şükela:  tümü | bugün
  • küçükken, ufacıkken bizim evde eritilirdi bu. sonra tiksinseler de "faydalı ama" diyerek yerlerdi. ben yiyince kusardım. neyse, yine bir kurban, yine iç yağı eritilmiş kavanoza konmuş. nedense bende bir keşkek aşkı doğmuş, iç yağını keşkek sanmışım. bir kiloluk cam kavanoz ( karnım kadar o zamanlar ) elimde , kapağını açmaya çalışırken elimden düşürdüm. kırıldı kavanoz. sonra bir koku. ama ne kokuyor. tabi kavanozdakinin iç yağı olduğunu anlayan ben, topuklasam mı yoksa temizlesem mi bilemedim. topuklarsam daha çok dayak yiyeceğime karar verip temizlemeye başladım ama durum feci. hiç yaşanmamış yapmaya çalışıyorum. en son çamaşır suyunu yere dökmüş temizlemeye çalışırken, annem geldi. gördüğü tek şey ben elimde çamaşır suyu yeri siliyorum, ama sinmiş koku hemen ele veriyor. "naptın sen?" demesiyle koşmaya başlamam bir oldu.. annem bir daha iç yağı olayına girmedi o olaydan sonra.. *
  • gömlek yağı yani omentum kavurmanın korunması için elzem; öbür iç yağı bölümleri kavurmayı gömlek yağı kadar korumazmış. normal koşullarda 1 yıl durmasını, dondurucu desteğiyle 2-3 yıl kalmasını sağlarmış.

    (bkz: donyağ), donyağı
    (bkz: dünya değil donyağ)
    (bkz: joseph beuys/@ibisile)
    (bkz: deriye katmalık)
  • bu yağ , kara lahanadan yapılan ve adına haşlama denen yemeğe konmazsa o yemek su da pişmiş ot olur.
  • ingiltere'de bazi donercilerde etten cok bu yag kullanilir. bu donerden alip yiyen ingilizler bunu bilerek alir, yani ucuza mal etmek icin degil de degisik bi tat olarak kullanilir. ben ilk yedigimde hic sevmesem de sonradan aliskanlik yapmisti. simdi de ara sira canim ceker.
  • (bkz: visceral fat)
  • hayvanın işkembesi etrafında örümcek ağı benzeri bir yapıda gömlek yağı da denilen yağlar ile böbrek yağlarının halk dilindeki adı.
    etin ihtiva ettiği yağdan farklı olarak ısısını kaybettiğinde donar.
    yerken damağa yapışmasından da ayırdedilebilir.