şükela:  tümü | bugün
595 entry daha
  • uzun ömürlü süt anasını satayım. günlük sütün tadını ne kadar seviyorsam, bundan da o kadar tiksiniyorum. içince boğazımda kimyasal bir tat kalıyormuş gibi geliyor. zaten 4 ay kutu içinde bekleyebilen süt mü olur? süt dediğin soğuk ortamda en fazla birkaç gün bekler sonra da bozulur. nasıl bir katkı maddesi koyduysanız bunun içine...

    bir de bu katkı maddeli şeyi ilköğretimde çocuklara süt içireceğiz diye zorunlu yapmışlardı ya lan. yok içemiyorum dedikçe de öğretmen zorluyordu çok faydalı bir şeymiş gibi. çocukluk travmam amk. yapacağınız kampanyaya sokayım.
  • acı yavşan otu çayı
    diğer bir deyimle (bkz: peryavşan)
  • uzun yolculuk sırasında, gece 2:00 sularında shell istasyonundan aldığım nescafe xpress black roast
    o kadar kötüydü ki 10 km sonra sağa çekip istifra etmek zorunda kaldım. ama hakkını yememek lazım, sonuçta uykumu kaçırdı
  • şimdi kahvesiz yapamamcılar kızacak ama kusura bakmasınlar her türlü kahve çeşidi benim için berbat birer içecektir.
    nasıl bu kadar tutulmuş dünya üzerinde hala anlamıyorum. bazen bende mi yanlışlık var diye tekrar deniyorum ama yok berbat bir şey gerçekten. ağzım büzüşüyor tek yudumda yemin ediyorum.
  • "vişneli meyve suyu"
    arkadaşlarım azıcık kalmış vişneli meyve suyunu küllük niyetine kullanmışlar. tabi sabah kalkıp farkında olmadan kafaya dikince haliyle bir daha içinde vişne barındıran bir şey içmiyorsunuz.
  • hint yağı
  • (bkz: kant)
  • balık yağı şurubu. o da içiliyor diye şeeeettim...
  • hazır şalgam. doğanay markaydı galiba. aslında hazır içecek içen bir insan değilim ama başka bir seçeneğim olmadığından yaptık bir hata.

    az kalsın şalgamdan soğuyordum. velhasıl içmeyin arkadaşlar, su hariç hiçbir hazır yahut paketli içecek içmeyin.

    su için, bol bol su için
  • (bkz: coca-cola cherry) hayatımda tattığım en kötü içecekti.
604 entry daha