şükela:  tümü | bugün
  • bm'nin kişisel ve siyasal haklar ile ilgili düzenlediği uluslararası sözleşmenin kısa adı.
  • ing. international covenant on civil and political rights
    (bkz: bm siyasi ve medeni haklar sozlesmesi)
  • türkiye'nin 15 ağustos 2000 tarihinde imzaladığı bu sözleşme 23 eylül 2003'te yürürlüğe girmiştir.
  • ing. international covenant on civil and political rights, kıs. ıccpr. türkçesi kişisel ve siyasal haklar uluslararası sözleşmesi
    16 aralık 1966'da birleşmiş milletler genel kurulu tarafından kabul edilen ve 23 mart 1976 itibariyle yürürlüğe giren çok taraflı bir antlaşmadır. sözleşme, taraf devletlerin bireylerin yaşama hakkı, din özgürlüğü, ifade özgürlüğü, toplantı özgürlüğü, seçim hakları ve adil yargılanma hakları dahil, sivil ve siyasal haklarına saygı göstermelerini taahhüt eder. nisan 2014 itibariyle 168 devlet sözleşmeye taraf olmuştur. türkiye sözleşmeyi 15 ağustos 2000 tarihinde imzalamış ve 23 eylül 2003'te yürürlüğe sokmuştur.

    bakalım bu anlaşma metninde t.c. ne beyan etmiş, ne çekince göstermiş:

    1.beyan
    "türkiye cumhuriyeti bu sözleşme'den doğan yükümlülüklerini, bm yasası (charter) (özellikle 1. ve 2. maddeler) çerçevesindeki yükümlülüklerine uygun olarak yerine getireceğini beyan eder."

    2.beyan
    "türkiye cumhuriyeti, bu sözleşme'nin hükümlerinin yalnızca diplomatik ilişkisi bulunan taraf devletlere karşı uygulanacağını beyan eder."

    3.beyan
    "türkiye cumhuriyeti, bu sözleşme'nin hükümlerinin yalnızca diplomatik ilişkisi bulunan taraf devletlere karşı uygulanacağını beyan eder."

    çekince
    "türkiye cumhuriyeti, sözleşme'nin 27. maddesini, türkiye cumhuriyeti anayasası'nın ve 24 temmuz 1923 tarihli lozan barış andlaşması ve ek'lerinin ilgili hükümlerine ve usullerine göre uygulama hakkını saklı tutar."
    madde 27
    etnik, dinsel ya da dil azınlıklarının bulunduğu devletlerde, bu azınlıklara mensup olan kişiler, kendi gruplarının diğer üyeleri ile birlikte, kendi kültürlerinden yararlanma, kendi dinlerine inanma ve bu dine göre ibadet etme, ya da kendi dillerini kullanma hakkından yoksun bırakılmayacaklardır.

    uygulanacağı beyan edilmiş sözleşmenin benim dikkatimi çeken birkaç diğer maddesini de sizlerle paylaşmak isterim:

    madde 2.1
    bu sözleşme'ye taraf her devlet kendi ülkesinde yaşayan ve yetkisi altında bulunan bütün bireylere ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka fikir, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğum ya da başka bir statü bakımından hiçbir ayırım gözetmeksizin bu sözleşme'de tanınan hakları sağlamak ve bu haklara saygı göstermekle yükümlüdür.

    madde 3.1.a
    bu sözleşme'ye taraf her devlet, bu sözleşme ile tanınan hakları ve özgürlükleri ihlal edilmiş olan her şahsın, bu ihlal resmi sıfatla görev yapan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa bile, etkin şekilde telafi edilmesini güvence altına almakla yükümlüdür.

    madde 9.1
    herkesin kişi özgürlüğü ve güvenlik hakkı vardır. hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz veya tutuklanamaz.

    madde 10.1
    özgürlüklerinden yoksun bırakılan herkese insanca ve kişinin doğuştan sahip olduğu onura saygı gösterilerek davranılır.

    madde 17.1
    hiç kimsenin özel hayatına, ailesine, evine ya da haberleşmesine keyfi ya da yasadışı olarak müdahale edilemez; hiç kimsenin şeref ve itibarına yasal olmayan tecavüzlerde bulunulamaz.

    madde 19.1 ve 19.2
    herkes, kimsenin müdahalesi olmaksızın istediği düşünceye sahip olma hakkına sahiptir.
    herkes, düşüncelerini açıklama hakkına sahiptir; bu hak, herkesin, ülkesel sınırlara bağlı olmaksızın her çeşit bilgiyi ve fikri, sözlü, yazılı ya da basılı biçimde, sanat eserleri biçiminde ya da kendi seçeceği herhangi bir başka biçimde araştırma, edinme ve iletme özgürlüğünü de içerir.

    madde 20.1 ve 20.2
    her türlü savaş propagandası yasalarla yasaklanır.
    ulusal, ırksal ya da dinsel nefretin ayrımcılık, düşmanlık ya da şiddete kışkırtma şeklini alacak biçimde savunulması yasalarla yasaklanır.

    madde 26
    herkes yasalar önünde eşittir ve hiçbir ayrım gözetilmeksizin yasalarca eşit derecede korunur. bu bakımdan, yasalar her türlü ayrımı yasaklayacak ve ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka fikir, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğum veya diğer statüler gibi, her bağlamda ayrımcılığa karşı eşit ve etkili korumayı temin edecektir.

    (bkz: thousand yard stare)
  • nasıl olduğunu anlamasam da çeşitli çevirileri bulunan `international covenant on civil and political rights` adlı birleşmiş milletler sözleşmesinin kısaltması.

    ombudsman, resmi gazete ve (her ne kadar iki farklı seçenek sunsa da!) tbmm'nin resmi sitelerinde gayet doğru bir biçimde `medeni ve siyasi haklara ilişkin uluslararası sözleşme` olarak geçiyor.

    nereden çıktı bilmiyorum ama bm siyasi ve medeni haklar sozlesmesi (bm'yi atıyoruz zaten de) bir kere siyasi ve medeni sözcüklerinin sıralaması bakımından baştan yanlış oluyor.