şükela:  tümü | bugün
  • insanın yüzüne tokat gibi çarpan gerçektir... 50 karakter sınırı olmadan söylenecek hali de "içinde bulunduğumuz şu anın bir daha hiçbir şekilde yaşanmayacak olması" şeklindedir...

    şöyle bir düşünün... şu anda tarih 27 kasım 2012, saat 22.12.14...

    ben bu "an" itibariyle şu okuduğunuz entry'i sözlüğe göndermekle meşguldüm ve bir daha ne yaparsam yapayım hiç bir şekilde bu anda yapmış olduğum şeyi değiştiremem... 5 yıl sonra da, 10 yıl sonra da kim sorarsa sorsun, ya da kendim ne yaptığımı düşünmeye çalışayım, bu anda yaptığım şey tüm zamansal kavramlar boyunca aynı kalacak... ve hiç bir şekilde saatler 27 kasım 2012, saat 22.12.14'ü göstermeyecek... dolayısıyla bunu farkeden kişinin aslında her anını dolu dolu geçirmesi gerekirken, tüm insanlık olarak hala aynı tarzda yaşamayı sürdürmemiz de ayrı bir muamma...
  • an itibariyle şafak sayanlar için geçip gitmesi umut edilen andır.
  • bazen şükrettiğim bazen lanet ettiğim süreklilik arzeden bir durum. *
  • yaşanacak yeni anın merak ve heyecanı sebebiyle çok da umursanmayacak bir durum.
  • daha iyisinin yasanmayacagi anlamina gelmeyen durumdur, ya da daha kotusunun tabi..
    secimi de en nihayetinde bize aittir..
  • 17 mayıs 2000 gecesinden sonra fark ettiğim duygu.

    ah be, unutamıyorum resmen. bugün maç izlerken heyecanlanıyorsam manyak gibi, belki yine benzer bir şey hissedebilirim diyedir, başka da bir şey değil.
  • öncelikle malzemeleri gerektiren hal;
    1 adet oda
    1/2 lap top
    2 tatlı kaşığı aynı müzik
    kararınca oda sıcakjlığı

    hadi bi git
  • bir çok eğlencenin bokunun çıktığı andır bunu algıladığınız an. ama bokunun çıkması deyimini kötü anlamda söylemiyorum. tam anlamıyla ne yapıyorsanız 5 katını yapmaya başlarsınız 25 kaplan gücünde zevk almaya başlarsınız yaptığınız her şeyden. o yüzden bu entry'i bırakıp macbeth okuyacam.
  • "geçen zaman kaybolup gitti.
    gelecegin ne oldugu ise belli degil.
    sen ancak içinde bulundugun anın sahibisin.
    ama o da geçmek üzeredir."
  • belirli olan sınırlamalar dahilinde düşünmeye muktedir olan yaradılış gereği, insan olmanın bilincinin saplantılı koşullarına bağlı yaşanan bir durumdur. tamamen insani bir kaygıdan ibaret olmasına rağmen, "yaşanılan anın, bir daha yaşanamayacak olması" anın "ne"den ibaret olduğuna göre değişir. bu değişim de, "an"a verilen kıymet ile, yani içinin neyle doldurulduğuna, dışının neyle kaplandığına göre çeşitlenir. siz yaşamış olduğunuz ana, 28 şubat 1976, 20.32, 19... şeklinde zamansal bir değer biçer, içini de, bu ana özel olan kavramsal nahilenin eşsiz olduğuna dair bir uyartıyla muştulanırsanız, geri kalan ve geride bırakmış olduğunuz tüm anlar bütününe göre, bütünü oluşturan bir parçayı geçmiş olduğunuz ve geride bırakılana bir daha geri dönemeyeceğiniz sanrısına kavuşursunuz. zamanda görecelik ve zamanda geriye doğru ilerleme gibi eş mahiyetli başlıklarda "an"ın vermiş olduğu yetkiye dayanarak gerçekleşme katsayısı exponansiyel olarak ivmelenmez ise, durum hakikat kadar doğrudur. ancak içinde bulunduğunuz ya da içinizde bulundurduğunuz bu "tek ve eşsiz an'ı" bu bahsini geçirdiğim, içine ait olduğu varsayımsal anlar bütününden bağımsız olarak işlemediğini, yani, doğum ve ölüm sınırlaması koşulunda, yaşama, yalnızca tek bir "an" mevcudiyetiyle baktığınızda, geçirmiş olduğunuz şeyin "an" değil yalnızca "zaman" olduğunu görüp hayretle şaşırıp, içinizdeki durdurulamaz nihilist sapığa "naber abi?" diyebilme şansına erişebileceksiniz.

    " an'ın değil, ananızın kıymetini bilin!"