şükela:  tümü | bugün
  • tbb tarafından hazırlanmış olan ücretli denilemeyecek kadar ufak bir ücrete* sahip olabileceğiniz, icra takip sistemidir.
  • tbb'nin gönderdiği sms'e göre, istenen ücret yıllıktır. seneye allah kerim.
  • e-katip programının kısa sürede klonlanmış halidir. hatta bu o kadar böyledir ki bazı yazım yanlışları bile olduğu gibi kopyalanmıştır. tbb'ye yakışmıyor diyeceğim ama zaten tbb'nin programı değil, tbb den birilerinin dayısı olduğunu sandığım firma... satış sözleşmesinde tbb bir tafar olarak görünmüyor. özel bir firmayla yapıyorsunuz akti. her yönetim kendi şirketini getiriyor. bunlar da gelip gidici...
  • ikinci ve üçüncü yıl üyelik ücreti 40 liraya yükselmiştir. yine de makul seviyede olduğu için gönül rahatlığıyla satın alınabilir.
  • ucuz, pratik, kullanışlı ve öğrenmesi kolay icra takip programı. herhangi bir bilgisayara yüklenmesi zorunlu olmadığından, kullanıcı adınız ve şifrenizle adliyelerde kolayca kullanabilir, yeni takip açabilir, ya da çıktı alabilirsiniz. akıllı telefonlar ve tabletlerden de erişilebilir. bu erişim kolaylığı, adliyelerde çok işime yaradı. programın yazılımcıları sağ olsunlar.
  • kendi yazım hatalarınızı başka bir programda görmek nedir bilir misiniz?

    şimdi bişey anlatacam.

    memlekette fikir hırsızlığının ne kadar kolay olduğunu biliyorsunuz değil mi.
    ülkemizde maalesef halen düzenli bir bilişim suçları hukuku oturmadığından bu tür araklamaları görmeye devam edeceğiz. ben aynı sektörde hizmet veren bir programın yazılımcısı ve sahibiyim. bir programı başından sonuna kadar kendiniz tasarlamışsanız onun kopya edildiğini, fikrinizin ve metotlarınızın çalındığını anlarsınız.

    daha önce hiç bir yerde bununla ilgili ne bir şey yazdım ne de söyledim. aha da barolar birliğine, onun yöneticilerine ve başkan metin feyzioğluna açık mektup;

    ismini verip de kendimi daha büyük sorunların içine atmak istemediğim programımı 2007 yılında tasarladım ve yaklaşık 2008 gibi de yayına başladı. o günden bugüne kadar da ciddi sayıda avukat ve kurum tarafından kullanılmaktadır. ancak bir gün barolar birliğiyle bağlantılı özel bir firmanın da benzer bir hizmete başladığı haberini aldık. bu bizim dikkatimizi çekti, çünkü fiyat olarak neredeyse sigara parasına satılan bir programdı. her zaman bir program çıkarılır ve bu bizi hiç etkilemezdi ancak bu barobirliği arkasına almış bir özel firmanın programıydı. tahmin ettiğim gibi barobirliğin kendi programı gibi lanse edildi. ancak sözleşmede satıcı taraf olarak baro değil özel firma gözüküyor. bütün bunlar belki biraz olumsuz bir talih olarak görülebilirdi ancak burada kimseye kızamazsınız. özgür piyasalarda böyle şeyler olur.

    tüm programcıların yaptığı ve yapması gerektiği gibi rakip programı incelemeye karar verdik. verdik sigara parasını ve aldık programı. ekipteki diğer yazılımcıları da toplayıp "acaba ne yapmışlar bakalım" diye toplaştık pcnin başına...

    daha bir kaç pencereden sonra herkes birbirine soran gözlerle bakmaya başladı. programdaki her şey tanıdık geliyordu. çalışma prensibi, başlıklar, sayfa adları, aşamalar, ilerleyişler, parametreler her şey...

