla bir gnomon olduğu sonucu çıkarılabilir. bazı popüler eserlerde onun çok iyi donatılmış bir rasathanede çalıştığı belirtilmekteyse de bilim tarihi verilerine göre o dönemde tam donanımlı bir rasathanenin mevcut olmadığı ve hâkim-biemrillâh'in kahire'de başarısızlıkla sonuçlanan bir rasathane kurma girişiminin de ibn yûnus'un ölümünden sonraki yıllara rastladığı bilinmektedir. ibn yûnus'un gözlemlerini nerede yaptığı hakkında klasik kaynakların ısrarla belirttiği husus, hâkim'in kahire yakınındaki mukattam dağında bazı astronomi aletleriyle donatılmış bir kasrının bulunduğu ve ibn yûnus'un da zühre (venüs) gezegenini gözlemek için buraya gittiği şeklindedir. onun bu hususta zikrettiği yerler ise karâfe'deki ibn nasr el-mağribî camii ile fustat yakınlarındaki büyük dedesi yûnus'un evidir; zîcinin leden nüshasına düşülmüş bir not da gözlemlerini birketülhabeş mevkiinde yaptığını belirtmektedir. o devirde bilindiği kadarıyla kahire'de fatımî halifelerinin kurduğu bir rasathanenin bulunmayışı, gözlemlen gerçekten donanımlı bir rasathaneyi gerektiren ibn yûnus'un özel bir rasathaneye sahip olup olmadığı sorusunu akla getirmektedir; ancak eldeki bilgilerle bu konuda bir hükme varmak mümkün değildir.

    ibn yûnus, ez-zîcü'l-hâkimî'nin mukaddimesinde yahya b. ebû mansûr el-müneccim'in kendisinden yaklaşık iki yüzyıl önce bağdat'ta halife me'mûn için hazırladığı ez-zîcü'l-mümtehan’ı mısır coğrafî bölgesi için uyarlama niyetinde olduğunu söylemektedir. zîc’in mukaddimesinden ve dört, beş, altıncı bölümlerinden anlaşıldığı kadarıyla ibn yûnus, ez-zîcü'l-mümtehan’ın yanı sıra habeş el-hâsib bettânî ve neyrîzî'nin zîclerini de incelemiştir; ancak habeş el-hâsib'e nisbet ettiği gözlemler ez-zîcü'l-mümtehan’ın mevcut nüshalarında bulunmamaktadır. eserde bunların yanı sıra bağdatlı ünlü aile benî amâcûr ile ahmed b. muhammed en-nihâvendî, ibnü'l-ademî, benî mûsâ, ebû ma'şer el-belhî, ibnü'l-a'lem, abdurrahman es-sûfî ve muhammed es-semerkandî gibi astronomların zîclerinden de yapılmış iktibaslar yer almaktadır. ibn yûnus'un gerçekleştirip tanımladığı gözlemler, gezegenlerin birbirleri ve ekliptiğe en yakın noktada bulunan aslan takım yıldızındaki regulus yıldızı ile kavuşumları, güneş ve ay tutulmalarıyla ekinoksun belirlenmesi, ekliptiğin eğiminin ölçülmesi ve ayın en büyük enlemine dair ölçümler üzerinedir.

    seksen bir bölümden oluşan zîcin en uzun kısmını teşkil eden ilk bölümünde islâm, kıptî, süryânî ve fars takvimleri, tarihleri birbirine çevirme kılavuzuyla birlikte verilmektedir ki bu tür tablolara müslümanların hazırladığı zîclerde pek rastlanmaz. gezegen boylamları hakkındaki 7 ve 9. bölümler, ortalama hareket ve "ta'dîl" (equation) cetvellerinden gerçek boylamı hesaplamaya yöneliktir. fakat bu cetvellerin dayandığı teori tamamıyla batlamyusçu bir karakter taşır. ay ve gezegen enlemleri üzerine olan 38. bölümde ibn yûnus'un en büyük ay enlemini 5° 3' olarak hesapladığı görülür. ancak bu konuyla ilgili ölçümleri tekrar tekrar yaptığını ve daima aynı değeri bulduğunu kaydettiği halde bu ölçümleri nasıl yaptığından hiç söz etmemektedir. bu çerçevede benî amâcûr'un en büyük ay enleminin sabit olmadığı şeklindeki fikrini isabetli bulmamıştır. netice itibariyle venüs dışındaki gezegenlerin enlem tablolarında el-mecistî'ye dayanmış, venüs'ün enlemi konusunda da batlamyus'a nisbet edilen ve islâm dünyasında el-kanûn fî 'ilmi'n-nücûm ve hisâbühâ ve kısmeti eczâ'ihâ ve ta'dîlihâ (tabulae manuales) adıyla bilinen eseri esas almıştır. regulus yıldızının aslan burcundaki konumunu 15° 55', sabit yıldızların hareketinin değerini ise 70 1/4 fars yılında (365 gün) 1° olarak tesbit etmiştir ki bulduğu sonuç doğrudur ve bu konuda hem hipparkhos'a hem de kendi gözlemlerine dayandığı anlaşılmaktadır.

