şükela:  tümü | bugün
  • sigmund freud'un benlikte yırtınırcasına dans eden çılgın üçlüsü. bilinçmiş, bilinçdışıymış taktıkları yok. tepinip duruyorlar...
  • iç içe 3 daire çizerek tarif edildiğinde en küçükden en büyüğe doğru verilen isimler.

    (bkz: id)(bkz: ego)(bkz: superego)
  • freud'un psikoanalitik kuramında, kişiliği oluşturan üç temel yapıdır.
    id*, ego* ve süperego* devamlı çatışma halindedir, birbirlerine üstünlük saglamaya calışan bu zibidiler birbiriyle kapışırken, normal bireylerde ego olaya son noktayı koyar. bir örnekle netleştirmek gerekirse; id, minik bir bebegin her isteğinin anında yerine getirilmesini istemesi gibidir, dilediği olana kadar ağlar zırlar, sadece hedefe kilitlenmiştir.. biraz büyüyünce devreye ego girer, çocuk istediğini elde etmesi için beklemesi gerektiğini öğrenir, ah anneminde işi var, dur şu işi bitsin bana yemek verecek diye bekler. yani id'in isteklerini çatışma yaratmadan yerine getirmeye çalışır. bi de son kardeş olan süperego vardır, ki oluşması - yine freud'a göre- fallik dönemdedir.yani ayıp, günah kavramlarının, suçluluk duygusunun vs. oluşmasıyla birlikte gelişir.
  • hellgate london isimli oyunda techsmith 314 ün aklına girip baya bir ilerledikten sonra 314 ün kişiliğini kestiğimizde 3 e bölünür ve ayrı id ego superego isimli 3 adet düşman daha çıkar. komik olan id ve egonun bildiğin tank iken superegonun sniper tadında takılmasıdır.
  • id- çocuk , ego- yetişkin, süperego- yaşlı/ebeveyn olarak somutlaştırılabilecek freud kuramıdır. bir enerji deposu olan, imgelerle çevrili olan id etrafındaki tüm oluşumları deneyimleyerek öğrenecek, söz konusu birincil süreç imgelerle yetinmemeye başladığında ego devreye girecektir. ego, nesnel dünyaya ait gerçekleri görmeye başladıkça zihnindeki imge ve gerçeği ayırt etmeye başlayacaktır. son olarak ise superego devrededir. superego ise ebeveynlerimizin bize öğrettiklerinin ve toplum geleneklerinin içsel temsilcisidir.
    bu üç süreç sürekli olarak birbiriyle çatışma halindedir. kuram için çizilmiş bir karikatürdeki, ben birini dövmek istiyorum, diyen id'e, ego'nun, ama fazla incitme şeklinde verdiği karşılığa, süperego'nun ise, ne yapıyorsunuz ayıp denen bir şey var, tepkisi durumu özetlemektedir.
  • ben bunları süte benzetiyorum. yani dışarıdan bakıldığında beyaz bir sıvı görünüyor ama aynı zamanda heterojen bir karışım.

    ayrıca ego-süperego birbirinden ayrılamayacak kadar içiçe bence. hatta ego'nun bir kısmını id'ye bir kısmını da süperego'ya vererek sadece id-süperego olarak ayırabiliriz benliği.
  • enteresan olan şu ki id ve süper ego'da geçişler mevcut. mesela kadınlar güçsüzdürler ve hamilelik durumlarından dolayı korunmaya muhtaçtırlar. id eş seçmede devreye girer ve güçlü erkekle (fiziki olarak güçlü) beraber olur kadınlar.

    ancak günümüz koşullarında güç para, kariyer vs... olarak şekilleniyor ve kadınların içgüdüsel olarak eş seçimleri bu yöne doğru kayıyor.

    şimdi sorulması gereken şey şu; aslında id dediğimiz şeyin de ne kadarı öğrenilmiş? gerçekten tabula rasa durumları var mı, yani içgüdü dediğimiz şey de mi toplumsal?
  • superego odadan cikarken kapiyi az da olsa acik birakir (baba).

    ego o kapiyi cekinerek de olsa kapatir (anne).

    id'e ise "ehere ehere." diye gulmek duser (bebe).

    (bkz: ego strength)
  • aralarındaki iletişim sürecinde:

    ego, id'e - "hoşt hayvan, azıcık insan ol" ;
    süperego, ego'ya - "hop terbiyesiz, azıcık efendi ol" der.

    id ise yeterince alkol almadan kimseye bişey demez..