şükela:  tümü | bugün
  • ibrahim sadriyi ilk kez kanal 7 ekranlarinda gordugumde siir okuyor idi.siir okurken ki hal tavir ve ses tonundan o gune kadar kimsenin akil edemedigi siir ile parodi ve mizah i akil etmis sahane bir komedyen olduguna inanmistim.zira siir bittikten sonra kendi mesrebince espri yapiyor, eglendirici olmaya calisiyordu.takriben 2 bolum kadar onu mizahci sanarak, zevkten ellerimi cirparak, kahkaha krizlerine girerek izledim kendisini.sonra yonetmenimiz uyardi, kendisinin cidden siir okudugunu soyledi.dunyam yikildi, elimden oyuncagim alinmis gibi huzunlendim.
    oysa ki hepsi bir saka ve onun parcasi olsa sahane olmaz miydi?
    sirf siir okurken dalga gectigini sandigim mimiklerinin ardinda ciddiyet payi olmasa stend ap ina bile gitmez miydim?
    giderdim.
  • yazdigi populer olma kaygisi kokan siirlerini kasede aktarirken, arada kotu bir muzik grubunun garip garip sarkilar soyledigi, islami kesimin populer sanat ihtiyacini kisa bir sure de olsa giderme ugrasisi vermis, talk showcu mu, stand upci mi, sair mi, ne oldugu belli olmayan, mamafih bu belirsizlik arasinda ortadan kaybolan adam...
  • turuncu bmw sahibi, yazdıklarinin aslinda birer manzum hikaye olduguna inandigim, mahsun insan.
  • ulkede o kadar adam gibi sair varken ve bunlarin hicbiri bes para kazanmazken sair maskesini takan ve paraya para demeyen kimi zaman cidden komik oldugunu dusundugum sesi guzel, vurgu fakiri insan.
  • son kitabinin adi "ben sana mecburum"dur. oha be kardesim dedirten adam. tamam çal, çırp da... yani... bu davranışa uygun atasözlerimiz var fekat ne sözlüğün konsept limitleri kaldırır, ne de benim terbiyem.
  • kirli sakalı ile orda duruyor, üzerindeki mavi, parlak bir kumaşdan elbise, efelerin giydiğine benziyor. elbisenin üstünde altın sarısı işlemeler var, altında iskarpin ayakkabılar (simsiyah, nasıl da parlıyor); bir köşede kına gecesi "simüle ediliyor"; hemen arkalarında bildik kıyafeti ile bir çoban, ufak bir ağılda 3 tane kuzu (bildiğimiz kuzu, canlı canlı); iki tane yeşil kıspetli (yeşil kıspet de bir tek bu adamın programına yakışır zati) cengaver güreşiyor, bir tarafta osmanlı'da görmeye alıştığımız bir aile figürü var (nedense bu figürü "çocukça" gibi dergilerde de görüyoruz ya neyse), kadın kundaktaki çocuğu sallıyor (sanırsam "oha" demenin yeridir); birisi çiğ köfte yoğuruyor; hemen yanında bir teyze hamur açıyor, gözleme yapıyor; ankaralı turgut bir türküye tecavüz ediyor, tecavüz esnasında (başta ibrahim sadri olmak üzere) zevkten dört köşe tipler ortalıklarda oynuyor (yok yok tepiniyorlar resmen); cemil sonses isimli biri ortalıklarda "böğürüyor", o böğürürken ibrahim abimiz "adam gibi" böğrünü dövüyor; hülya polat oynak bir karadeniz türküsünü "playback" söylüyor, az önce hislenip böğrünü dövenler tepinmeye başladı yine, tanrım ben sabahın beşinde uykuda mıyım, öldüm de cehenneme mi düştüm onu anlamaya çalışıyorum.

    gözlerimi biraz oğuşturunca "eşref saati"ne konuk olduğumu anlıyorum. "mtv kliplerinde bile bu kadar imge bombardımanı olmaz be biraderim!" diyorum. gözüm o fona yakışmayan birine takılıyor. oskay bon diye biri, tanımıyorum. garibim adamı, adam sanıp (bkz: adam gibi)(bkz: miş gibi) programına katılmış; "ben buraya caz müziği hakkında bilgi vermek için gelmiştim ama burda ne yapacağımı şaşırdım" mealinde laf edip, diğerleri tarafından konu şaşkınından öte bir yere konmuyor. üstelik kendisine "caz ne lan, anlat be ağbi yaw ekikikiki" mealinde takılmalar ise ayrı mevzu. herhalde onu da şarkıcı sandı bu zat-ı şahaneler (hayır bütün bu sanal kahramanlara levrek diyip, entryi bir tarafımıza kaçırmak da var). "programa şarkıcı getirdik, iki şarkı deyiversin. bu arada cemil isimli şahsiyetin (ulan herif sanal, gammaz koruması gerçek) "çıkart bakıyım bu caz gırtlağını" repliği vardı ki, evet ibrahim sadri, sana da bu yakışırdı. adam ufak bişi söyledi, "abi ben bundan bişi anlamadım" dedi bana da "(bkz: operaya gittik, bir şey anlamadık evet)" bakınızını vermek kaldı.

    halkıma vermek istediklerini pek güzel veriyor, kendinisine "adam gibi" lafı pek yakışıyor. programın ismi mi ne? "eşref saati"! pek yakışmış pek!

    bu adamı tek cümlede özetle diyen olursa, cevabım hazır: "basit adam, kötü şair, iyi soytarı".

    hadi gerekli bazı bkz'leri de kendim vereyim : "beğenmediysen kesin anlamamışsındır"..
  • programıyla, özellikle son dönem televizyon -tabiri caizse- "dandiklikleri" ile dalgasını geçen ve pek çok insanı "keklediği" görülen kişi.
    (bkz: eşref saati)
    uzaktan bir benzeri için;
    (bkz: şok)
  • an itibari ile tv'de (kanal 7) canlı yayında kavga eden kişi. (haklı ama)