şükela:  tümü | bugün
283 entry daha
  • ''anne'' yerine ''banka'' yı koyarak çözülebilecek problem. dedenin 100 gram altın borcunun bankaya olduğunu düşünelim. anne dahil herkes bu borcu ödemekle yükümlü olduğundan 1/7 olarak annen de sorumlu. herkes payını koyup 100 gram altını kenara koyun. sonra mirası paylaşın, kenardaki altını da anne'ye verin bu iş huzur içinde çözülsün.
  • koyluler hukukla, hatta daha fenasi boyle basit matematik bilgisi gerektiren hukuk problemleriyle ugrasmaya kalkip da, sekilde goruldugu gibi ortaligin amina koymasin diye avukatlar var.
  • borç çocukların borcu değil; babalarının borcudur. dolayısı ile burada şöyle bir hüküm var;
    ölen kişinin bir borcu varsa, bu borç geriye bıraktığı mirası ile ödenir. (kadının 100 gram altın borcu mutlaka mirastan ödenmeli)

    eğer borçlar bitmiş ve yine ortada miras kalmış ise o zaman kalan mallar mirasçılar tarafından eşit olarak bölüşülmelidir.

    eğer miras yok ise o zaman borç mirasçılar arasında bölüşülür. bu durumda kadının da kendi hissesi oranınca altın borcuna ortak olması durumu ortaya çıkar. yani babasına borç olarak verdiği altının 1/7'si kendisine borç olarak yansır.
    ancak o zaman eksik ödeme yapması adaletli bir davranış olur.

    başlığı açan yazarın annesi haklıdır ve borcunun tamamını alması gerekir.
    ancak ortada şöyle rezil bir durum da var.

    14 gram altın için (bu günkü parayla 4.000 lira yapıyor) 7 kardeşin ortalarına kemik atılmış itler gibi birbirlerini yemeleri ne üzücü.
    babanız götürdü mü ki; siz 2 parça toprak için birbirinizi yiyorsunuz???
  • hacı kusura bakma ama anan haksız. muhtemelen onun bi günahı yoktur da sen ve baban ortalığı karıştırmışsınız gibi geldi bana.
    şimdi diğer 6 kardeş istese yok kardeşim bizim bu borçla alakamız yok diyebilir miydi? evet. ortada hiçbir resmi belge yok. ama borcu kabul etmişler. o paranın 6/7’sini ödemeyi ve o parayla alınan zeytinliğin de 1/7’sini vermeyi teklif etmişler. işin hukuki boyutunu bilmiyorum. belki borcun tamamı ve arsanın 1/7’sini vermeyi öngörüyordur yasalar. ama iş hukuka kalsa o parayı zaten alamaz annen. bu kişiler işi yokuşa sürmeyip orta yol bulmaya çalışmışken kabul etmeyen sizsiniz. aradaki fark da hepi topu 3-5 gram altın. kardeşler arasında lafı oluyorsa ben diğerlerinin yerinde olsam bu saatten sonra borcu kabullenmez hukuki olarak ne gerekiyorsa onu yaparım.
    bu arada deden borcun bi kısmını (belki hepsini belki fazlasını) size 20 sene bedavadan zeytin ve yağ vererek ödemiş zaten.
  • annen kesinlikle haksız ve hukuki açıdan hem vicdani olarak . annenin mantığı mirasa gelince ben varım ama borca gelince ben yokum mantığı , var mı öyle bi dünya ? eğer mirasçı isen borcuna da mirasçısın alacağına da mirasçısın(hukuki olarak öyle vicdanen de bence ortaksan borca da ortak olunmalı) . annen dedene vermiş altınlarını bu yüzden ondan talep etmesi gerek ama kendisi hayatta olmadığı için mirasçıları kim ise onların bu borcu ödemesi gerek . annen de mirasçı olduğu için dedenin borcuna ortak olması lazım . annen altın verdi onun başına mı patladı ?altın vermeseydi daha da mı iyi olurdu şeklinde düşünmeyin . farzedin ki dedeniz bunu dışardan x şahıstan almış olsun borcu . e gene mirasçıların (yani annen de dahil ) bu borcu ödemesi gerek bu x şahsına . bu yüzden en mantıklı ve hukuğa da uygun
    seçenekler arasında şunu yapabilirsiniz dedelerin mal varlıkları satılır ve 104 gram altın alınıp annene verilir .kalan mirası geriye kalan mirasçılara eşit bölünür (şunu da özellikle belirtmek isterim zaten satılan malların da 1/7 si annen idi , her kardeş borcun 1/7 si kadar mirastan satmış olup borçluya yani annene 104 gram altın verilmiş olunur. yani annen de aslında borç kadar miktarın 6/7 sinin almış oluyor mallardan . çünkü 1/7 si bi cepten alıp öbür cebe koymak gibi oldu . fakat annene degil de x şahsına borç olunmuş olsaydı annen de verecekti ) diğer bi seçenek ise annenin kabul edeceğini sanmıyorum ama yine de söyleyeyim redi miras yani borcu da vermez mirastan da red olur mirastan da alamaz .
  • anne anne değil şirretlik abidesi. sinirlendim sabah sabah.
  • avukat falan değilim, hukukçular yanlış varsa düzeltir tabi de, miras hukuku da borçlar hukuku da doğal olarak tüm hukuklar gibi yazılı kurallara bağlıdır ve her şey yazılı ispatlı belgelere dayanır. 18 sene önce verilmiş olmasını geçtim, ortada ne bir senet, ne bir belge var. yani ispat imkanı yok. şimdi başkası da çıkıp dese ki "ben de rahmetliye 1000 dolar vermiştim 20 sene önce" diye, ne diyeceksiniz? kanunlar söze değil yazılı ispatlara göre hareket eder. ayrıca kardeşlerin borcu kabul etmesi bir şey değiştirmez, çünkü bir anda karar değiştirip "bizim borçtan haberimiz yok ispatı varsa göstersinler" diyebilir. (kaldı ki miras yüzünden kardeşlerin arası açılabiliyorsa, bunu söyleyen bir mirasçı da illa ki çıkar)

    ayrıca 18 sene önce bununla ilgili bir belge düzenlenmiş olsa dahi, 18 sene boyunca takip edilmediği için zaten zaman aşımı söz konusu olacak.

    yapılacak olan şey, mirasın eşit paylaştırılması, paylaşım sonunda annenin kardeşlerden borcu talep etmesi bence. yani mahkeme yoluyla borcun ispatı ve talebi zor görünüyor.
  • annesi kesin kayserili üçün beşin hesabını yapıp kendine yonttuğuna göre. akla bak akla.
    avukata gitmemek için buradan akıl dilenen torunda bu savımı destekliyor nitelikte.
    allah akıl fikir versin.