şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: konkav)
  • (bkz: içbükey)
  • (bkz: munzevi)
    (bkz: asosyal)
  • her zaman daha geniş bir ic evren ve daha buyuk bir hayal dunyasina sahip olduklari hissi uyandiran, insanda gercekten igilenme dialog kurma istegi uyandiran, tavirlarinin bir eksiklik, bir pasiflik degil, dunyaya karsi radikal bir muhalefet oldugu dusunulen nadir bulunan sahislar.
  • (bkz: birdy)
  • (bkz: introvert)
  • psikolojide tanımlanan insan tiplerinden biri. jung içedönük tipleri şöyle tanımlar:
    "içedönük tipler topluluklar içinde kendilerini yalnız ve kaybolmuş hissederler. duyguludurlar, aptalca görünmekten korkarlar fakat genellikle toplum içinde nasıl davranılacağını öğrenemedikleri görülür. savrukturlar ya da çok fazla dürüsttürler ve çok titiz bir biçimde naziktirler. aşırı vicdan sahibi, kötümser ve eleştirici olma eğilimindedirler. daima en iyi niteliklerini kendilerine sakladıklarından doğal olarak kolaylıkla yanlış anlaşılırlar. üstün yönlerini ancak samimi çevrelerde ortaya koyabildiklerinden ihmal edilmiş gibi davranırlar ve dolayısıyla dışadönük çalışma arkadaşlarından daha az başarılı olurlar. buna rağmen enerjilerini başkalarını etkilemek için harcamadıkları ve sosyal faaliyetlerde kullanmadıkları için genellikle olağanüstü bilgi sahibi oldukları ve ortalama standartların üzerinde olan bazı yetenekleri geliştirdikleri görülür.

    içedönükler yalnız olduklarında ya da küçük ve dost bir grup içinde bulunduklarında çok etkindirler. onlar için kendi yargıları genel olarak kabul edilen bir görüşten daha önemlidir. bir içedönük çok popüler bir kitabı okumayı reddeder ve herkesin övdüğü bir şeyi değersiz sayar. bu kararlarındaki bağımsızlık ve günün şartlarına uymadaki başarısızlık doğru olarak ele alınırsa ve kullanılırsa değerli olabilir. ayrıca sosyal niteliklerinin eksikliğine rağmen sadık ve samimi dostturlar. "
  • "jung'unki de dahil olmak üzere simdiye kadarki psikolojinin en önemli problemlerinden biri insani ve insanin düşünce dünyasini optik bir vaka gibi tanimlamasi ve insan bilincinin ve kişiliğinin çeşitli durumlarini ışığın çeşitli durumlari sonucunda oluşan "aydinlik" ve "karanlik" noktalar olarak görme eğilimidir. böylece insanin varliği ve kimi belirsiz etkinlikleri bir tabula rasa üzerine düşen çeşitli gölgeler halinde kavranmiş, insan etkinlikleri ve bilinci bir bütünlük halinde kavranamamış, sürekli bir yarilmaya ve aynalar oyununa indirgenmiştir. jung her ne kadar insanin kendisiyle olan düşünsel ve pratik ilişkisini, yeniden kuruluşunu, gölge gibi kavramlar araciliğiyla gözönüne alsa da, sosyal bir varlik olan insanin diğer insanlarla ve onlarin gölgeleriyle ilişkisini görmezden gelir. ve bunu sezgisel olarak olumlar. bize neden içedönük insan hakkinda kendilğinden "olumsuz" bir yargiya sahip olduğumuzu, dişadönük insanin neden başarılı olacağını göstermez. içe dönüklüğü neden bir tür hastalik gibi gördüğümüzü de açiklamaz. dışa açık olan insanin neden başarılı olarak düşünüldüğünü göstermez. o içedönük'ü olumlarken bile bir astrolog'un günlük yildiz falindan daha bilimsel değildir. insanlara bakinca duyusal nesneler görür, nesnel ilişkileri içindeki insan unutulur. bu durumda "içe dönük insan", "dişa dönük karakter" gibi açiklayan değil, açiklanmaya muhtaç kavramlarla iş görür ve insanin özü gibi skolastik bir metafiziğe kapiyi aralar. fakat tüm toplumsal yaşam özünde pratiktir ve pratik tüm skolastik yargilari önüne katip sürükler. mühim olan onu değiştirmektir. dünyanin tüm içe dönükleri birleşiniz ve topluca dişa dönünüz. içinizden baska kaybedeceğiniz bir şey yoktur!"
  • kıl dönmesi'ne benzer, dışarıya çıkamayınca içeriye doğru girer, orada varlığını sürdürür, içeride büyüdükçe büyür, sonra sığamaz iç dünyasına, acı verir, iltihap çevresine akıtır, kurtulması zordur, ta ki bu işin ustası doktor tarafından içeride büyüyen dışarıya çıkarılıncaya kadar.