şükela:  tümü | bugün
  • sevgi, saygı, anlayış, hoşgörü, iyi niyetli olma gibi durumlarin ekstra gibi yansıtılmasına karşıyım. sevmediğim, saygı duymadigim, hoşgörülü olamadığım, iyi niyet duymadığım biriyle ilişki yaşadığımı düşünecek kadar ilişki kavramına yabancılaşmadım.

    gece kafamı koyduğumda kafamın rahat olacağı bir ilişki. benim bu kadınla / adamla ne işim var ya dedirtmeyecek biri. sadece karşı tarafa güven duyma hissinden de bahsetmiyorum. evet karşılıklı güven olmak zorunda ama tek kriter bu değil.

    ben konuşup bir şey rica ettiğim zaman bunu konuşmalari "tamam tamam" deyip hasır altı ederek günü kurtaracak birini değil diyalogları anlayabilecek birini istiyorum. sadece anlamakla kalmayacak ve icraata da geçebilecek. aynı şekilde o da benden bir şey rica ettiğinde diyalog kurabileceğim ve gerekirse icraata geçebileceğim biri. sonrasında verdiğim emeklere acımayacağım biri. konuşarak derdini anlatmaya çalışmak bile emek. ziyan etmemek gerek.

    ortak zevklere sahip olmak zorunda değiliz. aynı insanları sevmek zorunda değiliz. benzer eylemlerden heyecanlanmak zorunda değiliz. aynı dine inanmak, aynı milliyetten olmak, aynı anadile sahip olmak, aynı mesleği yapmak zorunda değiliz. amaaa karşılıklı saygı duymak zorundayız. karşımızdakine sevdiği şeyleri yapmak, sevmediklerini de yapmamak için alan açmak zorundayız.

    ben yemek yapmayı seviyorum diye kimseyi benimle yemek yapmaya zorlayamam ama o da beni sevmedigim biriyle görüşmeye zorlayamaz. ben köpek severken mutlu oluyorum diye kimse benimle köpek sevmek zorunda olmadığı gibi ben de kimseyle oturup puzzle yapmak zorunda değilim mesela.

    diretme dayatma olmadan ortak paydada bulusulabilen, anlaşılabilen biri ile ideal ilişki yaşanır. gerisi boş.
  • 'ideal ilişki' iki tam'ın ilişkisidir. iki yarım, ilişkilerde bir tam etmediği gibi kişiyi çeyreğe de indirgeyebilir.
    aman dikkat...
  • yalnızken yaşadığım dinginliği ve huzuru yanında da yaşayabildiğim müstesna kişiyle içinde bulunduğum ilişkidir. basit bir cümleyle ifade edilebiliyor gibi görünse de bu benim için mucize kabilinden bir şey. gözümle görmesem inanmazdım. 40 yaşındayım, 40 yılda bir oluyor herhalde zaten.
  • ideali var mı, sanmıyorum.
    ancak idealize edilene daha yakın ve daha uzak ilişkiler olduğu gibi, aynı ilişkinin idealize edilene daha yakın ve daha uzak olduğu dönemler olduğuna emin gibiyim.
    gerçeklere temas edecek olursak sanırım en 'okey'i yakın arkadaş olduğun, aşkın geçici gazı ortadan kalkınca arkadaşlığın kaldığı yerden devam edebildiği, en azından ilgi alanlarının çoğu aynı yönde olabilen, olmadığında eksikliği hissedilen, sarılmanın iyi hissettirdiği, iyi ve doya doya sevişebildiğin, birlikte sessizliğin tedirgin etmediği, yalnız kalabilmenin ilişkinin en doğal ve spontan yanlarından biri olabildiği ve en önemlisi mutlu olmana kendi sevinci kadar sevinebilen biriyle denk gelebilmektir.
  • gençken bir çeşit katalog çift eşleşmesi olduğu zannedilen, yaşlandıkça aslında ediyle büdü olmak olduğu idrak edilen ilişkidir bence

    ediyle büdü olmayı kabullenmek, sevmek, ve içinde rahat hissetmeyi gerektirir. kendine ediliği-büdülüğü konduramayan kimselerin başına bu yüzden uzun vadede gelemiyor sanırım**
  • kendimi gözlemlediğim kadarıyla, bıktım mıy mıy ilişkiden. hediyeler, çiçekler, gösterişli mekanlar, boğulmalı kısıtlamalı ilişkiler. boş bunlar boş. gördüm yaşadım, beni mutlu eden şey bu değil onu anladım.

    ben istiyorum ki vizyon katsın bana, beni geliştirsin. birlikte gezelim, içelim, eğlenelim, bir hobi edinelim, canımız iskender çeksin bursa'ya geçelim, yeni bir kursa gidelim, dil öğrenelim, maça gidelim, paraşütle atlayalım, şehir şehir, ülke ülke gezelim. vaktimiz yok ise konser, tiyatro, müze yapalım, yeri geldiğinde birbirimize alan tanıyalım.

    hayalleri, hedefleri olsun boş olmasın işte dolu olsun biraz. fularlı bir tip değil bahsettiğim uyumlu kafa dengi ve güvenilir. çok şey istedim fark ettim.
  • karşımdaki insan bana, hoşuna/hoşuma gitmese bile her duygusunu, düşüncesini, fantezisini, rüyasını (edepsiz bile olsa), kabızlığını, dertlerini, hastalığını, parasızlığını, geçmiş platoniklerini, yolda gördüğü kadını adamı/beğenip beğenmediğini, güncel dedikoduları, sevdiği ama ayıplanır diye kimsenin yanında dinlemediği "aboo! bunu mu dinliyorsun" dedirtecek şarkıları, geçmişini, porno izliyorsa hangi siteden izlediğini sansürlemeden anlatabilir mi? cevap evet ise, ben anlatabilir miyim ? cevap evet ise, bunları birbirimize anlattığımızda hoşumuza gitmese bile bunun bize bir triplenme, efendime söyleyeyim surat asma ile dönmeyeceğinden emin miyiz? cevap evet ise, tebrikler ideal ilişkidesiniz.
  • kimse de demiyor ki ben bunları bunları istiyorum ama acaba benim neyim var ki bunları istemeye yüzüm olsun.*
  • ideal ilişki diye bir şeyin olduğunu düşünmüyorum. evlilikte ya da ilişkilerde beklentiler aşırı abartılıyor. insanların zihnindeki uzun süreli mutlu ilişki miti her ilişki için bir tehdit. anlaşılamamak normal. insanların birbiriyle anlaşamaması bir başarısızlık değil. uzun süreli evliliklerde dahi birçok kişi en az bir kez ayrılmayı düşünüyor/düşünmüştür. bir ilişkide kararlı olmak sadece birlikte kalmak anlamına gelmez, aynı zamanda birlikte gelişme taahhüdünde bulunmak anlamına gelir. insanların değiştiği ve zamanla bazı çiftlerin artık uyumlu olmadığı bir gerçektir. ha, bu da ideal bir tanıma girmez mi? pek tabi girebilir. o halde "değişime ayak uydurabilmek" diyebilirim.
hesabın var mı? giriş yap