şükela:  tümü | bugün
  • m.ö. 1200'lerde kenan ülkesi'ne yerleşmeden önce göçebe olarak yaşayan ve küçük baş hayvancılıkla ilgilenip, metali işlemekten ve edebiyattan pek anlamayan kavim.
    kabileleri büyük ailelerden oluşurdu ve kabileyi karıları ve çocukları üzerinde kesin bir otoriteye sahip aile büyükleri yönetirdi. kabileden biri suç işlemişse tüm kabile suçlu sayılır, cezalandırma tarzı kısasa kısas şeklinde olurdu. tanrılarının sadece kendi tanrıları olduğuna, sadece onlarla ilgilendiğine inanırlardı ve hayvanlarını tanrılarına kurban olarak sunarlardı.
    kenan ülkesine yerleştikten sonra kenanlılar'dan** tarımcılığı ve ticareti öğrendiler, bir kısmı ise çobanlığa devam etti. çobanlığa devam edenler kurak mevsimde hayvanlarını mısır'a götürürdü, ve bu çobanlardan bazıları mısır'dan hiç ayrılmadı, mısırlılar tarafından yabancı oldukları için küçük görülerek yaşamlarını orda sürdürdüler.
    m.ö. 1000 yıllarında davut ibrani krallığını kurdu ve hz. süleyman'la en iyi dönemini yaşayan krallık, onun ölümünden sonra israil devleti ve yahudi devleti olarak ikiye bölündü. bu devletler asurlular ve babilliler tarafından yıkıldı.

    kenan ülkesi'nde bulunan mısır eyaletlerinin mısır'a gönderdiği mektuplarda yabancı anlamına gelen hiberu kelimesiyle anılmışlardır, ve ibrani kelimesi de hiberu kelimesinden gelmektedir.
  • ibraniler mezopotamya'da ve özellikle de harran ovasinda yasayan bir kavimdi. göçebe krâlliklar seklinde örgütlenen ve asur devletine bagimli olan ibraniler, saabi dinine bagliydilar. bir bolumude kurakliklar sebebiyle ve diger kavimlerin saldirilari yuzunden krallari ibrahim komutasinda misir 'a kadar geldiler.
  • mö. 2000'lerde kenan bölgesine* bölgesine ufak ufak yerleşmeye başladılar. bu yerleşme öyle haldur huldur olmamış, yavaş bir sızma hareketi şeklinde, yüzyılları kapsayacak biçimde gerçekleşmiştir. filistinlilerle didişmeye taa o zamanlarda başlamışlardır.
  • ibrani sözcüğünün kökeni gayet bariz gibi gözükse de ibrahim'den değil eber'den de geliyor olabilir diyor bazı arkeologlar. (bkz: nevada'lı bilim adamları)
    eber ibrahim peygamberin de atasıdır. bu durumda ibrahim adı da zaten eber'den geliyor olabilieceği için...ibrani ibrahim'den de geliyor demektir.(?!)
  • samî ırkından olan yahudiler yahudilerin kullandığı dilin ismi de "ibranice"dir kelimenin kökü arapça "ıbr"dır ıbr; dere ve nehrin bir kenarından öbür kenarına geçmek anlamındadır yahudiler fırat nehrini geçerek "arz-ı mev'ud"a yani bugünkü filistin'e geldiler bundan dolayı orada yaşayan kenanîler, yahudileri "nehri aşan" anlamında ibrânı diye nitelediler
    ayrıca bu kelime bedevî kelimesi gibi, kırda, çölde göçebe hayatı yaşayan demektir mısırlılar, filistinliler, isrâiloğulları çölde yaşadıkları ve yerleşik hayatları olmadığı için ıbriler diye isimlendirilmişlerdi isrâiloğulları kenan ülkesini yurt edinerek şehri ve yerleşik hayatı öğrendikleri zaman, ibrî kelimesinden nefret etmeye başladılar çünkü bu kelime, kendilerine göçebelik devri hayatlarını, bedevîliklerini, kabalıklarını hatırlatıyordu bu sebeple, sadece "israiloğulları" adıyla tercih ettiler (ahmed çelebi, mukayeseli dinler açısından yahudilik, terc ahmet, m büyükçınar, ömer f harman, s 26-28)
    ibraniler, kutsal kitaplarda hikâyesi anlatılan sami asıllı ortadoğu halkıdır. ibranilerin kökeni, mezopotamya'dır. göçebe olarak yaşayan bu kavim, aralarındaki en bilgin ve en saygın kişilerce (eski peygamberler) yönetiliyordu. eski ahit'e bakılacak olursa, milattan 2000 yıl kadar önce, onlardan biri, yani ibrahim peygamber gidip kenan ülkesi'ne (şimdiki filistin) yerleşti; bunlara "nehri aşan" anlamına ibranî dendi.

    sonra, kenan'da kıtlık başladı. açlık yüzünden halkın bir kısmı mısır'a göç etti ve orada köle olarak yaşadı. ibrahim'den sonra ibranilerin başına yine o'nun oğulları geçti: yâkup ve ishâk, bunların en ünlüleridir. yâkup, bir gece rüyâsında tanrı yâhovâ ile güreşmiş ve onu yenmişti. bunun üzerine kendisine "güreşte yenen" anlamına israil adı verildi. kavmine de israiloğulları dendi.

    sonra yakup'un oğlu yusuf mısır'a gitti ve bir süre sonra kavmini de yanına aldırdı. ama m.ö. 13. yy.da ibranîler, musa'nın firavun'la olan mücâdelesi yüzünden, onun yönetiminde mısır'dan ayrıldılar. uzun süre çölde yaşadılar. sonra "adanmış ülke" diye adlandırdıkları filistin'in fethine giriştiler.

    îbranîler, davut ve süleyman zamanında (m.ö. 10. yy.) zenginliğin ve kudretin doruğuna ulaşmışlardı. ama, süleyman ölünce, gerileme dönemi başladı ve krallık, iki rakip devlete bölündü: israil ve yâhudi devleti (yuda). bu devletler, sırayla asurluların, babillilerin, perslerin ve romalıların egemenliğine girdi.

    dinleri tek tanrılıdır. (yahudilik=musevilik). ilkçağ'ın tek tanrılı dine inanan ilk kavmidir. kutsal kitapları tevrat'tır. ibraniler. musevilik'i milli bir din olarak kabul ettiklerinden, bu din diğer kavimler arasında fazla yayılmamıştır. dinlerinin etrafında milli bir birlik oluşturduklarından. dünyanın dört bir yanına dağılmış olmalarına rağmen birbirleriyle dayanışma içinde olmuşlardır.

    ıı. dünya savaşı sonunda, ingiltere ve amerika'nın yardımıyla bugünkü filistin'de israil devletini kurmuşlardır. en önemli eserleri, kudüs'teki mescid-i aksa'dır (süleyman mabedi).

    kaynak: `http://www.msxlabs.org/…braniler.html#ixzz2wvqxndfw`
  • ilk önce mısır'da yerleşik düzene geçen topluluk.
  • yahudiler, hz. ibrahim (a.s)'i en büyük cedleri saydıkları için, kendilerine "hz. ibrahim halkı" anlamında bu ismi kullanmışlardır tarihte.
  • (bkz: uhnuh)