    ibn yûnus tarafından kullanılan trigonometrik fonksiyonlar açılardan çok yayların fonksiyonlarıdır ve islâm astronomi çalışmalarında standart olduğu üzere 60'lık yarı çap için hesap edilmiştir. zîcin 10. bölümü 60'lik sisteme göre dört rakamla gösterilen her 0,10°'lik yay için bir sinüs cetveli ihtiva etmekte, nadiren dördüncü rakamda iki az veya iki fazlalık hatalara rastlanmaktadır. 1°'nin sinüsü 1, 2,49, 43, 28 olarak belirlenmiş, daha sonra bu değer 1, 2. 49, 43, 4 olarak değiştirilmiştir ki 1° için sinüsün doğru değeri beşinci rakamdaki -7'lik bir farkla 1. 2, 49, 43, 11'dir. ibn yûnus, her ne kadar 11. bölümde her 10°'lik yay için 60'lık üç rakamın kotanjant cetvelini vermişse de bu işlemin avantajlarını her defasında kullanmamıştır. bütün zîc boyunca uyguladığı metotların çoğu sinüslerin kosinüslere bölümünü öngörmektedir. "zıl" (gölge) adını verdiği kotanjant fonksiyonunu da kullanmış, fakat bunu yalnız bir yükselti yayını konu ettiği zaman yapmıştır.

    zîcin 12-54. bölümlerini oluşturan sferik astronomide ibn yûnus'un en karmaşık problemlere dahi ehliyetle nüfuz ettiği ve bu konuda çok yüksek bir uzmanlık seviyesi tutturduğu görülmektedir. her ne kadar sembollerle ifade etmeden sadece tasvirî şekilde ortaya koyduğu yüzlerce formüle nasıl ulaştığını açıklamamışsa da bunların çoğunu iraklı ve iranlı müslüman bilginlerin geliştirdikleri sferik trigonometrinin kurallarını uygulamadan, daha çok "ortogonal izdüşüm" ve "çizim analemması" metotlarıyla türetmiş olduğu kabul edilebilir. ibn yûnus, zaman ölçümü ve güneşin yüksekliğinden izdüşüm metoduyla güneş azimutunu belirleme konularında da yoğunlaşmış, ayrıca kıble ve belirli azimutlar için yapılan güneşin yüksekliğine dair ölçümleri cetvel haline koymuş, bu arada kıblenin tayiniyle ilgili meselelere başka müslüman astronomların getirdikleri geometrik çözümleri de özetlemiştir. 26,27 ve 35. bölümlerde açıkladığı güneş saatine ilişkin teorisi de uzmanca ve girifttir; ayrıca bu teoriden kendisinin hem yatay hem dikey saatlerle ilgili çalışmalar yaptığı anlaşılmaktadır. zîcin 77-81. bölümleri ise astrolojiyle ilgilidir.

    zîcin günümüze ulaşan 300 varak civarındaki bölümlerinin yazma nüshaları leiden ve oxford'da bulunmaktadır. 1804'te armand - pierre caussin de perceval, leiden nüshasını esas alarak ibn yûnus'un gözlem raporlarını orijinal metin ve fransızca tercüme halinde neşretmiştir. j. j. sedillot da leiden yazmasını çevirmiş, ancak bu çalışma basılmamış, j. b. delambre tarafından paris yazması ile birlikte özet bir yayın haline getirilmiştir. kari schoy, önce annalen der hydrographie und maritimen meteorologie dergisinde zîcin sferik astronomi ve güneş saati teorisiyle ilgili bölümlerinin tahlil ve tercümesini ihtiva eden bir dizi makale, arkasından da başka bir makale ile gnomonik der araber ve über den gnomonschatten und die schattentaîeln der arabischen astronomie adlı kitapları yayımlamıştır. eserdeki sferik astronomi üzerine david a. king de yale üniversitesi'nde bir doktora tezi hazırlamıştır. s. newcomb, ibn yûnus'un otuz ay tutulmasıyla ilgili gözlem verilerini esas alan bir çalışma yapmış r. newton, zîcdeki öteki gözlem kayıtlarını ancient astronomical observation and the acceleration of the earth and moon adlı çalışmasında kullanmıştır.

