*

şükela:  tümü | bugün
  • asterix çevirilerinde "aaah ulan aah" yahut "hımfss" (derin nefes verme efekti) manasında kullanılan hededir. özellikle oburiks aşık olduğunda çok yapar bunu.

    --- spoiler ---
    - domuz yemeyecek misin?
    - hayır. -iç çekiş-
    --- spoiler ---

    daha iyi anlaşılması için:

    - abi kız seni seviyor muymuş?
    - yok be abi. -iç çekiş-
  • işte sen de busun. aceleci kargaların gagaları tarafından kozası zamansız yırtılmış bir kelebek. tek kanadın yok senin. olmayacak da… bu yüzden sen uçmayı hiçbir zaman öğrenemeyecek olan tek kelebek olacaksın. ve ben karşılaştığımda seninle, yeniden renklerine aldanacağım. uçmayı bir türlü beceremeyen, bir yerden bir yere gidemeyen o sahte tek kanadına hiç durmadan kanacağım her seferinde. üstelik bu aldanmak, hiçbir yere götürmez insanı.

    ne yapsan anlamıyorsun değil mi? camlardan indirdiğin perdelerden yaptığın sahte kanatla hiçbir zaman uçamayacağını, kendi düşüncelerini bağıra çağıra anlattığında bile her zaman duyuramayacağını, duyursan bile anlaşılmasını sağlayamayacağını, anlaşılmasını sağlasan bile kabullendiremeyeceğini hiç anlamıyorsun değil mi?

    ne yapsan, ne etsen, hangi bilgeye sığınsan ve hangi kitapları okusan da hiçbir zaman bu suyun seni bir yere götürmeyeceğini, gözlerini kapattığında dokunursan eğer elmasla camı ayırt edemeyeceğini ve bu sebepten kırıp attığın her bardağın birer elmas olduğunu, etrafını sarıp sarmalayan karmaşa ve boşluğu sadece yine senin sarıp sarmalayabileceğinin sana asla yetmeyeceğini insanın yeniden bir başka insana ihtiyaç duyduğunu, yalnızlığınla baş edebilmenin sandığın kadar da övünülecek bir şey olmadığını aksine aslında insanlarla bir olabilmenin çağımızda daha zorlayıcı olduğunu ve bunu hep kalabalık olmakla karıştırdığımızı, birinin içine yumruk attığında sadece savunma tepkisini ilk beş saniyede bekleyip almayınca da kurtuldum dememen gerektiğini, bazı tepkilerin geç, bazı sözlerin çok sonradan söyleneceğini… ne yapsan anlamıyorsun değil mi?

    hayat kesik kesik nefes alıyor. bu yüzden hiçbir mutluluk da hiçbir acı da sonsuza kadar sürmüyor. bazen acının ya da mutluluğunun bir önceki halden daha uzun sürmesinin ve iliklerine işlemesinin sebebi hayatın o sırada derin nefes alması. hiç ürkme derim o vakit ben kendime; çünkü nasıl aldıysa bu nefesi öyle de verecek geri.
    o sıkışmışlığı hiç bilmedin sen oysa. çekiç ve örs arasında sıkışanları hiç görmedin. hayır, ben sana ezilenlerden ve parçalananlardan söz etmiyorum. çekiç ve örs arasında sıkışıp kalan manzaralardan, sahnelerden, arka planlardan, iki göz kırpması arası geçen vakitten söz ediyorum sana.
    ben en çok balıklara üzüldüm bu gece. yazık… hiçbiri susamak ne bilmiyor ve hiçbir zaman öğrenmeyecekler bu yüzden suyun tadını. bizim öğrenemediğimiz gibi nefesin hazzını.
    ben en çok sana üzüldüm bu gece. ne haddimeyse…

    (bkz: sinem sal)