    3 dakika geçmeden gördüğümüz şeyin farklı bir tabanda yazılmış özbeöz kendi mimarimiz olduğunu anladık. bunu anlarsınız dostlar. yazılımcılar beni iyi anlarlar. kendi elinizden çıkmış, her tarafını kendinizin tasarladığı özgün bir eserinizin kopyalandığını görürsünüz. belki bir başkası için fark gözükmeyebilir. hele de farklı renkler farklı bir yazılım dili olursa bu daha da zorlaşır ama programın babası olarak siz detaylarda kendi evladınızı tanırsınız. gecelerce kafa patlattığınız, kullanm metodu geliştirdiğiniz, defalarca iptal edip defalarca yeniden kurguladığınız o sayfalar 2 ayda klonlanmıştır. özgün metodunuz bire bir çin malı olmuştur. sayfa adları, tanımlamalar, aşamaların sırası, sayfa adları, ismi şöyle olsa daha açıklayıcı olur dediğimiz faiz türü isimleri, parametrelerin adları ve sıralaması...

    ve;

    parametrik bir tanımda, bir faiz isminde yapmış olduğum bir yazım yanlışının aynen kopyalanmış olması. iki programda da aynı biçimde, yanlış bir şekilde yazılı olması...
    belli ki yorgun bir çalışma gecesinde dikkat edilmeyerek yapılmış bir yazım yanlışımdı o... emek vermişliğin, uykusuz gecelerin, ahlaklı çalışmanın, namuslu çalışmanın, dürüstlüğün, helal kazancın, tüm o çabaların ve alın terinin kocaman bir simgesi olan o yazım yanlışım...
    bir başka programdan bana el sallıyordu.

    hakkın savunucularının barosunun kefil olduğu o programdan. adalet diyenlerin, hak diyenlerin, hukuk diyenlerin barosunun kefil olduğu o programdan.

    yaşadığım üzüntü bir ticari endişeden doğan bir üzüntü değildir, bunu bir kere bilesiniz. üzüntüm emeklerimin gasp edilmesidir. ve bunun da bir baro tarafından yapılmasıdır. ticari olarak bir kaybım olmamıştır. bu çin malı program çıktığı gün bizim kullanıcı sayımız neyse, bugün de o rakamdan aşağıda değildir.

    sn. metin feyzioğlu, sizi yıllarca seni taktir ettim, dinledim, sevdim, saydım -ama hiç kusuruma bakmayacaksın- hakkımı yediniz. sizin adınıza iş yaptığınız kişilerin kim olduğuna ve ne yaptıklarına dikkat etmek de sizin sorumluluğunuzdur.

    doğrudan bir baro suçlaması yapmak istemedim. bir suç duyurusu ya da tespit davası da başlatmadım. çünkü netice alınmayacağını çok iyi biliyorduk. kadıyı, kadıya şikayet etmek gibi bir şey bu. zaten bahsettiğim 4-5 avukat da bu işlere bulaşma konusunda çok istekli davranmadılar. elbetteki biliyorum bu işin musebbibi doğrudan baro veya avukatlar değil. ancak onlar adına, onların ismiyle hareket edenler, bu ahlaksızlığı benim gözümde baroya maletmiş durumdalar. çoğu zaman metin feyzioğluna bir mektup yazmayı düşünmüş ancak dikkate alınmayacağımı farzedip, duruşunu beğendiğim bir şahıs tarafından iplenmeyerek daha da kendimi kızdırmak istememişimdir.
    şimdi buraya yazdım böyle şeyler. sonuçları ne olursa olsun. kim gocunursa gocunsun. ben her zaman şerefim üzere yaşadım. herhalde kimseyi boş yere itham altına almak isteyecek değilim. ama hiç olmazsa bilin istedim.

    siz zatı muhterem hırsız yazılımcılar. siz de burayı okuyacaksınız biliyorum. benim kim olduğumu zaten net olarak bileceksinizdir, çünkü nereden arakladığınızı çok iyi biliyorsunuz.

    size öyle bir beddua ediyorum ki...