    ibn yûnus, ez-zîcü'l-hâkimî'nın 10. bölümünde eserin bir özetini çıkardığını söylemekteyse de bu çalışma günümüze ulaşmamıştır. ayrıca xiii. yüzyılda yemenli astronomi âlimi ebü'l-ukül'ün tertip ettiği muhfâr adlı zîcin de ibn yûnus'un, ez-zîcü'l-hâkimî'den önce hazırlamış olduğu anlaşılan ve yine günümüze ulaşmayan bir başka zîcine dayandığı sanılmaktadır.

    islâm dünyasında ez-zîcü'l-hâkimî'ye dayanan başka zîcler de hazırlanmıştır. bunların en önemlileri, her ikisi de xiii. yüzyılda merâga rasathânesi'nde düzenlenmiş olan nasîrüddîn-i tûsî ile muhyiddin el-mağribî'nin zîcleridir. yine aynı yüzyılda mısır'da da muştalah adlı bir zîc meydana getirilmiştir.

    ibn yûnus'un ez-zîcü'l-hâkimî'den başka günümüze ulaşan veya sadece adları bilinen diğer eserleri de şunlardır:

    1. kitâbü ğâyeti'l-intifâ fi ma'rifeti'd-dâ'ir ve fazlihî ve's-semt min kıbeli'l-irtifâ. bu isim, ibn yûnus'un mîkât (zaman ölçümü) ilmiyle ilgili cetvellerinin de yer aldığı külliyata sonradan verilmiştir. ancak xix. yüzyıla kadar kahire'de kullanılan bu cetvellerin hangilerinin ibn yûnus'a ait olduğunu kestirmek zordur; zira bazılarının xiii. yüzyılda yaşamış astronom maksî tarafından hazırlandığı bilinmektedir.

    2. kitâbü'l-ceyb. sinüs cetvelleri hakkında olup mevcut iki nüshasından biri berlin'de, diğeri dımaşk dârü'l-kütübi'z-zâhiriyye'de (nr. 3109) kayıtlı bulunmaktadır.

    3. kitâbü'l-meyl. güneşin deklinasyon cetvelleri hakkındadır.

    4.kitâbü't-ta'dîli'l-muhkem. güneş ve aya ait ekuasyon (tâdil) cetvelleridir. ay cetvellerinin tamamı kahire dârü'l-kütübi'l-mısriyye'de kayıtlıdır; ayrıca gotha forschungsbibliothek ile british museum'da da eserin bazı bölümleri bulunmaktadır.

    5. risale fî tarîki istihrâci hattı nışfi'n-nehâr. pratik astronomiyle ilgili olup tek nüshası ambrosiana'da kayıtlıdır.

    6. kitâbü bulûği'l-ümniyye fîmâ yete'allak bi-tulûci'ş-şi’ra'l-yemâniyye. ibn yûnus'un, ayın zodyağın herhangi bir burcunda iken sirius yıldızının doğuşundan çıkarılabilecek gizli anlamlar ve kehanetler hakkında kaleme aldığı ünlü astrolojik eseridir.

    7. amelü süreyyâ yûkadü fîha'snâ aşera kandîlen fe-küllemâ mezat sâ'atün mine'l-leyl tafia minhâ kandîlün. on iki kandilli avize saati üzerine yazılan ve luvîs şeyho tarafından el-meşrık'ta yayımlanan bu risale ibn yûnus'a nisbet edilmektedir; ancak yûnus el-usturlâbî'ye ait olma ihtimali de vardır. bu saat düzeneğinde güneş batımıyla bütün lambalar yakılmakta ve on iki saat süreyle her saat başı birinin yağı tükenip sönmektedir. 8. kitâbü'z-zıl. kotanjant cetvellerine dairdir. ibn yûnus'a namaz vakitleri hakkında bir şiir de nisbet edilmektedir.

    (t.d.v. islam ans. 20/450-452)
  • ayda adı verilen kraterin çapı 59.6km'dir. hemen sağ üstünde al biruni krateri vardır.