şükela:  tümü | bugün
  • yozgatlı halk ozanı. bir çift turna gördüm, mihri can mı değdi gülün mü soldu, salini salini, gam gasavet keder bazı eserleridir. yetmişbeşin nisanında trafik kazası sonucu 47 yaşında hayatını kaybetmiştir bu değerli ozan.
  • akdeniz üniversitesi güzel sanatlar fakültesi mimarlık bölümü öğretim üyesi yrd. doç. dr. daha önce selçuk üniveritesi mühendislik mimarlık fakültesi'nde görev yaptı.
  • çok büyük bir mimar ve çok büyük bir insan.
  • akdeniz üniversitesi'nin meltem girişinde cengiz bektaş'ın tasarladığı en az 20 yıllık kolonların yıkılmasına neden olan ucube kapının mimarı. (bkz: ekim 2018 akdeniz ünv. meltem girişi rezaleti)

    bir de bölüm başkanı olacak. yazıklar olsun geçmişe saygısı olmayan öyle bölüm başkanına! kavşak yenilenmesi bahanesini de kabul etmiyorum!
  • (bkz: akdeniz üniversitesi mimarlık bölümü)akdeniz mimarlık bölüm başkanıydı daha düne kadar.
    bu bölümde hakkında en çok şeyi yazabileceğim öğretim üyesi aynı zamanda. ibrahim bakır canlısı tipik bir anadolu ve ortadoğu insanı.ama sadece bunlarla kısıtlamak ona koocaa bir haksızlık olur bu yüzden madde madde bu mahlukatı sizler için inceleyeceğim.

    1)gösterişi sever.
    (kendi deyimiyle mimar,a sınıfı şehir bölge planlamacısı,yard.doçent,koruma kurulu başkanı,yarışmacı mimar,restoratör mimar,bilir kişi ve danışmandır.)
    -bunlar bahsini ettiği onca unvandan bazıları-
    bulduğu her fırsatta bu meziyetlerinden bahseder.tabi bu bahsini ettiği meziyetlerinde ne derece iş bilir olduğu gayet tartismalidir.(aspendos restorasyonu,kepez kaymakamligi)

    2)başkalarının düşüncelerine karşı saygısız ve hoşgörüsüz,çıkarcı,çoğunlukla gaddar,şark kurnazı bir kişiliktir kendisi ama tanrı içine eser miktarda da olsa iyilik koymuştur ama her nedense bu iyilik sadece işine geldiği şekilde ve keyfi olarak gerçek hayatta nüksetmektedir.
    birazcık övdüğünüz anda da usul bir şekilde yelkenlerini suya indiren bir karakteri de vardır aynı zamanda.
    çadır düşkünlüğü vardır ve bunu üzerinden ikide bir kültürünü mimari yönden yüceltmeye çalışması bu konuyla ilgili olarak bir kuyruk sancısı ve aşağılık kompleksi olduğunu gayet net bir şekilde gözler önüne sermektedir.bu ve buna benzer tavırları başkalarının milliyetçilik kisvesi altında kendi zafiyetlerini başkalarının veya atalarının gölgelerine sığınarak iyisiyle kötüsüyle herşeyini kutsallaştıranlarda da görüyorum ve bu çadır fetişini buna benzetiyorum.yani ikide bir çadırdan bahsetmek çok da estetik ve tasarım anlamında sofistike olmayan bir nesneye,bu derece takıntılı olmak ve ikide bir bundan bahsetmek tam da yeni türkiye'de görmek isteyeceğimiz tarzda bir akademik personel profili.bir kitap aç,bir seminere katıl,en yapamadın iki site aç da dünyada neler oluyor bitiyor bi gör be adam..!

