şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sanki bilinmeyen karanlıkta aniden geliveren iki elin birden yüreğinizi sıkar gibi sizi zora sokması durumu.
  • (bkz: kalbi acimak)
  • ayrilikda kullanilan cümle, özleme ve kavuşamama anlarında sabit kalındığında hissedilen ağrı, kalbi çeviren dikenli tellerin sürekli sıkılaşması, batması, paslanmış tellerin ağrılı kalpte bıraktığı tortu, hepsi...
  • (bkz: asik olmak)
    (bkz: terkedilmek)
  • (bkz: kalbim aciyor)
  • icinizin yaniyor gibi olduğunu hissetme,gözyaşlarinin sel olmasi durumudur....sizin iciniz acirken,kalbiniz yerinden çikacak gibi olmuşken bile kimsenin umrunda olmamaniz durumu çok dahada kötüleştirir...zordur yalnız hissetmek,içini,en derinlerini incitir insanin...anlatmaya çalişirsiniz ama insanlar kendini anlamamak üzere hazirlamiştir,herşeye bi itirazları vardir..siz hep haksizsinizdir sadece duygularinizi hissettiklerinizi anlatmak isteseniz bile...duygusuzlaşmiş insanlar arasinda çirnipinan bi insancik oluverirsiniz bi anda...nefes alamaz ölmek istersiniz....o aciyi yaşamamak hissetmemek için dünyalari verirsiniz ama nafiledir...sanki dünyadaki bütün herşey üzerinize doğru gelir acinizi arttirmak için....yildizlar bile nispet yapar gibidir...oysaki hak etmemişsinizdir ama yaşamak zorundasinizdir kalbiniz sizlaya sizlaya....

    en kötü acidir....bidaha hiç yaşamak istemez insan..ama ne acidir ki bi kisir döngü içerisindesinizdir artik....mecburidir bunu yaşamak eğer hayat tamamen değişmezse....
  • genelde yaşanan kalp kırıklığının ardından, hayal kırıklığının ne kadar büyük olduğunu anlatabileceğini düşünerek sarf ettiğimiz cümledir. aslında acıyan içimiz değil, kalbimizdir. sadece aşk olması da gerekmez. acının şiddeti, acıtana olan sevgimizle doğru orantılı olarak çoğalır. kalbimizi kıran kardeşin söyleyeceği bir söz, sevgilinin terk edişi, annenin hastalığı, sevilen dostların dünya değiştirmesi gibi, gerçekten atlatılması çok ama çok zor olaylar için kullanlıabilir. zamanla acı geçer ama izleri hep bir yerlerde saklı kalır. asla yeri dolmaz, acı yok olmaz.
  • telefondaki ses bir buzdağından gelmektedir sanki. bir zamanlar size "canım, aşkım, tatlım" diyen insan nerededir bilinmez. bana trajikomik geliyor bunca maske, oyun, gereksiz kaçış. yüzleşmekten korkuyor insan galiba. oysa ne kısa bir hayatımız var. iki insanın birbiri için onca emek vermesine mi üzülmeli, sevdiğinizin bunca değişmesine mi? onu tanıyamazsınız... gitgide yabancılaşmaktadır. "başkaları cehennemdir" bunu bilmezmiş gibi yapar, oysa farkındadır. bir bıçakla kesip alınmıştır adeta duyguları. içiniz acır, boğazınız tıkanır. neyi nasıl anlatmalı ki ona? çözümü zamanda gizlidir belki de.