şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: icedonuk)
  • içe dönüklük ve içe kapalılık arasında bir fark olduğunu düşünüyordum.
    bu konuda bir araştırma yapmaya başlarken, 'içe dönük, içe kapalı, çekingen'
    isimli, serap duygulu tarafından yazılan makaleyi okuyup faydalı buldum.

    içe dönük ve içe kapalılık arasındaki farklar güzel bir şekilde şurada özetlenmiş.

    aynı yazının hürriyet aile'deki linki
  • burada böyle otururken, yalnız, kendi içime dönmüşken her zamanki gibi, anlatayım.
    içime kapandığım zamanlar oldu, bir salyangoz gibi içime kıvrıldığım... içimdeki derin uçurumun kıyısında durduğum, fırtınalara, gecenin köründe yağan o sert yağmura karşı durduğum anlar, uçurumdan düşmedim. yağmurun sularına karışan gözyaşlarım, benim kendi iç dünyam ve o gürül gürül çakan şimşek. herkesin uçurumu vardır, bazıları o uçurumdan habersizdir, bazıları kıyısında bekler, bazıları düşer.
    ben bir kere o uçurumu gördüm.
    sonra elbet yeniden güneş doğacaktı, gün açacaktı. bu sefer sakince manzarayı izleyecektim. güneşin doğuşunu, batışını, gecenin serin rüzgarını, rüzgarın çaldığı ıslığı kendi içimdeki doğamın benim için bestelediği bir şarkı gibi dinleyecektim.
    ben düşme korkumu yendim, kendi doğamda, hatta kendime kurduğum o dünyamda içime çekerken o doğan günün kokusunu... ve artık 'kapatmadım' kendimi, ne içe ne dışa.
    sadece içime döndüm, benim doğam, benim dünyamın içindeki o uçurumdan denizin huzur ve huzursuzluk arasındaki gelgitlerini izliyorum sadece. içimdeki dünyanın tanrısı da benim, cennetim de cehennemim de benim içimdedir.