    3)hak hukuk tanımaz keyfi kararlar alır.
    yıllarca dc notunun proje derslerinde geçerli olmadığı ve proje derslerinde şartlı geçişin olamayacağını iddia etmiştir.
    ama buna dayanak olarak gösterebileceği herhangi bir yasal mevzuat olmamasına rağmen yıllarca bir çok dc, dd alan öğrenciye proje tekrarı yaptırtmıştır. onlarca ve belki yüzlerce öğrencinin geçmeye hakları olan projeleri tekrar alması tamamıyla bu adam yüzündedir. o kadar insanın tekrar tekrar aynı projeleri alması , aynı stresleri yaşaması , aynı reflü sancılarını yaşaması , aynı sabahlamaları ,vücuda zarar verdiğini bile bile peş peşe aynı kahveleri içmesi ,stres ve azaptan aynı sigaraları içmesi, aynı çıktılara aynı paraları vermesi ,aynı otobüslere binip aynı okula gelmesi ve bu uğurda heba olan onlarca sömestr tamamıyla bu adam yüzündedir.

    iki projenin bir arada alınamayacağını iddiası yeniden bu adama aittir.bir çok diğer derslerini vermiş ve aynı anda iki projeyi almak isteyen insanı projelerden birinden bırakmakla tehdit etmekte hiç bir beis görmez.

    ve yeniden yasal bir dayanğı olmamasına rağmen yaz okulunda proje alınmasını istemez ve buna dair elinden geleni ardına koymaz.kimin hangi yaz okuluna gidip kimin gidemeyeceğine karar verdiği listeler bile yayınlamakta sakınca görmez.

    4)nepotizm ve torpilden hoşlanır.
    ve nepotizm yaparken devletin okulunu babasının malı gibi kullanmakta hiç bir sakınca görmez.
    bir oğlu ve bir kızı için mimarlık fakültesinin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanmıştır.

    2 yıllık restorasyon bölümünden dikey geçişle iç mimarlık bölümünü kazanmış kızına
    sadece bir kaç seneliğine bölümde açılan çift anadal yapma fırsatını kullandırtır.
    ve bölümde 15 kişi olmasına rağmen o sene mimarlık bölümünden mezun olan sadece 3 kişiden biri olur. evet yanlış anlamadınız kızı mimarlığı ve iç mimarlığı aynı anda bitirebilirken 15 kişinin 12 tanesi mezun olmaya hak kazanamaz.

    bununla da kalmaz mimarlıktan yeni mezun olan oğlunu getirtip bölümde revit
    derslerinde hoca yapar . merak ediyorum revit konusunda daha bilgili daha hevesli ve kendi cv'sine üniversitede hocalık yapmış olmayı eklemek isteyen daha nice insan varken , bölüme geçici hoca da olsa hoca olmak için ibrahim bakır'ın oğlu olmak yeterli miydi?

    5) güce ve rütbeye tapar. her zaman kendinden üstekilere karşı el pençe divan durmaktadır.
    ama bir taraftan da iki de bir belediye başkanı öğrencilerinden,kaymakamlara attığı fırçalardan bahsetmektedir. onun için en geçerli şey belirli bir pozisyondaki insana karşı durduğu duruştur. ama eğer anlattığı hikayedeki kişi vali,kaymakam veya belediye başkanı ise bu hikaye anlatmaya değer bir hikayedir, çünkü ibrahim bakır canlısı simbiyotik bir yaşam biçimidir.kendinden üstün bir yaşam formu bulmadan kendi hikayesini bile anlatmaya değer görmez.

    velhasıl kelam bu adama karşı olan nefretimi anlatmaya ansiklopediler yetmez belki ama bir taraftan bu zavallı adam için klavye başında neden daha fazla vakit heba ediyorum diye de kendime soruyorum ama bu yazdıklarımın tarihe bir not düşmek olduğunu bilmek beni rahatlatıyor. veyahut bu insanla bir şekilde karşılaşma talihsizliğine vakıf olmuş insanlara tavsiye niteliğinde bir yazı yazmış oldum be bu da içimi bir nebze olsun rahatlatıyor.

    umarım bu yazdıklarımı kendisi okuyordur diyeceğim lakin difüzyonla seyreltilmiş o beyniyle bu yazdıklarımı idrak etmesini dahi beklemiyorum.

    neyse arada aklıma başka şeyler gelirse yazarım. aynı zamanda bölümdeki diğer insanlarla alakalı da birşeyler yazmak istiyorum.