şükela:  tümü | bugün
  • anıların birikmesiyle gün yüzüne çıkan uktelerdir..

    - geçmişte kalan bir tartışmada karşımızdaki kişiye gogolvari bir edayla en iyi yanıtı içimizden verdiğimizi anımsamak ve iç sesi dış ses yapamadığımız o an...

    - ilk gençliğimizin, gençliğimizin geçtiği yıllarda sevdiğimiz tüm naif filmlerde kahramanların fenerbahçeli olduğunu hatırlamak ve onlarla aynı coşkuyu yaşayamadığımız gerçeği..

    - hayatımızdaki tüm az kullanılmış yol seçeneğinde seçmediğimiz o yollar...
  • bir erkek olarak saç boyatmak. kahverengi saçlarımı duncan james, brad pitt, justin timberlake gibi sarıya boyatmak o kadar çok istiyorum ki. ama mahalle baskısı denen şey yüzünden yapamıyorum ve gençliğim geçiyor, saçlarım ilerde dökülecek; dökülmese bile 30 yaşında adamın saç boyaması absürt kaçacak.

    ilerde türkiye'de yaşamayacağım, erkek çocuğum olur da saçlarını boyatmak ve bilumum şeyler isterse sonuna kadar destekleyeceğim. benim içimde kocaman bir ukte var çünkü.
  • interrail ile avrupa turu yapamamak.
  • türkiye'den başlayıp kızıldeniz'de sonlanacak olan bir motosiklet rotasına zamanımın şimdiye kadar olamaması.
  • - hiç gg'den entry'm silinmedi.
    - hiç nick altı entry girmedim.
    - hiç taksitle bir şey almadım; parasını taksit taksit bir araya getirdim ama ödemeyi hiç taksitle yapmadım.
    - bir de hiç sokak satıcısından tavuklu pilav yemedim.
  • kadın sevmek, hem de en doyumsuzundan.
    yıllarca hiç kimseye yaklaşamamaktan, açılamamaktan, herkese karşı çekingen durmaktan dolayı bünyemde öyle bir duygusal açlık oluşmuş ki, bu açlık adeta bir karadeliğe dönüşmüş durumda. artık bir kadına kalbimi açmak istiyorum, ama ne yazık ki "ya yanlış anlaşılırsam?" demeden de edemiyorum. acaba çok mu şey istiyorum?
  • ne zaman olursa olsun gerçekleştirilmesi gerekenlerdir. ben içimde kalıp kalmadığını o durumla/şeyle karşılaştığımda fark ediyorum bazen.

    4 sene öncesiydi. amsterdam'da her sene düzenlenen ve o sene kraliçe adına son kez düzenlenecek olan queens day'e* katılmıştım arkadaşlarımla. herkes turuncular giymiş*, sokaklar insanlarla dolu, caddeler buram buram ot kokuyordu. sadece gençler ve yetişkinler değil, sokaklar çocuklarıyla kutlamaya gelen insanlarla doluydu.

    sokaklarda çocuklara yüz boyası yapan insanlar vardı. yüzleri boyalı çocukları görünce önce bir heveslendim, sonra çocukken hiç yüz boyası yaptırmadığım aklıma geldi. arkadaşlara dönüp "ben de istiyorum bundan" deyince önce "saçmalama, kaç yaşında insansın" falan dediler. sonra ben de diğer çocuklar gibi sıraya girip bekledim. sıram gelince kadın önce bana, sonra da arkamdaki çocuğa baktı. "ben yaptıracağım" deyince şaşırdı tabi. "ne yapalım?" deyince, çok spontane geliştiği için aklıma birşey gelmedi o an. sonra saçlarıma bakıp "saçların aslan yelesi gibi. seni aslan yapalım" dedi. diğer insanların şaşkın bakışları, gülümsemeleri ve kamerayla bizi çekmeleriyle birlikte yüzümü boyamaya başladı. aklımda kalacağına midemde dursun diye boşuna söylememişler. hiçbir şey ukte kalmasın içinizde..
  • (bkz: pilot olmak)
    gençleri ebeveynlerin yönlendirmesi çok önemli.
  • çok sevilmek, en sevilen olmak.
  • borç ödemekten ve çalışmaktan dolayı eski eşle tatile çıkamamak...